8. Hukuk Dairesi 2021/5737 E. , 2024/1864 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 inci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacısı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, asli müdahilin talebinin reddine, ...ili ...ilçesi ...Köyü 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 126.480,73 m² yüzölçümü ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, ...ili .... Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 12.782.049,16 m² yüzölçümü ile Orman vasfı ile Hazine adına tesciline
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacısı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, asli müdahilin talebinin reddine, ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 126.480,73 m² yüzölçümü ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, ...ili ... Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 12.782.049,16 m² yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma isteminin dava değeri itibariyle reddine karar verilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 inci maddesi gereği yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman olarak tespit edilmiş, çekişmeli 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise niteliği ve malik hanesi davalı olduğundan boş bırakılmıştır.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...ili ... Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle davalı idare adına tespit edildiğini, davaya konu taşınmaz içerisinde yer alan 8 adet taşınmazın müvekkillerin murisi olan ...' ye ait olduğunu, tapuların Hazine adına 1. Derecede ipotek tesisi ile 2510 sayılı kanuna göre senetsizden müvekkillerin murisi adına tescil edildiğini, tapuların hukuki olarak geçerliliğini koruduğunu, taşınmazların tescil tarihinden itibaren tarım arazisi olarak kullanıldığını, orman vasfında olmadığını beyanla, kadastro tespitinin iptali ile, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan senetsizden müvekkillerinin murisi adına tescil edilen 8 adet taşınmazın müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacıların köyde bulunmadıklarından taşınmazları uzun süre kullanmadığını, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, 766 Sayılı Kanun uyarınca ormanlar tescile tabi olmadığından tescil harici bırakıldığını, her türlü ilk itirazda bulunduklarını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın süre ve esas yönden reddi gerektiğini, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, orman iken açma yapılan yerlerin yasa gereği orman sayıldığını, salt orman toprağının dahi orman sayılan yer olduğunu, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/13 Esas, 2017/246 Karar sayılı ilamı ile; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 105 ada 1 parsel sayılı orman parseli içerisinde yer alan 8 adet taşınmazın orman bilirkişisi raporunda orman sayılmayan yerde kaldıklarının anlaşıldığı, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan kısımların 10-15 yıldır ekilip biçilmediği, zilyetliğin sürdürülmediği, zilyetliğin kesintiye uğradığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile, ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü, Evkaya Mevkii, 105 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu edilen 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan kısımlarda meraya has bitkilerin yoğunlaştığı, uzun süredir tarımsal amaçlı kullanılmayıp mera olarak kullanıldığı, malik hanesi boş bırakılan taşınmazlarda, mahkemenin gerekli araştırmayı yaparak, doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu gerekçesiyle ...ili Zile ilçesi, Binbaşıoğlu Köyü, Evkaya Mevkii, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılması ve özel siciline tesciline, asli müdahil Karakuzu Köyü temsilcisinin taşınmazın kullanımının Karakuzu Köyüne ait olduğunu ve buna yönelik hüküm tesis edilmesi talebinin meraların özel siciline yazılacağı, özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği düzenlemesi karşısında reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/13 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 06.10.2017 tarihli ve 2017/697 Esas, 2017/793 Karar sayılı ilamı ile; orman araştırması yapılmadığı ve eksik araştırma yapıldığı, yeniden keşif yapılması gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a-6 ncı maddesi gereği kabulüne, ...Kadastro Mahkemesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/13 Esas, 2017/246 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahalli mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; dava konusu 39, 40, 41, 45 nolu tapu kayıtlarının 116 ada 1 parsel sayılı mera parseli içerisinde kaldığı, davaya konu 42, 43, 44, 46 nolu tapu kayıtlarının 105 ada 1 parsel sayılı orman parseli içerisinde kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 inci maddesindeki şartların varlığı halinde zilyet adına tespite konu olabileceği, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davaya konu 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46 tapu kayıtlı taşınmazların evveliyatının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, bilirkişi raporlarına göre, davaya konu taşınmazların III, IV ve V. sınıf mutlak tarım arazisi niteliğinde olduğu, orman karakteri özelliği taşımadığı, üzerinde hem ekim, hem yerleşim, hem de hayvanların yazın yayladıkları zamanlarda barınmalarını sağlamak amacı ile kullanılmış eski bina, ağıl kalıntılarının mevcut olduğu, ancak son 10-15 yıldır tarımsal üretime ara verildiği, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre, davaya konu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatından beri Binbaşıoğlu ve Karakuzu Köylüleri tarafından müştereken mera olarak kullanıldığı, davaya konu 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46 nolu tapulu alanların İşerilerin yeri olarak bilindiği, buralarda evleri, tarlaları bulunduğu, ancak ne zaman olduğunu bilmemekle beraber buradan taşındıkları, şu an evlerin yerinde ören yerlerinin bulunduğu, sonrasında buralara Karakuzu Köyü ahalisi tarafından ev yapıldığı, ancak Binbaşıoğlu Köyü ahalisi tarafından bu evlerin yıkıldığı, her iki köyünde buralarda hayvanlarını otlatmak istemeleri nedeni ile iki köy arasında anlaşmazlık çıktığı, mahalli bilirkişilere davacı tarafça dayanak yapılan tapu kayıtları sorulduğunda; 39 nolu tapu kaydının iki sınırı itibari ile, 41, 42 nolu tapu kaydının üç sınırı itibari ile, 40, 43, 44, 45, 46 nolu tapu kaydının dört sınırı itibari ile taşınmazları kapsadığı, teknik bilirkişi raporlarının, mahalli bilirkişi beyanlarıyla ve dosya kapsamıyla uyumlu olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmazların evveliyatının orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden de olmadığı, taşınmazların davacıların murisine 2510 sayılı İskan Kanununa göre verilen yerlerden olduğu, davacılar adına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu göz önüne alındığında davanın kabulü ile, fen bilirkişi Ahmet Yıldız'ın 17.12.2018 havale tarihli rapor ve rapor ekindeki krokisinde 41/A rumuzu ile ve 1.500,06 m² yüzölçümle, 39 rumuzu ile gösterdiği ve 3.312,99 m² yüzölçümle, 45/A rumuzu ile ve 208,06 m² yüzölçümle, 40 rumuzu ile ve 5.840,23 m² yüzölçümle gösterdiği kısımların ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek her birine son parsel numarası verilmek sureti ile davacıların miras hisseleri oranında adlarına tesciline, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan davacılar adına tescil kararı verilen kısımdan arta kalan, 115.619,39 m² yüzölçümlü kısmın mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel sicile tesciline, fen bilirkişi Ahmet Yıldız'ın 17.12.2018 havale tarihli rapor ve rapor ekindeki krokisinde 44 rumuzu ile ve 617,75 m² yüzölçümle, 43 rumuzu ile 1.000,04 m² yüzölçümle, 42/A rumuzu ile ve 3.000,27 m² yüzölçümle, 46/A rumuzu ile ve 3.500,64 m² yüzölçümle gösterdiği kısımların ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek her birine son parsel numarası verilmek sureti ile davacıların miras hisseleri oranında adlarına tesciline, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan davacılar adına tescil kararı verilen kısımdan arta kalan, 12.773.930,46 m² yüzölçümlü kısmın orman vasfı ile davalı Hazine adına tesciline, asli müdahil Karakuzu Köyü temsilcisi tarafından 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kullanımının Karakuzu Köyü'ne ait olduğuna ilişkin hüküm kurulması talebinin meraların özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği düzenlemesi karşısında reddine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli olmayan devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca tabi olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayıldığını, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının sonuca etkili bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere orman sınırında olduğunu ve ormanla bütünlük arz ettğini, söz konusu bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğunun tespit edildiğini, zilyetliğin ve zilyetlik süresinin ispatlanamadığını, taşınmazın orman içi açıklık durumunda olduğunu, Ormanla sınırları bulunduğunu, dosyada mevcut taşınmazı kapsayan orman tahdit haritasından da açıkça görüldüğü üzere taşınmazın orman içi açıklık olduğunu, taşınmazın ormandan açma yoluyla edinildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının (A) ile belirtilen kısmı yönünden Fen bilirkişisi Ahmet Yıldız'ın 17.12.2018 tarihli rapor ve ekindeki krokisinde 41/A rumuzu ile 1.500,06 m2 yüzölçümle, 39 rumuz ile 3.312,99 m2 yüzölçümle, 45/A rumuz ile 208,06 m2 Yüzölçümle, 40 Rumuzu ile 5.840,23 m2 yüzölçümle gösterdiği kısımlar yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu, yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davacıların ormandan hak iddia ettikleri yerlerin orman sınırları içerisinde olduğu ve orman olduğunun anlaşıldığını, orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tahdit ve tespit gördüğünü, dava konusu edilen yerlerin çevresindeki ormanlık alanlar ile bir bütünlük oluşturduğunu, yerel mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının giderilmediğini, yetersiz ve çelişkili rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacıların iddia ettikleri alanların orman sınırları dışına çıkarılması durumunda orman bütünlüğünün bozulacağının muhakkak olduğunu, nitekim davacıların talep ettikleri alanda komşu tarım arazisi bulunmadığını, dört bir yanının orman sınırları içerisinde yer aldığını ve orman bütünlüğü içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın tamamının orman olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı gerçek kişilerin ormandan talep ettikleri yerlerin orman içi açıklık veya üç kenarı orman bir kenarı 116 ada 1 mera parseli ile çevrili taşınmazlar olduğu, davacıların taşınmazda zilyetliklerinin ispatlanamadığı, davacıların dayandıkları ve mahkemece yapılan keşifte uygulanan tapu kayıtlarının hudutlarının öz, çalılık, taş vs.. gibi her yana uyabilecek sınırlar olduğu, hudutlardan sadece bir tanesinin kişi taşınmazı olduğu ve hali hazırda fiilen bu kişinin zilyetliğinde olan bir taşınmaz olmadığı ve bu kişiye ait tapulu herhangi bir taşınmazın da çekişmeli bölümlere komşu veya yakın komşu olmadığı, dayanılan tapu kayıtları iskan tapusu olmakla birlikte Tapu Müdürlüğüne yazılan yazılara verilen cevaplarda davacıların dayandıkları tapu kayıtlarına ait kroki, harita, belirtmelik ve tablendikatif tutanaklarının bulunmadığı, davacıların dayandıkları tapuların çekişmeli taşınmaz bölümlerine uyduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı Kabulüne, ...Kadastro Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2017/54 Esas, 2019/339 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacısı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, asli müdahilin talebinin reddine, ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 126.480,73 m² yüzölçümü ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, ...ili Zile ilçesi Binbaşıoğlu Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 12.782.049,16 m² yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada toplanan deliller ile bölge adliye mahkemesinin ulaştığı sonucun uyumsuz olduğunu, tüm tapuların mahalde uygulandığını, tapuların hukuken geçerli olduğunu, tapuların uygulandığı yerlerin orman bilirkişisi raporlarına göre orman sayılan yerlerden olmadığını, ziraat mühendisi raporlarına göre tapuların kapsadığı yerlerin tarım arazisi olduğunu, hukuken geçersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve Ek-5 inci maddeleri. 6831 sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!