WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/5916 E.  ,  2023/3669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/71 E., 2021/6 K.
KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü vekili tarafından duruşma istemli, bir kısım davalılar tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.06.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında Hisarönü Köyü 167 ada 1 parsel ... 6.919,08 m² yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin 26.01.1982 tarihli ve 14, 19.03.1986 tarihli ve 4, 23.12.2005 tarihli ve 5 ve 6 sıra numaralı tapu kayıtlarının bulunduğu, kayıtların mükerrerlik arz etmesi nedeni ile malik tespitinin yapılamadığı belirtilerek kadastro tutanağının aslı ve ekleri karar verilmek üzere Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

2.Davacı ... İdaresi; 167 ada 1 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.

3.Hazine ise taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.

4. Davacı ve birleştirilen dosya davalısı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü; dava konusu taşınmazın Eylül 1336 D. 31 sicilden gelen 19.03.1984 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını, İhsal ... mirasçıları ise taşınmazın Eylül 1336 D. 35 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek adlarına tescile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 19/03/1986 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile kendilerine ait olduğunu belirterek davanın reddi ile taşınmazın Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü adına tespit ve tescilini istemiştir.

2.... ... ... mirasçıları cevap dilekçelerinde; davaya konu taşınmazın Eylül 1336 tarih 35 sıra nolu tapu kaydı ile 1/2 hissesinin murisleri olan ... ... ... ... oğlu ... Bey adına kayıtlı olduğunu belirterek davaya konu taşınmazın hisseleri oranında adına tespit ve tescilini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2009/21 Esas, 2015/118 Karar ... kararıyla; 167 ada 1 parsel ... taşınmazın 11.02.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile işaretlenen 4593.08 m² yüzölçümlü bölümün ... ve arkadaşları adına paylı olarak tesciline, (A) harfi ile işaretlenen 1280 m² yüzölçümündeki bölümün ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, (B) harfi ile işaretlenen 1046 m² yüzölçümündeki bölümün aynı adada başka parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, her bir bölüm için taşınmazın l. derece doğal sit alanında kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı Orman İdaresi, Hazine, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü, ..., ... ve temyiz aşamasında asli müdahil isteminde bulunan ... Alpugan ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Dairesinin 18.10.2016 tarihli ve 2016/2574 Esas, 2016/9297 Karar ... ilamı ile; ... Alpugan ve arkadaşları vekilinin yargılama aşamasında talepte bulunmayıp hükümden sonra temyiz dilekçesi ile birlikte katılma isteğinde bulundukları, bu aşamada asli müdahale talep edenlerin davada taraf sıfatlarının olmadığı, davada taraf olmayanların hükmü temyiz de edemeyecekleri gerekçeleri ile temyiz dilekçelerinin reddine, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü, Orman İdaresi, Hazine, ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bakımından ise; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 30/2 nci maddesi uyarınca malik hanesi boş bırakılarak mahkemeye devredildiğine göre re'sen araştırma ilkesi gereği mahkemece tüm araştırmalar yapılarak taşınmazın gerçek hak sahibi veya sahiplerinin belirlenmesi gerektiği, ancak hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen 1.046 m² yüzölçümlü kesiminin orman tahdidi içinde kaldığı belirtilmiş ise de kadastro paftası ile orman tahdit haritasının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumu kadastro paftası üzerinde gösterilmediği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, davacı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün 26.05.2009 tarihli dilekçesinde davaya konu yeri 08.10.1976 tarihinde kayden satın aldıktan sonra kadastro müdürlüğüne ve tapu müdürlüğüne başvurarak tapu kaydını zemine uygulattırıp haritaya bağlattıklarını ileri sürdükleri ve anılan dilekçe ekinde de kadastro şefi ... ..., orman bölge şefi Varol ... tarafından ortak düzenlenen 04.03.1986 tarihli 1/1000 ölçekli haritayı ayrıca 04.03.1986 tarihli tapu kaydı uygulama tutanağını mahkemeye sunduğu, 04.03.1986 tarihli tapu uygulama tutanağı incelendiğinde tapunun haritası düzenlenen yere ait olduğunun belirtildiği, 04.03.1986 tarihli 1/1000 ölçekli harita incelendiğinde çekişmeli 167 ada 1 ... parselin bir bölümüne şeklen benzediği gibi anılan haritada davalı yerin kuzeyinden başlayıp içinden geçen derelerin de işaretlendiği, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan üç jeoloji mühendisi, bir harita ve kadastro mühendisi tarafından ortak düzenlenen 26.05.2015 tarihli rapor ve ekindeki krokide davalı yerin kuzeyinde ve içinde bulunan dereler gösterildği, bu durumda Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün dayandığı tapu kaydının çekişmeli yere ait olup olmadığı yönünde duraksama oluştuğu, dayanak tapu kayıtlarının ilk tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/172 Esas, 1996/17 Karar ... kararı incelendiğinde ... ve ... tarafından Eylül 1336 tarihli ve 29 ila 35 sıra nolu tapu kayıtlarına dayanılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/41 Esas, 1984/4 Karar ... kararı ile 1985/119 ilâ 148 Esas ... tescil davalarına konu yerlerin dayanak tapuların kapsamında kaldığını belirterek dava açtıkları, mahkemece tapu kayıtlarının tescil davasına konu edilen yerlere ait olduğunu gerekçesinde belirttiği ancak dava dosyalarının da getirtilip incelenmediği, Eylül 1336 D. 35 sıra nolu tapunun tescil davasına konu yerlere ilişkin olup olmadığının da tespit edilmediği belirtilerek; anılan eksikliklerin giderilmesi yeniden keşif ve inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre konumunun belirlenmesi,tarafların dayanadıkları tapu kayıtlarının dosya içerisine alınarak yöntemince uygulanması, dayanılan tapu kayıtlarının yüzölçümüyle geçerli kapsamı dışında kalan, orman alanlarının 3116 ... Kanun hükümlerine göre zaten devlet ormanı sayılması nedeniyle, devletleştirmeye ve iadeye konu edilemeyeceği, sadece tapu kayıtlarının yüzölçümüyle kapsadığı alanların Devletleştirmeye konu edilebileceği, bu nedenle tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadığı alanın 4785 ... Kanun hükümlerine göre devletleştirmeye konu olup olmadığının da gözetilerek oluşacak sonuca göre çekişmeli taşınmazın 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın B ile gösterilen kısmının hali hazırda orman tahdidi içerisinde kaldığı, kalan kısmı A ile gösterilen orman tahdidi dışında kaldığı ancak eski hava fotoğraflarında, memleket haritaları ve amenajman planlarında gösterilen niteliği taşınmazın öncesinde de orman olduğu, en eskisinden yeniye hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planındaki rumuzunun da bu hususu doğruladığı, eğiminin %12'den fazla olduğu, orman toprak muhafaza karakteri gösterdiği, eylemli orman olduğu, ve keşif tarihi itibarı ile gözlemlenen eylemli durumu ve sınırdaş orman arazisi ile olan jeolojik ve ekolojik bütünlüğü nazara alındığında orman vasfında olduğu, dayanak tapu kayıtlarının 4785 ... Kanun uyarınca hukuki değerini yitirdiği anlaşıldığından davacı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün davasının reddine, davacı ... İdaresi ve müdahil davacı Hazinenin davasının kabulüne,167 ada 1 parsel ... taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları, davalı ..., davalı ..., ..., davacı-birleşen dosya davalısı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında öncelikle 167 ada 1 parsel hakkında hüküm kurulurken hangi tapu kaydına göre hüküm kurulacağının açıklığa kavuşturulmasını, bu kapsamda 31 ve 35 nolu tapu kayıtlarının tartışılmasını istediği, ancak mahkemece bu bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulduğu, söz konusu parselin özellikle A ve C ile işaretlenen yerlerin orman sınırı dışında kaldığı bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen bu raporlara aykırı olarak taşınmazın tamamını orman adına tapuya tescil etmesinin doğru olmadığı, bilirkişi raporlarına göre C harfli kısmın 35 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve orman sınırı dışında olduğunun bildirildiği, sınırlar karşılaştırıldığında 35 sıra numaralı kayıt ile 167 ada 1 parselin sınırlarının örtüşmediği, tapu kaydının sınırında yazan cebel kelimesinin "ekime el verişli olmayan toprak, dağ" anlamına geldiği, mahkemece çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ...'ın payı olan davaya konu olan taşınmazın bir kısmının orman vasfında olduğu, geçmiş tapu kayıtları, memleket haritası, tanık anlatımları, bilirkişi raporları ile subuta ermiş iken yerel mahkemece ormanlık alan olduğundan bahisle Orman İdaresi adına tespit ve tesciline karar verilmesinin doğru olmadığından hükmün bozulmasını istemiştir.

2.... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde; ... Köyü, ... mevkii 5 dönüm yüzölçümlü taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkillerinin murisi ... ... ...'e ait olduğunu, müvekillerinin tapu malikin mirasçıları olduğunu, 09.03.2012 tarihinde yapılan keşif sırasında mahkemeye ibraz edilen tapu kaydında da görüleceği üzere 5 dönüm yüzölçümlü taşınmaz Şarkan cebel olup, garpta deryaya kadar 90 hatve şimalen cebel olup, cenuptaki cebele kadar 50 hatve olarak sınırları belirtilmiş taşınmaz olduğunu, mahalli bilirkişilerin bu yerin müvekkillerimin kök murisi ... ... ... Mahdumları olarak kullanıldığını çok açık şekilde ifade ettiklerini, fen bilirkişisi raporunda çok net bir şekilde 35 nolu tapu kaydının müvekkillerimin murisine ait tapu kaydının alanını kapsadığını, bozma ilamında belirtilen tescil dosyalarının getirtilmediğini eksik ineceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

3.Davacı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, müvekkil kuruma ait Eylül 1336 tarihli ve 31 nolu tapu kaydı kapsamında kalmasına ve kayıt önceliği bulunmasına rağmen, bu öncelik durumu ile müvekkil idarenin iddiaları ve dosyaya sunmuş olduğu bilgi-belgeler eksik inceleme ile değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

4.Davalı ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında A harfi ile gösterilen kısmının yörede 1967 yılında yapılarak kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı halde tamamının orman vasfı ile tesciline karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkillerinin tapu maliki ... ... ... ... mirasçılarından olması sebebi ile çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporlarında A ile gösterilen 5873.08 m² lik bölümünün, 32/256 payının müvekkili ... adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1.maddesi, 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun).

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve arkadaşları, davalı ..., davalı ..., davalı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı birleşen dosya davalısı Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 12,60 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.