8. Hukuk Dairesi 2021/5755 E. , 2023/6187 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/7 E., 2020/335 K.
...
...
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
...
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davacı ... vekilleri (üç ayrı temyiz dilekçesi ile) tarafından temyiz edilmekle; duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ...,... Köyü çalışma alanında bulunan 933 parsel ... 62.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak 1964 yılında kişiler adına tespit edildikten sonra, Orman İdaresinin itirazı sonucunda kadastro komisyonunca orman niteliğiyle tescil harici bırakılmasına karar verilmiş ve kişiler tarafından açılan tespiti itiraz davası sonucunda verilen davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince onanıp karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmekle 04.12.1986 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Bilahare; taşınmaz, 1992 yılında 23 nolu orman kadastro komisyonunca orman sınırları dışına çıkartıldıktan sonra, 2000 yılında yapılan kadastro ile, aradan yollar geçmesi nedeniyle zeminde dört ayrı taşınmaz halinde bulunduğundan dolayı 4216 ile 4219 parseller olarak tespitleri yapılmış ve bu parsellerden, 4217 parsel ... 46.483,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlenden olduğu, üzerindeki meyve ağaçlarının ... 'e baraka evin ...'a bekçi evinin de S.S. ... Yapı Kooperatifine ait olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit edilmiştir.
3. Davacılar ... , ... ve S.S. ... Yapı Kooperatifi tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası davasında, Kadastro Mahkemesince 2000/32 Esas üzerinden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükmün onanmasına ve karar düzeltme talebinin reddine karar verilmek suretiyle 03.12.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Daha sonra, 20.10.2009 tarihinde yapılan güncelleme ile taşınmazın beyanlar hanesi korunmuş olup, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/114 Esası üzerinden açılan kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, davanın kabulü ile 5555,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün kullanıcısının dosyanın davacısı ... Konya olduğuna karar verilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştikten sonra, 09.07.2015 tarihinde tapunun beyanlar hanesine, krokisinde (A) ile gösterilen 5555 m2 yüzölçümündeki yerin zilyedinin ... Konya olduğu ve muhdesatın da kendisine ait olduğu yazılmış, bilahare 6292 ... Kanun uyarınca 03.03.2016 tarihinde yapılan satış işlemiyle de 555500/4648341 payı ... Konya adına kalan 4092841/4648341 payı ise Hazine adına tescil edilmiştir.
5. Davacı ... vekili (bozma öncesi ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/124 Esasına kaydedilen) dava dilekçesinde; ... ili ... parsel ... taşınmazın yaklaşık 2000 m2 yüzölçümündeki kısmının 1975 yılından beri müvekkili olan davacının tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu öne sürerek, bu bölümün zilyetliğinin davacıya ait olduğunun tespiti ile beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiştir.
6. Davacı S.S. ... Yapı Kooperatifi vekili birleşen (bozma öncesi ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/355 Esasına kaydedilen) dava dilekçesinde; ... ili ... parsel ... taşınmazın, öncesinde 933 parsel numarasıyla kişiler adına tespit edildiğini, bu kişiler tarafından 23.11.1979 tarihinde noter tarafından düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davacı Kooperatife satıldığını, 933 parselin tamamının ve bilahare bu parselden ayrılarak 4217 parsel numarasını alan taşınmazın davacı Kooperatifin zilyetliğinde olduğunu, 1992 yılında yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminde de davacı Kooperatifin işgalinde olduğunun belirtildiğini, 1997 yılına kadar emlak vergisinin de Kooperatif tarafından yatırıldığını, Kadastro Mahkemesinin 2000/32 Esas ... dosyasında yapılan yargılamada kişilerin zilyetlik tespitine yönelik davalarının reddine karar verildiğini, yalnızca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesine hükmedildiğini, davacı Kooperatifin taşınmazı, hukuki sorunların çözülmesini müteakip inşaat yapmak için zilyetliğinde bulundurduğunu, içerisinde bekçi kulübesinin bulunduğunu, 7.555 m2 yüzölçümündeki bölüm yönüyle davacı Kooperatifin ecri misil de yatırdığını öne sürerek, taşınmaz üzerinde bulunan kullanıcı / zilyet tespitlerinin iptali ile kullanımın davacı Kooperatife ait olduğunun tespitine, beyanlar hanesinin bu şekilde oluşturulmasına ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
7. Davacı ... vekili birleşen (öncesi ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/274 Esasına kaydedilen ve daha sonra 2012/355 Esas ... dosya üzerinde ile birleştirilen) dava dilekçesinde; ... ili ... parsel ... taşınmazın 32.300 m2 yüzölçümündeki kısmının 1980'li yıllardan itibaren davacının babası ... 'ün kullanımında iken, babasının 2007 yılında ölümüyle mirasçılarına kaldığını, davacı dışında diğer mirasçıları olan ... ve ...'un tüm haklarını Noter'de düzenlenen sözleşme ile davacıya devrettiklerini öne sürerek, davacının bu kısım üzerindeki zilyetliğinin tespiti ile tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiştir.
8. Davacı ... vekili birleşen (öncesi ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/261 Esasına kaydedilen ve daha sonra 2012/355 Esas ... dosya üzerinde ile birleştirilen) dava dilekçesinde; ... ili ... parsel ... taşınmazın öncesinde ... ' ün kullanımında iken, yaklaşık 1900,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1993 tarihinde satış sözleşmesi ile zilyetliğinin davacı tarafından devralındığını, 1993 tarihinden beri emlak vergisini davacının ödediğini öne sürerek, davacının bu kısım üzerindeki zilyetliğinin tespiti ile tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaların reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece (... 1. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2012/355 Esas 2016/418 Karar ... kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece (... 3. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 17.07.2013 tarihli ve 2012/124 Esas 2013/447 Karar ... kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararları, davacı Kooperatif vekili ile bir kısım taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.10.2018 tarih ve 2016/151115 Esas, 2018/6268 Karar, 26.10.2018 tarih ve 2017/5949 Esas, 2018/6269 Karar ... ilamlarıyla; " her iki dava dosyasında aynı taşınmaz bölümlerinin dava edildiği, mahkemelerce bu hususun bilinmesine ve taraflarınca birleştirilmesi talep edilmesine rağmen ve biri hakkında verilecek kararın diğer dosyayı da etkileyeceği de gözetilerek dava dosyalarının birleştirilmek suretiyle yargılama yapılması gerektiği düşünülmeksizin, birbiriyle çelişen infazı mümkün olamayacak şekilde farklı hükümlerin oluşmasına sebebiyet verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek, her iki hükmün sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamlarına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, dava dosyalarının birleştirilmesi sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 4217 parsel ... taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarıldığı, taşınmazın ekli 12.10.2020 havale tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde 6 numaralı olarak gösterilen 1417 m² yüzölçümündeki bölümünün zilyedinin davacı ... olduğu;
Davacı kooperatifin taşınmaz adına ilk tespit edilen ... mirasçıları ile yaptığı satış vaadi sözleşmesine dayandığı, ancak zaten satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açtığı kadastro tespitine itiraz davasının Kadastro Mahkemesinin 1993/122 Esas ve 1994/464 Karar ... dosyası ile reddedildiği, yine kooperatifin 2/B uygulamasına yönelik tespitin iptali ve tescil yönünde açtığı kadastro Mahkemesinin 2000/32 Esas ve 2002/27 Karar ... davası da reddedildiği, bu davada taşınmazdaki bekçi kulübesinin kooperatife ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verildiği), eldeki davada; davacı kooperatifin tüm taşınmazla ilgili zilyetlik iddiası var ise de, ecrimisil ihbarnamesi, mahallinde yapılan keşif, tanık beyanları, Kadastro Mahkemesinin anılan dosyaları ve bilirkişi raporuna göre; Davacı kooperatifin dava konusu taşınmazın sadece 7.555 m2 lik kısmı için (bekçi kulübesi ve şantiye binası olarak) 2004-2007 yılları arası için bir kez ecrimisil ödemesinin bulunduğu, yapılan keşifte şantiye binasının da olmadığı ve yıkıldığının tespit edildiği, kooperatifin taşınmazın 1358,22 m2 lik kısmında zilyetliğinin bulunduğu, bu kısımda da bekçi evinin yalnızca bir bölümünün bulunduğu, taşınmazın diğer bölümlerinde davacı kooperatif dışındaki şahısların zilyetliğinin bulunduğu, 12.10.2020 havale tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde 3 numaralı olarak gösterilen ile gösterilen 1358,22 m2 lik kısmında davacı kooperatifin zilyetliğinin bulunduğu;
Dava konusu taşınmazın 2111.59 m2 lik kısmının 1993 yılından beri davacı ...’nin zilyetliğinde olduğu, bu yeri 03.03.1993 tarihli gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri sözleşmesi ile ... 'den satın aldığı, (... 'ün ilk tespit adına yapılan ... mirasçılarından aldığı vekalet ile satışı yaptığı), satın aldığı tarihten itibaren zilyetliğini devam ettirdiği, bu kısımda iki kez ev yaptığı ve ağaç diktiği, taşınmazın orman olarak kadastrosunun kesinleşmesi nedeni ile evlerin belediyece yıkıldığı, ancak taşınmazdaki zilyetliğini devam ettirmek sureti ile ağaçların bakımını yaptığı, davacının belediyeye dosyada mevcut makbuzda da görüldüğü gibi emlak vergisi de ödediği;
Davacı ...'ün murisi ... 'ün taşınmazın tespit maliki olan ... mirasçılarından aldığı vekalet ile taşınmazda bir kısım yerleri sattığı, ancak sonrasında taşınmazın Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda orman olarak tesciline karar verildiği, ... 'ün de taşınmazın bir kısmını şahsen kullanmaya başladığı ve çeşitli ağaçlar diktiği, kullandığı yerle ilgili ecrimisil de ödediği, ... 'ün ölümünden sonra davacı ve diğer mirasçılar (davalılar ...- ...) arasındaki taksimde davaya konu yerin davacı ...'e bırakıldığı, davacının kendi adına 2004-2007 yılları için ecrimisil de ödediği, muris ... 'ün 1986 yılından ölümüne kadar, davacının da 2007 yılından itibaren tek başına zilyetliğini devam ettirdiği, ecrimisil ihbarnameleri, Kadastro Mahkemesi dosyaları içeriği, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/206 Değişik iş ... dosyası, dinlenen taraf tanıklarının beyanları, keşif ve bilirkişi raporu ile, davacının taşınmazının 33.710,53 m2 lik kısmında zilyetliğinin sabit olduğu (ayrıca tapunun beyanlar hanesinde belirtilen 4856 m²lik kısmında Mahkememizce karar verilen kısım içerisinde kaldığının ve ağaçların sahibinin ... 'den intikalen ... olduğunun anlaşıldığı) gerekçesiyle, davaların kısmen kabulü ile,
4217 parsel ... taşınmazın ekli 12.10.2020 havale tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde 6 numaralı olarak gösterilen 1417 m² yüzölçümündeki bölümünün zilyedinin davacı ... oğlu ... olduğunun, krokide 3 numaralı rakam ile gösterilen 1358,22 m2 lik kısmında davacı S.S. ... Arsa Ve Konut Yapı Kooperatifi'nin zilyetliğinin bulunduğunun (bu kısımda bulunan bekçi evi ile ilgili tapuda beyan bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına), krokide 1 rakamı ile gösterilen 2.111,59 m2 lik kısmında davacı ...'nin zilyetliğinin bulunduğunun ve bu kısımdaki ağaçların davacıya ait olduğunun krokide 5 (A-B-C-D-E) rakamı ile gösterilen 32.293,53 m2 lik kısmında davacı ...'ün zilyetliğinin bulunduğunun ve bu kısımdaki ağaçların davacıya ait olduğunun (ayrıca tapunun beyanlar hanesinde belirtilen 4856 m2 lik kısmında Mahkememizce karar verilen kısım içerisinde kaldığının ve ağaçların sahibinin ... 'den intikalen ... olduğunun tespitine) tespiti ile tapunun beyanlar hanesine tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 12/10/2020 havale tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisin karar eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... vekili, davacı ... vekilleri (üç ayrı temyiz dilekçesi ile)
tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı adına kullanıcı şerhi verilen (6) numaralı bölüm yönüyle hükme bir diyeceklerinin bulunmadığını, ancak; bu bölüm üzerinde bulunan ve 10.04.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporunda belirtilen 2-40 yaşlarında 95 adet karışık meyve ağaçlarından oluşan muhdesatın davacıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi yönünde karar verilmediğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davacı ... vekillleri ( üç ayrı vekil tarafından harçlandırılmış üç ayrı temyiz dilekçeleri) temyiz dilekçelerinde; benzer beyanlarda bulunarak, taşınmazın 23.11.1978 tarihinde ... 2. Noterliğince düzenlenen 41173 yevmiye numaralı Satış Vaadi Sözleşmesi satın alınmasından itibaren davacı kooperatifin zilyetliğinde olduğunu, 23 nolu Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 26.06.1992 tarihli 28 ... 2/B tutanağında taşınmazın ... Yapı Kooperatifi işgalinde olduğu açıkça belirtildiğini, Belediyeden gelen belgelerden 1997 yılına kadar taşınmazın emlak vergisinin kooperatif tarafından düzenli olarak ödendiğinin görüldüğünü, ayrıca taşınmazın 7.555,00 m2 kısmının ecrimisil bedellerinin müvekkil kooperatif tarafından yatırıldığına ilişkin en son 28.03.2007 tarihli ecrimisil ihbarnamesi ve eki belgelerinin İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, ... Kadastro Mahkemesinin 2000/32 esas ... dosyasının kararında kesin hüküm nedeniyle ... ’ün zilyetlik talebinin reddine, diğer davacıların da ... ’ten zilyetlik devralamayacakları gerekçesi ile zilyetliğin tespitine yönelik davalarının reddine karar verildiğini, davacı kooperatifin davasının ise kararın gerekçesinde “zilyetliğin beyanlar hanesinde zilyetleri lehine şerh edilmesi mümkünse de , davacı kooperatif tüzel kişi olduğundan, 2924 ... yasa kapsamında kooperatifin zilyetliğinin tespiti mümkün olmadığından, kooperatifin zilyetliğinin bu nedenle reddine “ denilerek, kooperatifin davasının o tarihte uygulanan yasanın tüzel kişiler lehine böyle bir tespit yapılmasına imkan vermemesi nedeniyle Kooperatifin zilyetliğinin tespiti talebinin reddedildiğini, davacı Kooperatifin taşınmazı inşaat yapmak üzere satın aldığını ve sigortalı bekçisi aracılığıyla, hukuki sorunların çözümü sonrası inşaat yapmak üzere elinde, kontrolünde ve kullanımında tutmakta iken, bekçinin, sadece kulübesinin bulunduğu alanı beklemek için tutulduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına ters düştüğünü, İlk Derece Mahkemesince çelişkili gerçek dışı tanık beyanlarına itibar edilerek, dava konusu sahaya davacı kooperatifin rızası dışında el atan bir kısım şahıslara hak tesis edildiğini, belgelere rağmen gerçek dışı beyanlara itibar edilerek hüküm tesis edildiğini, 4217 parsel ... taşınmazın tamamının kullanımının ve zilyetliğinin kooperatife ait olduğunu, asıl dosya ve birleşen dosyalara sunulan bilirkişi raporlarına itiraz etmelerine rağmen bu raporların hükme esas alındığını, 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda 5 nolu saha içerisinde kalan ve krokide hangi harfle gösterildiği belirtilmeyen, yüzölçümü belirlenmeyen boş olduğu keşifte de görülen alanlarda kooperatifin kullanıcı olduğu iddialarının dikkate alınmayarak bu alanlar da ... 'ün kullanımında / zilyetliğinde imiş gibi hüküm tesis edildiğini, ayrıca, bekçi evi ile ilgili olarak tespit yapılıp, bu evin kooperatifin zilyetliğinde olduğu hüküm altına alınan 1358,22 m2 lik kısım içeresinde kaldığının tespit edilmeyip, kooperatif adına evin tapusunun beyanlar hanesine tesciline karar verilmediğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların taşınmaz üzerindeki kulanımlarının belirlenmesi ve tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacı Sınırlı Sorumlu ... Arsa Ve Konut Yapı Kooperatifinden alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifinden alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacı Sınırlı Sorumlu ... Arsa Ve Konut Yapı Kooperatifinden alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!