WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/6707 E.  ,  2024/4411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2021/1 K.
DAVA TARİHİ : 03.05.2007
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Sivas ili Akıncılar ilçesi, ... çalışma alanında 2007 yılında yapılan kadastro sırasında; 111 ada 18, 19, 20 ve 21 parsel sayılı sırasıyla 3533,90 m², 3979,36 m², 3346,04 m² ve 3747,72 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden 111 ada 18 ve 21 sayılı parseller ham toprak, 111 ada 20 sayılı parsel ise tarla niteliğiyle davalı Hazine adına, 111 ada 19 sayılı parsel ise Ekim 1966 tarihli 119 nolu tapu kaydı uygulanarak davacı gerçek kişi adına tespit edilmişlerdir.
Davacı 03.05.2007 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin Ekim 1966 tarihli 118 nolu tapu kaydı kapsamında kaldıkları iddiasıyla, Hazine adına olan tespitlerin iptali ile adına tespit edilen 111 ada 19 sayılı parsele ilave edilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.02.2012 günlü duruşmada; 111 ada 18 nolu parselle ilgili davasından vazgeçmiştir.
Davalı cevaplarında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu 111 ada 20 ve 21 nolu taşınmazların malik hanelerinin iptaline ve davacı adına tapuya tescillerine, 111 ada 18 ve 19 sayılı parsellerin dava konusu olmadıkları anlaşılmakla, tutanak asıllarının usûlüne uygun kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2013 tarihli ve 2012/13278 Esas, 2013/2332 sayılı ilamıyla; ''Mahkemece; dava konusu 111 ada 20 ve 21 nolu taşınmazların davacının dayandığı tapu kaydı sınırları içinde kaldığı ve zilyetliğinde bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkeme hükmünün yerinde olmadığı, davacının dayandığı tapu kaydının dava dışı 111 ada 23 nolu parsele revizyon gördüğü, 111 ada 23 ve 28 parseller bir bütünken, 111 ada 28 sayılı parselin tapu kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği anlaşıldığı halde, mahkemece; 111 ada 28 parsel sayılı taşınmaz tutanağı ve dayanaklarının getirtilmediği, revizyon kaydının değerlendirilmediği, dava konusu taşınmazların sınırında 111 ada 1 nolu orman parseli bulunduğundan eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazların niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının saptanmadığı, davacının 29.02.2012 günlü duruşmada 111 ada 18 sayılı parsel hakkındaki davasından vazgeçtiğinden bu parsel hakkında sicil oluşturulmamasının hatalı olduğu belirtilerek, anılan eksiklikler giderildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi'' gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 111 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 111 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 01.07.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna (C) harfi ile gösterilen 2802,89 m2 lik kısmının, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 111 ada 21 parsel sayılı taşınmazın geri kalan ve fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 944,83 m2 lik kısmının ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 111 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; bu dosyadan tefrik edilmekle karar verildiğinden, 111 ada 18 parsel hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/2301 Esas, 2018/6473 sayılı ilamıyla; " Davacının dayandığı 118 sıra nolu tapu kaydının dava dışı 111 ada 23 nolu parsele revizyon gördüğü, 111 ada 23 ve 28 parseller bir bütünken, 111 ada 28 sayılı parselin tapu kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği anlaşıldığı halde, mahkemece; 111 ada 28 parsel sayılı taşınmaz tutanağı ve dayanakları getirtilmeden, revizyon kaydı değerlendirilmeden, tapu kaydının hükmen oluştuğu ve tescil krokisi 23 nolu parsele uygulanmadan davacının dayandığı 118 sıra nolu tapu kaydı direkt dava konusu 20 ve 21 nolu parsellere uygulanarak bu parselleri kapsadığı sonucuna ulaşılmasının doğru olmadığı, ayrıca mahkeme gerekçesinde ve bilirkişi raporlarında 118 sıra nolu tapu kaydının dava dışı 19 nolu parsel ile dava konusu 20-21 nolu parselleri kapsadığı açıklanmış ise de dava dışı 19 nolu parselin 1966 tarih sıra no 119, cilt no 149 ve sayfa:85'de kayıtlı hükmen oluşan tapu kaydına istinaden tespit gördüğü dikkate alınmadan, taşınmaz tutanağı ve dayanakları getirtilmeden, revizyon kaydı değerlendirilmeden, tapu kaydının hükmen oluştuğu ve tescil krokisi 19 nolu parsele uygulanmadan karar verildiği, Mahkemenin bu kararı sonucunda hükmen oluşan sıra no 118 ve 119'da kayıtlı farklı iki tapu kaydının da dava dışı 19 nolu parsele uyduğu sonucunun ortaya çıktığı, oysa ki davacının dayandığı 118 sıra nolu tapu kaydı ve dava dışı 19 nolu parselin dayanağı 119 sıra nolu tapu kaydının ikisinin de aynı hüküm ile oluşan iki farklı tapu kaydı olduğu, 19 nolu parselin hem 118 sıra nolu hem de 119 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalamayacağı mahkemece değerlendirilerek davacının dayandığı 118 sıra nolu tapu kaydının hangi parsel veya parsellere uyduğunun açıkça belirlenmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece 1966 tarih sıra no 118, cilt 149, sayfa 84 ve 1966 tarih sıra no 119, cilt 149, sayfa 85'de kayıtlı tapu kayıtlarının mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanması, sınır denetimi yapılması, dayanılan tapu kayıtlarının ve tescil krokilerinin mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kaydı mahalline uyuyor ise tapu kaydının kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişileri tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, dayanılan tapu kayıtları çekişmeli taşınmazlara uyuyor ise tapu kayıt malikleri ile tapu kaydına dayanan kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmazların öncesinin orman olmadığı, dayanılan tapu kaydının çekişmeli yerlere uyduğu, kaldı ki tapu kaydı uymasa dahi davacının zilyetlikle kazanım koşullarını sağladığı" gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, 111 ada 20 ve 21 parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, 111 ada 20 parselin tamamı ve 111 ada 21 parselin fen bilirkişileri Nurullah Sayan ve ... ... tarafından düzenlenen 25.11.2020 hâkim havale tarihli rapora ekli krokide C harfi ile gösterilen 2.802,89 m2 lik kısmının, 111 ada 19 parsele dahil edilerek 10.128,29 yüz ölçümü ve tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 111 ada 21 parselden geriye kalan ve aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 944,83 m2 lik kısmın ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun'la değişik 4 üncü maddesi uyarınca 2007 yılında yapılmıştır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazinenin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz / taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, 111 ada 19 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı dikkate alınarak, bu parsel hakkındaki kadastro tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, yine dava konusu 111 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 111 ada 20 parselin tamamının davacı adına, 111 ada 21 parselin ise fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmının davacı adına, (D) ile gösterilen kısmının ise Hazine adına tesciline şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının, kamu düzeni gözetilerek, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.