WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4711 E.  ,  2024/3039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/127 E., 2020/753 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevkii 1611 parselin bulunduğu bölgede yapılan arazi kadastrosu çalışmaları neticesinde, taşınmazın dava dışı ... adına tapuya tescil edildiğini ve sonrasında ise davalıya satıldığını, arazi kadastrosu çalışmalarının 1978 yılında kesinleştiğini, aynı bölgede 2000 yılında bitirilerek kesinleşen orman kadastro çalışmaları neticesinde ise taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığını, aynı yere ilişkin daha önce ... tarafından açılan orman sınırından çıkarma ve tescil istemli davanın zaten adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddedildiğini, devlet ormanı ve orman toprağı sayılan yerlerin özel şahıslar tarafından iktisap edilemeyeceğini, tapularının da hukuken hükümsüz olduğunu iddia ederek; Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ilçesi ... Mahallesi Alıçsekisi mevkii 1611 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptalini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, Kahramanmaraş ili Dulkadiroğlu ilçesi ... Mahallesi 1611 parsel numaralı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarih, 2018/5932 Esas, 2019/5730 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince eksik incelemeyle usul ve kanuna aykırı olarak karar verildiği, dosya kapsamına göre; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosunun 1978 yılında yapıldığı, bu çalışmada çekişmeli yerin dava dışı/eski malik ... adına tespit edilerek kesinleştiği, 2000 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmalarında taşınmazın orman tahditi içerisinde bırakıldığı, bunun sonrasında Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/383 Esas nolu dosyası üzerinden dava konusu 1611 parselle ilgili olarak eski maliki ... tarafından taşınmazın orman sınırları içerisine alınması nedeniyle taşınmazın adına tescili istemiyle dava açıldığı, ancak mahkemesince, 1611 parsel sayılı taşınmazın 1999 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içerisine alındığı dolayısıyla taşınmazın davacı ... adına tapuya tescili talep edilmişse de gelen orman kadastro haritasına göre taşınmazın orman sınırları olarak belirtilen Alıçsekisi Devlet Ormanı sınırları dışında kalıp özel mülkiyete çevrilmiş olduğu ve tapuya davacı adına tescil edildiği, dolayısıyla davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; gelinen bu aşamada yerel mahkemece Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/383 Esas 2011/783 Karar sayılı dosyasının nazara alınarak incelenmesi, bu kararın eldeki davanın taraflarını bağlayıp bağlamayacağı, taraflar hakkında kesin delil/kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği hususlarının birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması, öte yandan; yörede 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan ve 2000 yılında kesinleşen orman kadastrosu çalışmaları bulunmakla, orman kadastro haritası, tahdit haritasının ve komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının ve eklerinin, var ise dayanak belgelerinin, kadastro pafta örneklerinin, kadastro tutanakları kesinleşerek tapu kayıtları oluşmuş ise tapu kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, dava konusu 1611 parsel sayılı taşınmazın, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına alınan tapu kayıtları ile, öncesi itibarıyla orman olmayan ve özel mülk olarak tapuda kayıtlı olduğu, tapuya kayıt ve tescilden sonra davacı tarafından kamulaştırma yapılmaksızın ağaçlandırıldığı ve 2000 yılında kesinleşen orman tahdidi içerisine orman vasfı ile alındığı, öncesinin orman sayılan yerlerden olmadığı, dava dışı ... adına 1957 yılında tescil edildiği, her ne kadar mahkemenin 2010/383 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... tarafından açılan davada mahkemece dava konusu taşınmazın Orman tahdit hattının dışında olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeni ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, anılan dosyada alınan bilirkişi raporunun yerinde inceleme yapılmadan hazırlandığı, bu meyanda mahkeme hükmü kesinleşmiş olsa da eldeki dosya açısından kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağı, tapu kaydının 1957 yılında oluşturulduğu, icra edilen keşif neticesinde dava konusu taşınmazın 2000 yılında kesinleşen orman tahdit çalışması içerisinde kaldığı, ancak öncesi itibarıyla orman olmayan ve özel mülk olarak tapuda kayıtlı bir yerin, sonradan kamulaştırma yapılmaksızın ağaçlandırılmasının taşınmazı kamu malı haline getirmeyeceği ve bu kapsamda davacı tarafından yapılmış bir kamulaştırma işleminin de bulunmadığı, sonrasında ağaçlandırılarak orman vasfı kazandırılan özel mülkiyete tabi taşınmazın bu haliyle orman sayılamayacağı gerekçesi davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.