8. Hukuk Dairesi 2021/6702 E. , 2024/885 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/265 E., 2014/258 K.
DAVALILAR : ... mirasçıları ... ve müşterekleri
DAVA TARİHİ : 30.05.2013
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili, dava dilekçesinde özetle; Çankırı ili Korgun ilçesi ... Köyü (eski 3346 parsel) 211 ada 34 parselin, yörede yapılan orman kadastrosunda, 29,12 metrekarelik kısmının orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın bir kısmının kesinleşen tahdit içinde kaldığı ve fiilen orman olarak memleket haritasında ve hava fotoğrafında göründüğü " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 211 ada 34 parsel (eski 3346 parsel) sayılı taşınmazın (0,49 + 12.93) = 13,42 metrekarelik kısmının tapusunun iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; Dava, kesinleşen tahdit nedeniyle orman sınırları içinde kalan taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin olup, bu tür uyuşmazlıklarda davanın, kayıt malikine, ölmüş ise usulen belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda; Takbis'ten yapılan sorgulamaya ve dosya kapsamında bulunan tapu kaydına göre, dava konusu taşınmazın malikinin " ... kızı ... " olduğu anlaşıldığı halde, davacı ... İdaresi tarafından " ... kızı ... "' in mirasçılarına husumet yöneltilerek dava açılmış olması karşısında, tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile davalı olarak gösterilen kişilerin murisinin aynı kişi olup olmadığı noktasında tereddüt hasıl olmuştur. Zira, tapu kaydında malik olarak görünen kişinin baba adı ile davalı olarak gösterilen gerçek kişilerin murisinin baba adı farklı olduğu gibi, soy isimdeki bir harfin de ( "g" olması gerekirken "k" olduğu) farklı saptanmıştır. Bir davada husumetin doğru kişiye yöneltilip yöneltilmediği yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken unsurlardandır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, tapuda kayıt maliki olarak görünen ... kızı ... ile davalı olarak gösterilen kişilerin murisi ... kızı ... aynı kişi olup olmadığı hususunda kolluk araştırması yapılıp, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip, kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgilinin nüfus aile kayıtları istenerek, yukarıda belirtilen kişilerin aynı kişiler olup olmadığı hususunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, gerekmesi halinde davacı ... İdaresine tapuda kayıt düzeltim davası açması için yetki ve süre verilmesi ve husumet konusundaki söz konusu tereddüt giderildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, husumet konusundaki bu tereddüt giderilmeden karar verilmesi usûl ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!