WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/5152 E.  ,  2023/5398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1697 E., 2020/706 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (...) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/726 E., 2019/275 K.

Taraflar arasında görülen kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili 21.11.2018 tarihli dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 159 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; Orman İdaresi tarafından aynı parsele ilişkin aynı iddia ile ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/558 esasında dava bulunduğunu, derdestlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, aynı taraflar arasında, aynı taşınmaza ilişkin aynı hukuki sebeplere dayalı eldeki davadan önce açılmış ve derdest olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/558 esasında dava bulunduğu gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkisiz olduğunu, çekişmeli taşınmazın ... ilçesinde bulunduğundan kesin yetki kuralı sebebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığını, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce kesin yetki sebebiyle davanın reddedileceğinin kuvvetle muhtemel olduğundan huzurdaki davayı devam ettirmekte hukuki yararlarının bulunduğunu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın sonucu beklenmeden davanın usulden reddine karar verilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ... İdaresinin 13.09.2018 tarihli dilekçe ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 159 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle ... 2. Asliye Mahkemesi’nde 2018/558 esas ... davayı açtığı, ... 2.Asliye Mahkemesi’nin 23.05.2019 tarihinde davaya bakma görevinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verdiği, Orman Yönetiminin anılan karardan önce 21.11.2018 tarihli dilekçe ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 159 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle ... Asliye Mahkemesi’nde eldeki davayı açtığı, her iki davanın taraflarının konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafları, konusu ve hukuki sebepleri aynı olup daha önce açılan ve derdest olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/558 esas ... davası bulunduğundan ilk derece mahkemesince 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun)
114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın derdestlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/558 Esas ... dosyasında, dava konusu taşınmaza ilişkin açılan davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve bu yüzden davanın ...'nda açılması gerektiği nedeniyle kesin yetki hali içerdiğinden idarenin açtığı davanın usulden reddedildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/558 Esas, 2019/287 Karar ... kararının 09.07.2019 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 16.09.2019 tarihinde eldeki ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/726 Esas, 2019/275 Karar ... dosyasının istinaf edildiği, yani derdestlik konusu oluşturan diğer dosya kesinleştirildikten sonra eldeki işbu dosyanın istinaf edildiği, ancak ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD 2019/1697 Esas, 2020/706 Karar ... kararıyla, ilk derece mahkemesinin derdestlikten dolayı vermiş olduğu kararı kabul ederek istinaf taleplerinin reddedildiği, yani ... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aslında derdestlik konusu oluşturan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/558 Esas ... dosyası 09.07.2019 tarihinde kesinleşmiş iken, 01.07.2020 tarihinde, hala derdestlik mevcut diyerek istinaf taleplerinin reddedildiği, oysa karar verildiğinde derdestlik konusu dosyanın mevcut olmadığı, ezcümle dava açıldığı anda var olan bir dava şartı noksanlığı, sonradan ortadan kalkarsa mahkemenin dava şartı noksanlığından dosyanın reddedemeyeceği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı ve 115/2 ile 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın tarihi itibariyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davada henüz yetkisizlik kararı verilmemiş olmasına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.

Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir.

Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir.

Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK. m.115/1).

Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir (HMK m.115/2).

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır.

Derdestlik; mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 ... HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın  114. maddesinin gerekçesinde  derdestlik  itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir.

Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, ... 2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.

Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, ... 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49).
6100 ... Kanun’un 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeni ile ilgili olduğu, 19. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu, tarafların da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebileceği belirtilmiştir.

Öte yandan anılan Kanun’un 114. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde mahkemenin görevli olması, (ç) bendinde ise yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmış; 115. maddesinin (1) numaralı fıkrasında mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği, (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde ise mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği hükme bağlanmıştır.

Bu itibarla görevli olmayan veya yetkinin kesin olduğu davalarda yetkili olmayan mahkeme, görev ya da yetki itirazında bulunulmasa dahi dava şartı noksanlığı nedeniyle davayı usulden reddedecektir. Başka bir deyişle bu durumlarda mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verecektir.

Diğer yandan Kanun’un 19. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildireceği, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağı, (4) numaralı fıkrasında ise yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle geleceği hükme bağlanmıştır. Buna göre yetkinin kesin olmadığı davalarda mahkeme, yetkili olup olmadığını resen araştırmayacak olsa da yetkili olmaması ve usulüne uygun bir yetki itirazında bulunulması hâlinde yetkisizlik kararı verecektir.

Mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi hâlinde Kanun’un 20. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde öngörülen süreler içinde taraflardan birinin talep etmesi hâlinde dava dosyası görevli veya yetkili mahkemeye gönderilecektir. Bu durumda davaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilecek ve Kanun’un 331. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yargılama giderlerine bu mahkeme hükmedecektir.

Kanun’un 20. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itiraz konusu ikinci cümlesi uyarınca anılan fıkranın birinci cümlesinde belirtilen süreler içinde dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi hâlinde dava açılmamış sayılacak ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme talep bulunmasa dahi bu hususu karara bağlayacaktır. Başka bir ifadeyle dava dosyasının yasal süresi içinde görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi hâlinde dava kanun gereği açılmamış sayılacak, görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkeme talep bulunmasa dahi davanın açılmamış sayılmasına karar verecektir.

Davanın açılmamış sayılması kararı ile açılmasıyla meydana gelen sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılması ile doğmuş olan derdestlik durumu, açılmamış sayılması kararının kesinleşmesi ile son bulur.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı ... 13/09/2018 tarihinde ... 2. AHM'ye açtığı dava ile, ... ilçesi ... Mahallesi 159 parsel ... taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidinde kaldığını belirterek tapu iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ettiği, Mahkeme tarafından 23/05/2019 tarihinde kesin yetkinin ... AHM de olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verildiği, bu usulden ret kararının tarafların temyiz etmemesi üzerine 09/07/2019 tarihinde kesinleştiği, 6100 ... HMK'nin 20 nci maddesi gereğince, dava dosyasının yasal süresi içinde görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi hâlinde dava kanun gereği açılmamış sayılacak, görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece talep bulunmasa dahi davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden davanın 19/07/2019 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmamış sayılması kararı ile açılmasıyla meydana gelen sonuçlar ortadan kalkacağından davanın açılması ile doğmuş olan derdestlik durumu, açılmamış sayılması kararının kesinleşmesi ile son bulacağından, olumsuz dava şartının sonradan tamamlanabileceği dikkate alınarak mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulup, kesinleşmemişse kesinleşmesinin sağlanması için taraflara süre verilip sonucunun beklenmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu gerekçeler ile bozulması gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun onama kararına iştirak edememekteyim.23.10.2023