8. Hukuk Dairesi 2021/6581 E. , 2024/1219 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ..... Mahallesi .... Mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği 2.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazı müvekkili olan davacının....'dan 1999 yılında satın aldığını, o günden beridir zilyetliğinde olduğunu ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında davalı Hazine vekili, 4721 ... Kanun'un 713/6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi ...'ın 11.10.2011 havale tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.551,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 58,59 m2 yüzölçümlü yer orman sınırları içinde kaldığından bu yere ait tescil talebinin reddine ilişkin hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2014 tarihli ve 2014/3815 Esas-7027 Karar ... ilamıyla; " taşınmazın A kısmına yönelik olarak usulünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması, (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı anlaşıldığına göre, bu kısmın orman olarak tapuya aktarılıp aktarılmadığının belirlenmesi, orman niteliği ile Hazine adına tapuya aktarılmış ise tapulu olan yerin yeniden tesciline gerek bulunmadığı gözönünde bulundurularak Hazinenin bu talebinin yerinde olmadığı, aksi halde ise (yani taşınmazın tapuya tescil edilmemiş olduğunun belirlenmesi halinde,) davalı Hazinenin taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmı ile ilgili tescil talebinin kabulü ile taşınmazın bu kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2015 tarihli ve 2014/8313 Esas, 2015/822 Karar ... ilamıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16/12/2019 tarihli ve 2017/7039 Esas, 2019/7541 Karar ... ilamıyla; " davacı vekilinin temyizi yönünden, zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verildikten sonra, davalı Hazine vekilinin temyizi itirazları bakımından ise, davalı Hazinenin 713/6 ıncı maddesi uyarınca karşı tescil talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/1598 Esas, 2020/2520 Karar ... ilamıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacı tarafça açılan tescil davası yönünden mahkemenin 2015/229 Esas ve 2017/52 Karar ... kararı ile verilen hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 2017/7039 Esas ve 2019/7541 Karar ... kararı ile onanarak kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı Hazine tarafından 4721 ... Kanun'un 713/6 ncı maddesi gereğince tescil talebinde bulunduğu gözetilerek, fen bilirkişisinin 29.04.2016 tarihli rapor ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.551,16 m2 yüzölçümlü kısmın ve (B) harfi ile gösterilen 58,59 m2 yüzölçümlü kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline " karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!