8. Hukuk Dairesi 2021/4496 E. , 2024/2090 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 139 ada 4 sayılı parselin 120 m2 olarak adına tespit gördüğünü ancak evveliyatında tescil davası sonucu oluşan Kasım 1967 tarihli ve 19 sıra nolu tapu kaydı ile babası İbrahim oğlu Ethem Evran adına 6.016 m2 yüzölçümü ile kayıtlı olduğunu, zeytinlik vasfı ile intikalen zilyet ve tasarruflarında olan ve orman tahdit sınırları dışında kalmasına rağmen, 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan 101 ada 957 ve 966 sayılı parseller içine dahil edilen yerin davalı adına yapılan tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.
İlk olarak İlk Derece Mahkemesince, davacının tutunduğu Kasım 1967 tarihli ve 19 numaralı tapu kaydının Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.1967 tarihli ve 1967/248-554 sayılı ilâmıyla oluştuğu, davacının murisi ile davalı Hazine arasında görülen dava sonucunda ve öncesi orman olan yerde oluşması nedeniyle Orman İdaresini bağlamayacağı gerekçesiyle 101 ada 957 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın esastan reddine tespit gibi Hazine adına tesciline; 101 ada 966 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine ve tespit gibi Hazine adına tesciline dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli ve 2014/9566 Esas, 2015/6133 Karar sayılı ilamı ile, dayanılan tapu kaydının, öncesi orman olan yerde oluştuğu ve taraf olmayan Orman İdaresini bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de; tapu kaydı uygulamasının soyut ve yetersiz olup, dosyaya getirtilen tescil krokisinin de şekil itibarıyla çekişmeli taşınmazlara benzemediği, yine fen bilirkişi raporlarında kullanım kadastrosu sonucu oluşan 1040 ilâ 1047 sayılı parsellerin paftasının da zeminle ve 2/B paftasıyla uyumsuz olduğu ve dava edilen taşınmazların tam olarak hangi parsellerde kaldığı konusunda tereddüt oluştuğu belirtilerek, Mahkemece dayanılan tapu kaydı ve dayanağı tescil krokisinin önceki keşiflerde görev almayan fen bilirkişiler tarafından yeniden etraflıca uygulanması ve uygulamanın kroki üzerinde gösterilmesi, tapu kaydı taraf olmayan Orman İdaresini bağlamasa da, Hazineyi bağlayacağı hususunun düşünülmesi, çekişmeli taşınmazların hangileri olduğunun kesin olarak belirlenmesinden sonra, tapu kaydı kapsamında kalan parsellerin davalı hale getirtilmesi, lehine kullanım şerhi verilen kişilerin davaya dahil edilmesi, 957 sayılı parselin davaya konu olmayan ve diğer itirazlı parsellerin kadastro tutanak asıllarının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde; davacının mülkiyete yönelik talepleri yönünden tefrik kararı verildiği ve eldeki davanın 101 ada 1043 ve 1047 parsellerin Ek-4 üncü maddesine istinaden yapılan kullanım kadastro tespitine itirazla sınırlı kaldığı ve tescil krokisinde yön dönüklüğü bulunduğu krokinin kuzey yönünün zeminde doğu- kuzeydoğu yönüne isabet ettiği tescil krokisinin 1043 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmını, 1047 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmını ve orman sınırlarında kalan (C) harfi ile gösterilen kısmını kapsadığı, (A) harfi ile gösterilen kısmın 2/B ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanım kadastrosuna tabi tutulduğu ve bu kısmın kullanıcısı evvelce davacının babası iken ölümü ile vereseler arasında yapılan taksim sonucu davacıya intikal ettiği ve halen davacının zilyetliğinde olduğu; B ve C ile gösterilen kısımların ise 2006 yılında yapılan 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B maddesi uygulamasında orman sayılan yerde kalmasına rağmen haklarında kullanım kadastro tutanağı düzenlendiği aslolan-esas alınması gerekenin 2006 yılında yapılan 2/B uygulaması ile belirlenen 2/B orman sınırları olduğu, dava konusu 1043 ve 1047 parseller de dahil dava dışı 1040, 1041 ve 1044 parsellerde orman sayılan yerlerde kalan kısımlarının olduğu bu kısımların her ne kadar iptali gerekse de; dava konusu olan 1043 ve 1047 parsel yönünden eldeki davada Orman İdaresi ve Hazine tarafından orman sayılan kısımların iptali istemiyle açılıp birleştirilen bir dava veya bu yönde asli müdahale talebi bulunmamakta olup resen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı iş bu dosyada taleple bağlılık ilkesi gereği tefrikten sonra eldeki davada sadece davacının 1043 ve 1047 parselde kalan (A) ve (B) harfileri ile gösterilen kısımların kullanım hakkının beyanlar hanesine şerhi talebi ile sınırlı olarak değerlendirme yapmak gerektiği belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile, dava konusu Muğla ili Milas ilçesi Karahayıt Mahallesi Çakmak Mevkii 101 ada 1047 parselin kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline; 101 ada 1043 parsel hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesine istinaden yapılan kullanım kadastrosu sonucunda düzenlenen kadastro tutanağındaki tespitinin iptali ile; zeytinlik vasfıyla 11.154,07 m2 yüzölçümüyle, beyanlar hanesine sırasıyla; "I- İş bu parsel 6831 S.K 2B. maddesi gereğince Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışarısına çıkarılmıştır, II- Bu parselin Harita Mühendisi M.Ç tarafından tanzim edilen 02.07.2019 havale tarihli raporun EK-3 numaralı krokisinde 101 ada 1043 parsel içerisinde sınırlandırılıp (A) ile gösterilen 3.376,74 m2'lik kısmın Ethem Oğlu ...'ın zilyetliğinde, (A) ile gösterilen kısmın haricindeki 7.777,33m2'lik kısmın Hasan Oğlu ...'in zilyetliğinde olduğunun..." şerh edilmesi suretiyle tam hisse olarak Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesine istinaden yapılan kullanım kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 Sayılı Kanun) göre; 2006 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon, 2 nci madde ve 2/B madde uygulaması, dava sırasında 2010 yılında yapılan Ek-4 kullanım kadastro çalışması vardır. Bu çalışmada 101 ada 957 parsel, 1040 ilâ 1047 sayılı parsellere ifraz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!