8. Hukuk Dairesi 2021/5759 E. , 2023/4077 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/224 E., 2020/227 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen kullanım/güncelleme kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(kapatılan) 16.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ile davalılar ... ve ... vekili duruşma istemli olarak, ... vekili tarafından ise duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma istemlerinin davanın niteliği yönünden reddine karar verilmek suretiyle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2009 yılında yapılan kullanm kadastrosu güncelleme çalışmaları sonucunda ... ili Kaş ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 900 parsel sayılı 13.100 metrekare yüzölçümündeki (yenileme kadastrosu ile 183 ada 32 parsel ve 13.196,55 metrekare) taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın fiili kullanımında bulunduğu, bir kısmının yol olduğu şerhi yazılarak zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar ... ve ..., taşınmazın belirli bölümlerinin kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
3. Birleşen dosya davacıları ... ve ... vekilinin; çekişmeli taşınmazın bir bölümünün vekil edenlerinin fiili kullanımında bulunduğu iddiasıyla dava açmış; iş bu dava ... ve ... tarafından açılan dava ile 01.02.2018 tarihinde birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde ve yargılama sırasında verdikleri beyanlarında, davanın haksız olduğunu öne sürerek reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.5.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/301 Karar sayılı kararı ile "....davalılardan ... (...), ..., ..., ..., ...'un taşınmazla hiçbir alakalarının olmadığı, ne bu şahısların, ne de bu şahısların murisleri ...'ün taşınmazla ilgisi bulunmadığı, taşınmazın bir kesiminde ise davalılardan ...'ın zilyetliğinin bulunduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.1.2017 tarihli ve 2016/5496 Esas, 2017/61 Karar sayılı kararıyla "... dava konusu olduğu halde taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü ile ilgili hüküm kurulmaması isabetsiz olup, taşınmazdaki zilyetlik durumunun dava konusu olan yerlerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği" açıklanarak, İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma kararında sonra; davacılar ... ile ... tarafından çekişmeli taşınmazın 19.3.2014 tarihli fen bilirkişi krokisinde D ile gösterilen bölüme yönelik açmış oldukları dava; 01.02.2018 tarihinde eldeki dava ile birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya kapsamı, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporlarına göre; çekişmeli taşınmaz bölümlerinde davacıların ekonomik amaca uygun fiilen zilyet olarak bulundukları, davalılardan ... dışında kalan davalıların bu yönde bir zilyetliklerinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... ile davalılar ... ve ... vekili duruşma istemli olarak, Nebahat Bağcı vekili tarafından ise duruşma istemi olmaksızın temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... temyiz dilekçelerinde özetle; taşınmazın eski zilyedinin orman dışına çıkarma tespit komisyonunca belirlendiği, bu belirlemede davacı tarafın isminin yer almadığı, davada hak düşürücü sürenin dolduğu ve davanın dinlenme olanağı bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın eski zilyedinin davalı ... iken 03.04.2007 tarihli sözleşme ile 10.100 metrekaresinin ...’a satıldığını, kalan 3.000 metrekaresinin ... tarafından varisler ..., ... ve ...’e eşit olarak hibe edildiğini, dolayısıyla bu sözleşmeye istinaden herkesin kendi yerini dilediği gibi kullanma ve tasarruf etme hakkına haiz olduğunu, davacıların davasını ispat edemediğini ve hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle; taşınmazın eski zilyedinin orman dışına çıkarma tespit komisyonunca belirlendiğini, hak sahipliği tespit komisyonu kararlarının idari işlem niteliğinde olup kararlarının aksine idari yargı yoluna başvurulamadığı takdirde idari yönden bu işlemin kesinleşeceğini, bu belirlemede davacı tarafın isminin yer almadığını, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu ve davanın dinlenme olanağı bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosunda, tutanağın beyanlar hanesinde bulunan mevcut şerhin kısmen iptali ile davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Çekişmeli taşınmazda kullanımı da içeren kadastro tespiti 1973 yılında yapılmış ve taşınmazın ...'ün kullanımında olduğu edinme sütununa yazılmak suretiyle Hazine adına yapılan tespit 24.01.1974 tarihinde kesinleşmiştir.
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) ile eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca, 2009 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda kullanıcı güncelleme çalışması yapılmış, bu kez ise çekişmeli taşınmazın kullanıcılarının ...'ün bir kısım mirasçıları olan ..., ..., ... ile taşınmazı anılan kişilerden yahut külli/akdi haleflerinden satın alan ..., ..., ... olduğu belirlenmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kendilerinin kullandığını, davalılar ve onların külli/akdi halefi ve taşınmazın ilk kullanıcısı olan ... ile ilgisi bulunmadığını öne sürerek dava açmışlardır. Somut olayda, her ne kadar kadastro tespitinin yapıldığı 1973 yılından önceki nedenlere dayanıp dayanmadıkları net olmadığından 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği net değil ise de; dava 2009 yılında yapılan kullanıcı güncelleme çalışmasına itiraz niteliğinde olup dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacılar tarafından, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin önceki kullanıcısından devralındığı iddia ve ispat edilemediğine ve bu tür davaların ancak güncelleme ile lehine şerh verilen kişiden satın alma veya başka bir nedenle devralma iddiasıyla açılması halinde dinlenilme olanağı bulunduğuna göre; davaların reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup davalı ..., Davalı ... vekili, Davalılar ... ve ... vekilinin hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmüş, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
04.07. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!