8. Hukuk Dairesi 2021/4339 E. , 2024/1526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/7 E., 2018/62 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Kulundere Köyü 133 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 3.436.820,54 metrekare ve 144.070,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Kulundere köyü halkı tarafından kadimden beri mera olarak kullanıldığı açıklanmak suretiyle orta malı olarak sınırlandırılmış, gerçek kişilerin komisyona yaptıkları itiraz reddedilmiştir.
Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği, çekişmeli taşınmazların kendi idari sınırları içinde olduğu ve köylüleri tarafından kadimden beri mera olarak kullanıldığını ileri sürerek Kızılpınar Köyü merası olarak özel sicillerine yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında Orman İdaresi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince "davacı ... Köyünün talebinin meranın aidiyetine ilişkin olduğu gerekçesiyle davasının tefrikiyle yeni bir esasa kaydedilmesine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, 133 ada 2 sayılı parselin kadastro tespit tutanağının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, 133 ada 3 sayılı parselin tespit gibi sınırlandırılmasına" karar verilmiş, hükmün müdahil davacı ... İdaresi vekili tarafından 133 ada 3 sayılı parselin orman olduğu, davalı Hazine vekili tarafından ise, 133 ada 2 parsel yönünden yapılan araştırmanın yeterli olmadığı iddiasıyla temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/14300 Esas, 2016/1743 Karar sayılı kararıyla "Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda uygulandığı belirtilen memleket haritasının elde edildiği hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapılıp taşınmazların hava fotoğraflarında ne olarak gözüktüğü, üzerindeki bitki örtüsünün ne olduğu belirlenmediği gibi, çekişmeli taşınmazların memleket haritasındaki yerinin el ile işaretlenmiş olması nedeniyle de hükme yeterli olmadığı, bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile komşu parsel tutanakları ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman ve bir harita bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğnun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şekli detaylı olarak incelenmesi; değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "yapılan keşif ve alınan uzman bilirkişi raporları uyarınca, 133 ada 2 parsel yönünden taşınmazın orman sayılan alanlardan olması anlaşıldığından davasını ispat eden davacı ... idaresinin davasının kabulüne, 133 ada 3 parsel yönünden taşınmazın orman sayılmayan alanlardan olduğu anlaşıldığından davacının davasını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine" karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı ... İdaresi vekilinin 133 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin133 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin 133 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece 2 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki; dava konusu 2 nolu parsel 3.436.820,54 metrekare yüzölçümünde olup, çok büyük alanı kapmasına rağmen, bölüm bölüm değil parsel bazında eğim hesaplanmış, memleket haritasındaki açıklık olarak gözüken alanlarla ilgili ayrı bir değerlendirme yapılmamış, açıklık miktarları nazara alınarak ne kadarının mera ne kadarının orman sayılan yer olduğu ve çekişmeli parselin komşu 117 nolu mera parseli ile bütünlük oluşturan bölümleri olup olmadığı irdelenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılarak ve taşınmazın büyüklüğü de gözetilerek benzer eğimdeki kısımlara bölünerek, bölüm bölüm eğimi belirlenmeli; taşınmazın yüzölçümü nedeniyle bölge bölge farklılıklar gösterdiği dikkate alınarak, en eski memleket haritasında ve hava fotoğrafında açıklık olarak gözüken alanlarla ilgili ayrı ayrı değerlendirme yapılmalı, açıklık miktarları nazara alınarak ne kadarının mera, ne kadarının orman sayılan yerlerden olduğu tartışılmalı, çevresindeki 117 nolu parselin mera vasfında olduğu göz önünde bulundurularak çevresiyle birlikte değerlendirme yapılarak stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, taşınmazın büyüklüğü nedeniyle farklılıklar gösteren kısımları ile ilgili bölge bölge değerlendirme yapılan, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ... İdaresi vekilinin (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının reddi ile 133 ada 3 nolu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün dava konusu 133 ada 2 nolu parsel yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!