WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4450 E.  ,  2023/3500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2018/15 K.
KARAR : Davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, diğer davacılar yönünden davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müdahil ... vekili ve davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 450 ada 23, 24, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37 ve 38 parsel ... sırasıyla 1.215.55, 1.241.02, 786.20, 898.34, 1.223.59, 1.246.78, 930.15, 1.335.33, 2.865.50, 197.04, 196.54, 198.05, 358.05, 182.44, 189.51 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Davacı Hazine temsilcisi çekişmeli taşınmazların dere yatağında bulunduğu iddiası ile dava açmış, taşınmazların tespit harici bırakılmasını ya da Hazine adına tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davacılar ... ile ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 450 ada 23, 24, 25, 26, 27, 20, 30, 31 ve 32 parsel ... taşınmazların adlarına tescillerini istemiştir.

4.Davacı ... tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 450 ada 23 parsele karşı dava açmıştır.

5.Yargılama sırasında 450 ada 24,25,26 ve 27 parsel ... taşınmazlara yönelik tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliklerinin olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2013 tarihli ve 2009/139 Esas, 2013/170 Karar ... kararı ile;
Dava konusu tüm taşınmazların Bolaman Irmağı yatağında bulunmadığı ve tarım arazisi vasfında olup tespit maliklerinin zilyetliğinde bulunduğu, tespit maliklerine ise dedelerinden ve babalarından intikal ettiği, dava konusu 450 ada 24, 25, 26, 27 parsel ... taşınmazların ... mevkiili Şubat 1324 tarih ve 37 nolu tapu kaydının kapsamında bulunduğu ve müdahil davacı ...'in ilgili kök tapu kaydından gelen 16.08.1982 tarih ve 8 nolu, 05.06.2002 tarih ve 4 nolu ve 08.08.2006 tarih ve 4 nolu tapu kayıtları ile toplam 36148 payının bulunduğu, davacılar ... ve ...'ın dava konusu taşınmazlarda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığı, davacı ...'ın davasından feragat ettiği gerekçeleri ile davacı Hazine'nin davasının reddine, davacı ...’ın davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ... ve ...’ın davasının reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, 450 ada 23, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 450 ada 24, 25, 26 ve 27 parsel ... taşınmazların ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/10100 Esas, 2016/4780 Karar ... kararında özetle; "taşınmazlar üzerindeki zilyetlik durumu ve süresinin kesin olarak belirlenmediği, müdahil ...’nın dayanağı olan tapu kaydının mahallinde usulünce uygulanmadığı, uygulamada tüm komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmadığı, bir taşınmazın kullanım durumunun belirlenmesindeki en iyi yöntem olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, paftada dere görünmemesine rağmen taşınmazın dere yatağında olmadığı şeklindeki yetersiz, ayrıntıdan uzak jeolog bilirkişi raporu ve tek kişilik yetersiz ziraat bilirkişisi raporu ile yetinilerek hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu açıklanarak; kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl önceki en az üç evreye ilişkin çekişmeli taşınmazı gösteren hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler kurulu ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında; yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kimler tarafından neye istinaden ne zamandan beri zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, uygulamada çekişmeli taşınmazları dıştan çevreleyen tüm parseller dikkate alınması, daha sonra jeolog, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler kuruluna dosyanın tevdii ile taşınmazın stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın niteliği, dere yatağında kalıp kalmadığı ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ve taşınmazın imar-ihyası tamamlanmış ise imar-ihyanın tamamlandığı tarih ayrı ayrı belirlenmesi, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliğiyle ilgili taşınmazların her yönden çekilmiş fotoğraflarını içerir ve taşınmazları ayrı ayrı belirtir ayrıntılı rapor alınması, müdahil ...’nın dayanağı tapu kaydı 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların müdahil ...’nın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanması, tapu kaydının dışında kalan bölümler varsa bu bölümlerde zilyetlik araştırması yapılması, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmesi uzman fen bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek, varsa dere ve yatağını da gösterecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Müdahilin dayanak ... mevkili tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığını, bir an için beyanlara itibar edilip davacı ...'in dayanak tapu kaydı uygulanmış kabul edilse bile bir hududunun bilinememiş olması dolayısıyla kaydın 3402 ... Kanun'un 20/C maddesi gereğince miktar ile sınırlandırılması gerektiği, buna göre kayıt kapsamında kalan dava dışı 450 ada 22 parsel ... taşınmazın davacı ... adına belgesizden tespit gördüğü, dava dışı 450 ada 22 parsel ... taşınmazın miktarının dayanak kayıt miktarından fazla olduğu hususu dikkate alındığında dava konusu taşınmazların zilyetlik hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dosya kapsamına göre müdahil davacı ...'in dava konusu taşınmazlarda herhangi bir zilyetliğinin olmadığı, bu açıdan Müdahil davacı ...'in davasının reddi gerektiği, birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın dava konusu taşınmazlardan bir kısmını Mahkememizin yukarıda yazılan esas ... dosyaları ile dava ettikleri ancak birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın dava konusu taşınmazlarda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan üstün haklarının olmadığı ve dava konusu taşınmazlarda zilyetliklerinin bulunmadığı bu sebeplerle davalarının ayrı ayrı reddi gerektiği, birleşen dosya davacısı ...'ın ise açmış olduğu davadan 13.06.2011 havale tarihli feragat dilekçesi ile feragat ettiği bu nedenle davasının reddi gerektiği, Hazinenin davasına gelince; yapılan inceleme neticesinde teknik bilirkişi raporlarında ve özellikle bilirkişi ... ... tarafından sunulan Jeoloji raporuna göre dava konusu taşınmazların bir kısmının dere yatağında kaldığı, eski tarihli hava fotoğraflarına göre derenin yatak değiştirmeden önce dava konusu taşınmazların 05.03.2018 havale tarihli Fen bilirkişisi raporunda ve krokisinde renkli(taralı) olarak gösterilen kısımlarının dere yatağında olduğu, yapılan keşifte zeminde çukur açmak suretiyle inceleme yapıldığı ve dere malzemesine rastlanıldığı, DSİ tarafından dere yatağında 2013 yılında çalışma yapılmışsa da derenin aktığı yer ile dava konusu taşınmazlar arasında belirgin ve koruyucu bir set bulunmadığı, her ne kadar zirai bilirkişi raporuna göre imar-ihyanın 60-65 yıl önce tamamlandığı şeklinde genel bir ifade kullanılmışsa da dava konusu taşınmazlar üzerindeki fındık fidanlarının 2-3 yaşında olması ve mahalli bilirkişilerin kullanım ve zilyetlik sürelerini olaylara ve zamana dayalı olarak açıklamadıkları, davalıların dava konusu taşınmazları sadece sahiplenmek için kısa süre önce ekip biçtikleri ve taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetliklerinin olmadığı, somut olayda 3402 ... Kanun'un 14. ve 17 nci maddelerinde öngörülen iktisap şartlarının oluşmadığı, 05/03/2018 havale tarihli Fen bilirkişisi raporunda ve krokisinde renkli(taralı) olarak gösterilen dava konusu taşınmazlardan 450 ada 33-34-35-36-37-38 parsel ... taşınmazların bütün olarak, dava konusu 450 ada 32 parsel ... taşınmazın 32/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 31 parsel ... taşınmazın 31/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 30 parsel ... taşınmazın 30/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 29 parsel ... taşınmazın 29/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 27 parsel ... taşınmazın 27/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 26 parsel ... taşınmazın 26/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 25 parsel ... taşınmazın 25/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 24 parsel ... taşınmazın 24/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dava konusu 450 ada 23 parsel ... taşınmazın 23/A harfi ile gösterilen taralı alanın, dere yatağında olduğu, ve devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu, 3402 ... yasanın 16/C maddesi gereğince tescil ve sınırlandırmaya tabi olmadığı bu sebeple dava konusu taşınmazların bu kısımlarının dere yatağı niteliği ile tespit dışı bırakılması gerektiği, dava konusu taşınmazlardan 450 ada 33-34-35-36-37-38 parsel ... taşınmazların bütün olarak dere yatağında kaldıklarından tamamının tespit dışı bırakılması gerektiği, dava konusu 450 ada 23-24-25-26-27-29-30-31-32 parsel ... taşınmazların taralı alanlar dışındaki yerlerin ise zilyetlikle iktisap şartları oluşan tespit malikleri adına yazılması gerektiği gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, birleşen dosyalar davacıları ... ve ...'ın davalarının reddine, müdahil Davacı ...'in davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müdahil ... vekili ve davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar ..., ..., ... müşterek temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazların dere yatağında olmayıp özel mülkiyet altında olduklarını, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı ile malik olduklarını ileri sürmüşler ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın dere yatağında olmayıp özel mülkiyet altında olduğunu, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı ile malik olduğunu ileri sürmüş ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazın dere yatağında olmayıp özel mülkiyet altında olduğunu, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı ile malik olduğunu ileri sürmüş ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

4.Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müşterek temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, taşınmazların dere yatağında olmayıp özel mülkiyet altında olduklarını, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı ile malik olduklarını ileri sürmüşler ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

5.Müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, tapu kaydındaki hisse miktarı ile adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

6.Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürmüş ve resen belirlenecek hususlarla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraz davası olup, çekişmeli taşınmazların dere yatağında olup olmadığı, davalıların taşınmazlarda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve taşınmazların özel mülkiyete konu olabilecek taşınmaz olup olmadığı, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığının belirlenmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 13,14,16,17,18,20. maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müdahil ... vekili ve davacı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.