WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/6591 E.  ,  2023/3077 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/4 E., 2020/4 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 180 ada 19 parsel ... 1.621,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, yüzölçümü açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalıların köy yolu üzerine üzüm çardağı yapmak suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürerek, müdahalenin önlenmesi ve söz konusu yapının kal'ine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan üzüm çardağının 30 yıl önce babaları ... ... tarafından yapıldığını, yol olduğu iddia edilen taşınmaz bölümünün yol olmadığını ve kendilerine ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmış, Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2012 tarihli ve 2008/443 Esas, 2012/101 Karar ... kararı ile; "dava konusu taşınmazın kadim köy yolu olmadığı, davalıların murisi ... ... ve mirasçılarına ait olup kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davalı taraf lehine gerçekleştiği" gerekçesiyle, davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 165,48 metrekare yüzölçümündeki bölümün 180 ada 19 parsel ... taşınmaza dahil edilerek taşınmazın 1.786,54 metrekare yüzölçümlü olarak ... oğlu ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2012 tarihli ve 2008/443 Esas, 2012/101 Karar ... kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.09.2013 tarihli ve 2013/7649 Esas, 2013/9019 Karar ... kararıyla; "kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesine davacı ... vekili tarafından davalılar ... ve ... aleyhine köy yoluna el atmanın önlenmesi davası açıldığı ve tespit tutanağının düzenlenmesi ile davanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı halde karar başlığında davacı olarak ... yerine taraf sıfatı olmayan Kadastro Müdürlüğünün gösterilmesi, davalı ... ve arkadaşları kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri halde vekillerinin karar başlığında gösterilmemesinin isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/1 Karar ... kararı ile; davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 165,48 metrekare yüzölçümündeki bölümün 180 ada 19 parsel ... taşınmaza dahil edilerek taşınmazın 1.786,54 metrekare yüzölçümlü olarak ... oğlu ... ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2015 tarihli ve 2014/4 Esas, 2015/1 Karar ... kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/14291 Esas, 2017/9228 Karar ... kararıyla; "Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde, karar başlığında davacı sıfatı ile kimsenin gösterilmediği, gerçek davacı olan Köy Tüzel Kişiliğinin davalı olarak gösterilerek bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmediği belirtilerek; usule uygun olarak tarafların tümünün karar başlığında gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın köylünün kadimden beri kullandığı yol olmadığı, bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu yerin üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği görülmüş ise de, malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürülmesinin diğer şartların varlığı yanında mülkiyetin kazanılması için yeterli olduğu, tarımsal faaliyet yürütülmesinin zilyetlik iradesinin oluşumunda zorunlu unsur olmadığı, hukukumuza göre fiili hakimiyetin zilyetliğin varlığına karine teşkil ettiği, somut olayda bu karinenin tanık anlatımlarıyla güçlendirildiği, taşınmazın zaman zaman köylü tarafından sağlık ocağına giden pratik yol olarak kullanılmasına davalıların itiraz etmemesinin zilyetlik iradesini ortadan kaldırmayacağı, fen bilirkişi raporuna ekli krokiye göre sınırları çizilen yer içerisinde davalıların murisi tarafından dikilmiş dut ağacı, erik ağacı ve asma direği ile asmanın bulunduğu, davalıların sınırda yer alan taşınmazlarıyla birlikte dava konusu yerde de zilyetlik iradelerinin bulunduğu, dava konusu yeri kendi taşınmazlarının devamı niteliğinde kullandıkları ve davalılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, çekişmeli 180 ada 19 parsel ... taşınmazın 11.07.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 222,73 metrekare yüzölçümü ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/307 Esas ve 2010/277 Karar ... veraset ilamındaki hisseleri oranında ... oğlu ... ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 178 ada 1 parsel ... taşınmazda bulunan ve uzun yıllar köy orta malı olarak kullanılmış alanın 2003 tarihinde Milli Parklar Müdürlüğü tarafından taş duvar içine alınarak park/mesire alanı haline getirildiğini, dava konusu alanın kadimden beri köy yolu olarak kullanılmamasının sebebinin 2003 yılından önce, park alanı ve çevresinin büyük köy orta malı olması ve bu alanın tamamının ulaşım için kullanılmış olmasından kaynaklandığını, o tarihte köy muhtarı olan ...'in köy yolu olarak bırakıldığını bildiğini ve köy karar defterinde imzasının bulunduğunu, davalıların dava konusu bölüme 30-40 yıl önce üzüm çardağı kurmalarının, bir adet dut ağacı ve bir adet erik ağacı dikmiş olmalarının lehlerine köy boşluğu üzerinde iktisap koşullarının oluştuğu anlamına gelmeyeceğini, davalıların taşınmazı çitle çevirmediklerini ve yol olarak kullanılmasına engel olmadıklarını, köy orta malının zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazın kamu yararına ayrılmış bir yol olduğunu ve halen bu amaçla kullanıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince yukarıda (IV.D) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; 180 ada 19 parsel ... taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü açık bırakılmak suretiyle ... ... adına tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde ... tarafından, ... ve arkadaşları aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış, Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında, gerek İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ve gerekse davacı köy tüzel kişiliği vekilinin dava konusu edilen yere yönelik beyanıyla sabit olduğu üzere, dava konusu taşınmazın İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kadastro tespiti sırasında paftasında yol olarak tescil harici bırakılan bölüm olduğu, dava konusu olduğundan bahisle yüzölçümü açık bırakılan 180 ada 19 parsel ... taşınmazın ise aktarılan davanın konusu olmadığı anlaşılmaktadır. 3402 ... Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin görevi, hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla sınırlı olup, kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerler hakkında açılacak davalar genel mahkemelerin görevine girmektedir. Şu halde, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve tescil harici alanda kaldığı belirtilen taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre, davada Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması zorunludur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve tescil harici bırakılan alanda kaldığı anlaşılan taşınmaz bölümü yönünden görevsizlik kararı verilerek, dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi ve aktarılan davanın konusu olmayan 180 ada 19 parsel ... taşınmaz yönünden ise olağan usule göre kadastro işleminin tamamlanması için kadastro tutanak aslının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.