WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4548 E.  ,  2023/6047 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/407 E., 2017/449 K.
...
...
...
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki orman kadastro tespitinin iptali ve tapuya tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 280 parsel ... 1.490,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 283 parsel ... 1.440,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ve 468 parsel ... 830,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, bağ niteliğiyle davacı ve dava dışı kişiler adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ...,...,... parsel ... arazilerin davacı adına kayıtlı olup orman kadastrosu tespitine kadar tarım arazisi olarak kullanıldığını, 27.04.2001 tarihinde yapılan orman kadastro tespitinde davacının ekip biçtiği tapulu taşınmazların orman sınırına dahil edilerek Hazine adına tescil edildiğini, davacının yaklaşık 40 yıldır tapulu mülkü olan, vergisini ödediği, ekip biçtiği, taşlarından temizlediği, tarım arazisi olarak kullandığı taşınmazların 1997 yılında başlayan ve 27.04.2001 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu çalışması sonucunda orman vasfı ile Hazine adına haksız olarak tescil edildiğini, aynı bölgede kadastro komisyonlarının gerekli çalışmaları önceden yaptığı için 1970'li yıllarda söz konusu taşınmazların tapuya tescil edildiğini ve davacının tapu senetlerini aldığını, otuz yıla yakın bir süre tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazların 2001 yılında orman arazisi olarak ilan edildiğini beyan ederek, 27.04.2001 tarihinde yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, orman kadastro tespitine konu olan taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemece dava konusu taşınmazların koordinatlı aplikasyon krokisinin temini sonrasına kadar esastan cevap verme hakkını saklı tuttuğunu, öncelikle davanın 10 yıllık süre açısından reddini talep ettiğini, dava dosyasında yaptıkları araştırmada talebe konu herhangi bir tapu kaydına rastlanmadığını, şayet davacının dilekçesinde belirttiği gibi taşınmazlar Maliye Hazinesi adına tescilli ise davacının orman kadastrosuna itiraz davası açma hakkının bulunmadığını, tapu kaydı davacı adına kayıtlı ise bu kez de tescil talebinin hukuki değeri olamayacağından davanın reddi gerektiğini, davacının 1988 yılında yapılan ağaçlandırma çalışmaları sırasında yıllarca arazisi üzerinde yapılan ağaçlandırma çalışmalarına ses çıkarmamakla arazinin kamu malına dönüşmesini zımmen kabul ettiğini, davanın öncelikle usulden reddine, bu talep kabul edilmediği takdirde esastan reddini savunmuştur.

2. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, söz konusu taşınmazların tapuda hazine adına kayıtlı olmayıp muhtelif şahıslar adına kayıtlı olduğunu, davanın davalı Maliye Hazinesi yönünden husumetten reddi gerektiğini, 6831 ... Kanun'un 11/3 maddesinde hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltileceğinin açıkça düzenlendiğini, davanın Maliye Hazinesi yönünden husumet nedeniyle reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2013 tarihli ve 2011/208 Esas, 2013/131 Karar ... kararla; dava konusu edilen taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun usulüne uygun yapılan keşifle belirlendiği, davacı vekilinin 13.03.2013 tarihli duruşmadaki beyanında taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğunu ve tescil talebinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, alınan teknik bilirkişi raporu kapsamında taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle tescile ilişkin talepten vazgeçildiğinden tescil talebinin feragat nedeniyle reddine, orman kadastro tespitinin iptaline ilişkin talep yerinde görülmekle bu yöndeki talebin kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain ...,...,... parsel ... taşınmazlara ilişkin orman kadastro tespitinin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.06.2017 tarihli ve 2016/13171 E., 2017/5464 K. ... ilamıyla; ".... Dosya içeriği ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen orman kadastro çalışma tutanakları ve alınan ek rapordan; 27.04.2001 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında 280 ve 283 parsellerin P7 nolu iç parselin içinde orman sayılmayan yer olarak orman sınırları dışında bırakıldığı, yine 468 parselinde Tuzaklı Devlet Ormanı sınırları dışında bırakıldığı, 280 ve 283 ... parsellerin tapulu arazi oldukları halde tapu maliklerinin bilgisi ve onayı dışında, kamulaştırma yapılmaksızın Orman Yönetimince 1994 yılı ve sonrasında ağaçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili; orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmış olup, Orman Yönetiminin ağaçlandırma işleminden kaynaklı talepte bulunmamıştır. Çekişmeli taşınmazlarında orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir. Bu durumda davacının orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 114/h ve 115 inci maddeleri gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup, istek olmaksızın resen gözetileceği açıktır. O halde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazların orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışarısında bırakıldığı belirlendiğinden artık orman kadastrosunun iptali talebi ile dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılış tarihi itibari ile orman kadastrosu olup olmadığının davacı tarafından tespiti ve bilinmesine kesin olarak imkan olmadığını, bunun bilinebilmesi için dava açılması gerektiğini ve bu durumun yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağının da sabit olduğunu, orman bölgesi tespiti hususunun ancak ve ancak dava ile belirlenecebilecek bir durum olduğunu, bu sebeple davanın reddi değil konusuz kalması gerektiğini, daha önce davacı lehine çıkan bilirkişi raporları mevcut iken bunların gözardı ederek karar vermesinin de eksik incelemeye sebebiyet verdiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastro tespitinin iptali ve tapuya tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun)

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

...