WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4506 E.  ,  2024/1010 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1991 yılında 6831 ... Orman Kanun’a (6831 ... Kanun) göre 67 nolu orman tahdit komisyonunca yapılan Orman Kadastrosu ve 2003 yılında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması çalışmaları bulunmakta olup, 2003 yılında yapılan çalışmalarda dava konusu Tokat ili Niksar ilçesi Yazıcık ... Mahallesi 256 ada 128 parsel 1953.89 m2 ve orman vasfıyla tespit edilmiştir.

2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Niksar ilçesi Yazıcık Kasabası ... Mahallesinde 256 ada 128 parsel olarak kadastro tespiti yapılan kısmi olarak tarla, kısmi olarak ise gürgen ağaçlarının yetiştirildiği koruluğun müvekkilleri ... ve ... kardeşler tarafından onlarca yıldır bilfiil kullanılmakta ve murislerinden miras kalan bu gayrımenkulün koruma ve bakımının yine müvekkilleri tarafından yapıldığını, dava konusu parselin tarıma elverişsiz taşlık bir arazi iken müvekkilerinin dedesi olan ... tarafından 90-100 yıl kadar önce ihya edilerek kısmi olarak tarla, kısmi olarak da fidan dikmek suretiyle koruluk haline getirildiğini, onlarca yıl boyunca 11-12 dönüm tarla, 2 dönüm ise koruluk olarak müvekkillerinin dedesi ve babası tarafından kullanıldığını, tarla olarak kullanılan kısmının zaman içinde tamamen tarıma uygun bir arazi halini alırken gürgen fidanlarının bulunduğu koruluk kısmı ise bu zaman zarfında müvekkillerinin murisi ve kendileri tarafından yetiştirildiği dışarıdan bakan her insanın rahatlıkla anlayacağı bir ağaçlık bölge halini aldığı, onlarca yıldır koruluk kullanılan davaya konu parsel de dahil olmak üzere bu arazinin Orman Genel Müdürlüğünün yaptığı orman sınırı belirleme kadastro çalışmaları sonucunda orman sınırı dışında olarak tespit edildiğini, Niksar Kadastro Müdürlüğünün yaptığı kadastro çalışmalarında 256 ada 124 parselin müvekkili ... adına, 256 ada 126 parselin yine ... adına, 256 ada 127 parselin müvekkili ... adına tespit edildiğini, üç parselin çevrelediği davaya konu 256 ada 128 parselin koruluk ve tarladan oluşan gayrımenkulün ise Maliye Hazinesi adına tespit edildiğini, bu nedenle 256 ada 128 parsel numaralı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespitinin iptali ile tarla olan kısmın müvekkili ... adına, tespiti yapılan 256 ada 124 parsele eklenmesine, koruluk kısmının ise 256 ada 128 parsel olarak her iki müvekkilleri adına tapuya kaydına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olup, yargılama aşamasında Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30/07/2009 tarih ve 2004/70 Esas, 2009/33 Karar ... ilamı ile; davacı ...'un davasının reddine, davacı ...'un davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile; Tokat İli, Niksar İlçesi, Yazıcık, ... Mahallesi, Gürgenlik Mevkiinde bulunan 256 ada 128 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisi Cemal Budak'ın rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1478,72 m2.lik kısmın tespit gibi Orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı taşınmazın fen bilirkişisi Cemal Budak'ın rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 475,17 m2.lik kısmının tespitinin iptali ile bu kısmın 24 pay kabul edilerek; 6 payın ... kızı ..., ayrı ayrı 3'er payın ... evlatları Halise Uygun (Kılınçarslan), Halime Uygun (Gül), ..., Keramattin Uygun, ..., ... adlarına tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, Tokat ili Niksar ilçesi Yazıcık ... Mahallesi Yadalan mevkiinde bulunan 256 ada 124 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Orman İdaresi ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2010 tarihli ve 2010/5072 Esas, 2010/8804 Karar ... ilamıyla; İlk Derece Mahkemesince Hazinenin de davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması gerektiği, İlk Derece Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, yörede 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 4 üncü maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunduğundan ve taşınmazın sınırında orman bulunduğundan, taşınmazın orman niteliğinin saptanması için öncesinin belirlenmesi gerektiği, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun taşınmazın orman niteliğini belirlemede yeterli ve kanaat verici olmayıp bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, mahkemece eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerektiği, 256 ada 124 parsel zaten davacılar adına tespit edildiğinden ve dava konusu olmadığından olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken sicil oluşturulmasının da doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2010/2 Esas, 2015/9 Karar ... ilamıyla; davanın kabulüne ve Tokat ili Niksar ilçesi Yazıcık Köyü, Gürgenlik Mevkii 256 ada 128 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, Tokat ili Niksar ilçesi Yazıcık Köyü, Gürgenlik Mevkii 256 ada 128 parsel ... 1953,89 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla; 55408338354 TC numaralı ... (ölü) mirasçıları arasında ve 55405338418 TC numaralı ... (ölü) mirasçıları arasında tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde muhdesat olan ağaçların, davacıların pay oranları nispetinde tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2017 tarihli ve 2015/13053 Esas, 2017/1981 Karar ... ilamıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, taşınmazın öncesini gösteren hava fotoğrafları ve memleket haritası uygulamasının usule uygun yapılmadan salt keşif günündeki bulgulara göre düzenlenen birbiri ile çelişkili bilirkişi raporları ile uyuşmazlığın çözümlenemeyeceği, taşınmazın orman olup olmadığının ve hukukî durumunun öncesi itibariyle araştırılması gerektiği, mahkemece öncelikli olarak, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın ve sınırlarının kesin olarak belirlenmesi, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun) ve 5658 ... Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 ... Kanun) karşısındaki durumunun saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgelerin fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılması; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parsellerini de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerindeki nitelikleri, üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği ve ağaçlarının dağılımı, kapalılık oluşturup oluşmadığı hususları ile orman içi açıklık konumunda bulunup bulunmadıklarının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak irdelenmesinin istenmesi, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman ile ilişkisinin olduğu, öncesinde ve günümüzde fiilen orman olduğu, bu vasfından dolayı zilyetlik süre ve şekli ne kadar ve ne şekilde olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Niksar ilçesi Yazıcık Köyü, ... Mahallesi Gürgenlik Mevkii, 256 ada 128 parsel ... taşınmazın Komisyon tespiti gibi Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hem dosyaya giren bilirkişi raporlarıyla hem de Yargıtayın bozma ilamlarıyla çelişkili halde olduğunu, dava tarihinin 2004 yılı olduğunu, o tarihte hayatta olan müvekkili ve babası ...’un 2005 yılında hayatını kaybettiğini ve davaya o tarihten sonra kardeşleri ve 2015 yılında hayatını kaybeden müvekkili ve annesi ... adına devam edildiğini, 2015 yılında ...'un hayatını kaybetmesi ile daha önce tarım yapılan ve içerisinde meyve ağaçları bulunan davaya konu yer ile geçen 15 yıllık süre zarfında ilgilenilemediğini ve tarımsal faaliyet yapılmadığını, davanın açıldığı tarih ile son yapılan keşif arasında geçen 16 yıl içerisinde davaya konu yerin bitkisel örtüsünün değiştiğini, meyve ağaçlarının çoğunlukla kuruduğunu ve yabani bitki örtüsü yayıldığını, mahkemenin verdiği kararın son yapılan keşifte belirlenen tespitlere dayalı olduğunu bu tespitlerin de kendi içerisinde çelişkili olduğunu, ayrıca dosyaya giren raporların bir kısmına itiraz haklarının süresi sona ermeden bir kısım raporların ise taraflarına tebliğ dahi edilmeden, talepleri olmasına rağmen gerekçeli mazeret dilekçelerinin yok sayıldığını ve 11.02.2020 günü savunma hakları kısıtlanarak yokluklarında davanın reddine karar verildiğini, kararın dayanak edildiği üç adet bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 06.09.2019 tarihli ve 06.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki kısmi olsa da haklılıklarını ortaya koyacak tespitlerin görmezden gelindiğini, kararda taraflarına tebliğ dahi edilmeyen üçüncü bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itibar edildiğini, 2005 yılından evvel onlarca yıldır ve hatta belki 100 yılı aşkın süre boyunca müvekkillerinin murislerinin burada tarım yaptıklarını, orman kadastro haritasında davaya konu yerin orman sınırının dışında kaldığının görmezden gelinerek Google Earth uygulamasında bulunan son görüntülere itibar edilmesinin doğru olmadığını, her ne kadar 128 parselin tamamının davacılar adına tescili talep edilmiş ve yargılama boyunca dosyaya giren raporlardan yerin bir kısmının ağaçlık olduğu tespit edilmiş ise de parselde tarım yapılan yerin ayrılamayacağı kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemece dosyaya giren daha önceki raporlara, mahalli bilirkişilere, orman haritalarına ve hatta dosyaya son giren iki adet rapora itibar edilmediğini ve kararını salt 03.02.2020 tarihli rapora dayandırarak hukuka aykırı bir sonuca vardığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3402 ... Kadastro Kanunu.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.