8. Hukuk Dairesi 2021/6708 E. , 2023/4089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/26 E., 2020/4 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında temyiz incelemesine konu Ardahan ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 338 parsel sayılı 19.367,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile Hazine adına, 107 ada 171 parsel sayılı 6.803,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile davalılar murisi ... adına tespit edilmiştir.
2.Asıl dosyada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adına tescilini istemiştir.
3.Birleşen dosyada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz sınırlarını göstereceği bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olmadığını, Hazinenin mülkiyetinde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2011 tarih ve 2007/153 Esas , 2011/9 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulüne, 107 ada 472 numaralı parselde fen bilirkişisinin 02/12/2011 tarihli raporunda (D) harfi ile belirtilen 254.581 m²'lik kısmın iptali ile birliğin son parsel numarası verilerek davacı ... oğlu ... adına tesciline, geri kalan kısmın (6549.040 m²) 1/3 oranında ... kızı ..., ... kızı ..., ... oğlu ... adına tesciline, 107 ada 171 numaralı parselin 1/4 payının davacı ... oğlu ..., geri kalan kısmın olağan usullerle kesinleştirilmek üzere dosyanın kesinleşmesini müteakip Ardahan Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 102 ada 338 numaralı parselde fen bilirkişisinin 02/12/2011 tarihli raporunda (G) harfi ile belirtilen 11.557,697 m²'lik kısmın iptali ile birliğin son parsel numarası verilerek davacı ... oğlu ... adına tesciline, fen bilirkişisinin 02/12/2011 tarihli raporunda (D) harfi ile belirtilen 7.810,132 m²'lik kısmın iptali ile birliğin son parsel numarası verilerek ... oğlu ... adına tesciline" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Reşat Yılmaz mirasçılarından ... ve Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarihli ve 2013/10590 Esas,2013/9305 Karar sayılı kararıyla "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kadastro tespitinden önce yapılan Toprak Tevzi çalışmalarında konusu taşınmazın davacı ...'ın babası Rahim Yılmaz'ın zilyetliğinde olan yer olarak ayrılıp, o tarihten beri de davacının zilyet bulunduğunun anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre davalı ...'ın 107 ada 171 sayılı parsele yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece dava konusu 107 ada 171 parsel sayılı taşınmazın kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, olağan usullerle kesinleştirilmek üzere dosyanın kesinleştirilmesini müteakip Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine şeklinde karar verilmesi isabetsiz ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm bölümünün 2 numaralı bendindeki "kısmın olağan usullerle kesinleştirilmek üzere dosyanın kesinleşmesini müteakip Ardahan Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "tespit gibi tesciline" ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Hazinenin 102 ada 338 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda bulunan ... Köyü çalışma alanında bulunan taşınmazların tutanak suretleri ve dayanağı olan kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, dava konusu taşınmazın kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı hususu üzerinde durulması, keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmels, dava konusu taşınmazın kuzey ve doğusunda bulunan taşınmazların nitelikleri belirlenerek varsa dayanağı olan kayıt ve belgelerin yöntemince uygulanarak dava konusu taşınmaz yönünü ne okudukları belirlenmesi, uzman ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, dava konusu taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğraflarının çektirilmesi, bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelisi" gereğine değinilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının hak iddia ettiği taşınmazı 20 yıldan uzun süredir davasız aralıksız olarak kullandığı, bu durumun ara vermeden devam ettiği zilyetliğin kesintiye uğramadığı ; 3 kişilik yüksek ziraat mühendislerinden oluşan heyetin raporuna göre davacının dava konusu hak iddia ettiği ve fen bilirkişisinin raporunda sınırlarını belirlediği kısmın mera özeliklerini taşımadığı, farklılık gösterdiği buna göre bu kısmın özel mülkiyete konu olacak yerlerden olduğu anlaşılmış, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne,102 ada 338 nolu parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 18.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda (G) harfi ile gösterilen 11.557,697 metrekarelik bölümün 102 ada 338 parselden ifrazı ile davacı ... adına, (D) harfi ile gösterilen 7.810,132 metrekarelik bölümünün davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yapılan araştırmanın zilyetlik ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini aydınlatacak nitelikte olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına , ilk hükmün çekişmeli 102 ada 338 parsel sayılı taşınmaz yönünden sehven kesinleştirildiğinin ancak yapılan kesinleştirmenin yok hükmünde olduğunun anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!