WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4699 E.  ,  2024/3207 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/159 E., 2020/239 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili 16.05.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi ... Mahallesi 442, 460, 1066, 1068 ve 1254 parsel sayılı taşınmazların, kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescillerine ve davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne, harita mühendisi bilirkişinin 11.05.2015 tarihli ve orman mühendisi bilirkişinin 09.06.2015 tarihli rapor ve krokileri uyarınca 442 parsel sayılı taşınmazın (A1) harfi ile gösterilen 76,11 m2 ve (A2) harfi ile gösterilen 146,29 m2; 460 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 2740,16 m2; 1066 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1038,03 m2; 1068 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1676,08 m2 ve 1254 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 84,57 m2'lik kısmının kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin önceki hükmün, davacı ... İdaresi vekili ile ihbar olunan Ziraat Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/5579 Esas, 2019/929 Karar sayılı ilamıyla; " Dava konusu taşınmazlardan ... mahallesi 1254 parsel 328,00 m2 yüzölçümü ile tarla vasfı ile davalı adına tespit ve tescil edilmiş olup üzerinde Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü aracılığıyla konulan haciz şerhi olduğunun anlaşıldığı, davacı ... İdaresinin, taşınmazın tapu kaydında şerh sahiplerine husumet yöneltmeden dava açtığı, mahkemece, şerh sahibinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan yokluğunda davanın görülüp sonuçlandırıldığı, bu nedenle kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu, taraf teşkilinin, davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerden olduğu açıklanarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydında icra dosyalarında haciz alacaklıları belirlenerek davaya katılımının sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması, tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine ve ayrıca dava dilekçesi ile müdahalenin men'i talep edildiği halde bu hususta olumlu yada olumsuz karar verilmemiş olmasının isabetsizliğine " değinilerek, bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazların bir kısmının kesinleşen tahdit içinde kaldığı ve davanın açıldığı tarihte tapuya dayalı tasarruf edildiği " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, harita mühendisi bilirkişinin 11.05.2015 tarihli ve ... mühendisi bilirkişinin 09.06.2015 tarihli rapor ve krokileri uyarınca Eskişehir ili, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi 442 parsel sayılı taşınmazın (A1) harfi ile gösterilen 76,11 m2 ve A2 harfi ile gösterilen 146,29 m2, 460 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 2740,16 m2, 1066 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1038,03 m2, 1068 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen 1676,08 m2 ve 1254 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 84,57 m2'lik kısmının üzerindeki tüm takyidatlar kaldırılmak suretiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihi itibariyle tapu kaydına ... ilkesi dikkate alınarak davacı tarafın el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men'i istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 1946 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdit çalışması ile 25.09.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları vardır. Genel arazi kadastrosu ise 1973 yılında yapılmıştır.

1. Davacı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... A.Ş vekilinin, dava konusu 442, 460, 1066 ve 1068 parsel sayılı taşınmazalara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... A.Ş vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yukarıda belirtilen parseller yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacı ... İdaresi vekilinin, dava konusu 1254 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, esasen, kesinleşen tahdit nedeniyle orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili ve taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkin olup, bu tür uyuşmazlıklarda davanın, kayıt maliklerine, vefat etmiş olmaları halinde ise usulen belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya kapsamında bulunan, dava konusu 1254 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydında malik olarak görünen kişinin ... T.C. kimlik numaralı ... oğlu ... olduğu, bu kişinin dosyada davalı olarak yer alan ... ... oğlu ...'ın dedesi olduğu ve 1980 yılında öldüğü; diğer bir deyişle, davacı ... İdaresi tarafından açılan davada, davalı olarak gösterilen kişi ile çekişmeli 1254 parsel sayılı taşınmazın dosyada bulunan tapu kaydında maliki olarak görünen kişinin aynı kişi olmadığı, yine haricen Takbiste yapılan araştırma sonucu ulaşılan 1254 parselin (yeni 27328 ada 34 parsel) güncel tapu kaydında, davalı ... ... oğlu ... ile birlikte iştiraken bir çok paydaşın da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu haliyle; eldeki davada, bu parsel yönünden taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında re' sen gözetilmesi gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1254 (yeni 27328 ada 34) parsel sayılı taşınmaz yönünden, davalı olarak gösterilen ... ... oğlu ... dışında kalan maliklerine, vefat etmiş olmaları halinde usulünce tespit edilecek mirasçılarına, yöntemine uygun dava şekilde dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf olmaları sağlanmalı, savunmaları alınıp bildirmeleri halinde, delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına girilerek toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulmasına ve bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekili ile dahili davalı ... A.Ş vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 442, 460, 1066 ve 1068 parseller yönünden ONANMASINA,

Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca, dava konusu 1254 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu parsele ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Bankasına iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.