WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4689 E.  ,  2024/1527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/359 E., 2020/105 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Mersin ili Erdemli ilçesi Limonlu Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 2151 parsel sayılı 1.948,59 metrekare yüzölçümündeki ve 2163 parsel sayılı 5.051,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, edinme sebebi sütununda ve beyanlar hanesinde 1999 yılından beri narenciye ağaçları dikmek suretiyle Ali oğlu ...'ın kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Erdemli ilçesi Limonlu Kasabası Bahçecik mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tahminen 6164 m2 ve 2250 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, davacı yararına zilyetlik ile edinim koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.02.2009 tarihli ve 2008/163 Esas, 2009/134 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlardan fen ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli kroki (A2) harfi ile gösterilen bölümün orman boşluğu niteliğinde olup zilyetlik ile kazanılacak taşınmazlardan olmadığı, krokide (A1) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden ise, imar ve ihya tarihinden itibaren 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 19.11.2015 tarihli ve 2015/13334-11422 sayılı ilamıyla; " dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine dayalı olarak kadastro tespitinin yapıldığı ve taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlendiği, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde 1961 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 2151 ve 2163 parsel sayılı taşınmazların ve çevresinin bulunduğu alanların tespit dışı bırakıldığı, bu alanlara ilişkin pafta açılmadığından taşınmazların tespit dışı bırakılma sebep ve mahiyeti anlaşılamadığı, 1981 yılında yapılan orman kadastro ve 2/B madde çalışmalarında ise dava konusu taşınmazların bulunduğu alanların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, toplanan delillerden çekişmeli taşınmazların imar ihyasının 1994-1995 yıllarında tamamlandığı, öncesinde davacı ... ve babası Ali Korkmaz'ın kullanım ve zilyetliği mevcut ise de bu kullanımın imar ihya mahiyetinde olmadığı, çekişme konusu taşınmazlarda 1994 ve 1995 yılları öncesine ait bir kısım çalışmaların kanunun aradığı manada bir imar ihya çalışması olmadığı, gerçek imar ihyanın ise 1994-1995 yıllarında tamamlandığından niza tarihi olan 2008 yılı itibari ile de, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme bakımından kanunun aradığı 20 yıllık sürenin tamamlanmadığı" açıklanarak davacının Erdemli Belediye Başkanlığına ve Orman Genel Müdürlüğüne karşı açmış olduğu davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazineye karşı açmış olduğu davalarının ise esastan reddine, dava konusu 2151 ve 2163 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 04.03.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise 1962 yılında yapılmış, çekişmeli yerler tespit dışı bırakılmıştır. 2013 yılında mahalde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca tamamlama kadastro çalışmaları yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi