WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/4317 E.  ,  2024/3114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/46 E., 2020/24 K.
KARAR : Davacının davasının reddine, davalı/birleşen dosya davacısının davasının kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili talepli açılan ve birleşen dosyada kadastro tespitine itiraza yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacıların davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir. Verilen karar, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince karar onanmıştır. Davalı ... İdaresi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, karar kısmen bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacıların davasının reddine, davalı/birleşen dosya davacısının davasının kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kandıra Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gönderilen ve sonra ... Köyü 262 ada 11 parsel ve 263 ada 9 parsel yönünden tefrik edilen işbu dava dosyasına davacılar vekili tarafından verilen 03/02/2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; Kandıra ilçesi, ... Köyü’nde bulunan (262 ada 11, 263 ada 9 parseller) dava dilekçesinde tarif edilen taşınmazlarla ilgili olarak Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde öngörülen zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle taşınmazların davacılar ... ve ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Müdahil davacı ... 17.11.2014 hakim havale tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların babası ... Çelik'ten intikal ettiğini, babasının vefatıyla ağabeyleri ... ve ... 'in taşınmazları taksim ettiklerini, kendisine hak verilmediğini bu sebeple dava konusu taşınmazlardaki hakkını talep ettiğini beyan ederek davacı olmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 2011/149 Esas sayılı dosyasının birleşenleri olan 2011/168 ve 2011/152 esas sayılı dosyalarına davacı Hazine vekili tarafından verilen dava dilekçelerinde ise özetle; dava konusu taşınmazların evveliyatında orman tahdidi kapsamı içinde olup, taşınmazın orman kapsamında kalarak orman vasfında sayılacağı; bilahare orman tahdidi dışına çıkarıldığı ve tahdidin 22.05.1991 tarihinde askıya çıkarılarak 23.11.1991 yılında kesinleştirildiği, kesinleşme tarihi olan 23.11.1991 tarihi itibariyle orman tahdidi dışına çıkarılma tarihinden tespit tarihine kadarki sürede 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, orman tahdidi kapsamında iken, orman alanı sayılacağından, nizasız ve fasılasız hususunu kestiğini zilyetlik konusunu ortadan kaldırmakta olduğunu, bu durumda zilyetliklerinin söz konusu olamayacağı, zilyetlik süresi dolmadan, tespit sırasında sadece zilyetliğe dayanarak davalılar adına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) eklenen geçici 8. maddesi uyarınca yapılan tespitin usul ve yasalara aykırı olacağından Kadastro Mahkemesinden tespitin iptali ile dava konusu parsellerin Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 2011/149 Esas, 2014/50 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu Kocaeli ili, Kandıra ilçesi Babaköy Köyü 262 ada 11 nolu parselin kadastro tespitinin iptali (A) harfi ile gösterilen 2601,79 m² lik kısmın tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1503,14 m² lik kısma aynı adanın son parsel numarası verilerek, tespitteki vasıflarıyla birlikte Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Kocaeli ili, Kandıra ilçesi Babaköy Köyü 263 ada 9 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile (A) harfi ile gösterilen 1801,37 m² lik kısmın tespitteki vasıflarıyla birlikte tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 5206,03 m² lik kısma aynı adanın son parsel numarası verilerek, tespitteki vasıflarıyla birlikte Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 2015/3645 Esas, 2015/3066 Karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamı öncesi 2014/82 Esas sayılı dosyasında verilen hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 2015/13525 Esas, 2017/2908 Karar sayılı ilamı ile onanmış, Orman İdaresi vekili tarafından karar düzeltme istenilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2018/2411 Esas 2018/6750 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazların 20.09.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımlarının tarla vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilmişse de (B) kısımları yönünden yapılan araştırmanın yeterli olmadığı belirtilerek, taşınmazların (A) kısımları yönünden onama kararının aynen muhafazası ile ilave olarak hükmün mahkemece Hazine adına tesciline karar verilen dava konusu taşınmazların (B) kısımları yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısımlarına yönelik yürütülen yargılamada; davacılar ... ve ... vekilinin 27.01.2020 tarihli dava konusu taşınmazın ilgili (B) harfi ile gösterilen yerlerine ilişkin taleplerinin olmaması nedeniyle davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, asli müdahil ...'in ise bozma öncesi verilen kararı temyiz etmemesi üzerine ... açısından verilen kararın kesinleştiği sabit görülerek açtığı dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin talebi doğrultusunda yapılan keşfe binaen düzenlenen 04.03.2020 tarihli fen ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu 262 ada 11 parsel ve 263 ada 9 parsel sayılı taşınmazların 20.09.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve 2011/149 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan kesinleştirme işlemi neticesinde 262 ada 16 parsel ile 263 ada 12 parsel numaraları ile tescil edilen kısımlarının orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği görülmekle Hazinenin bu kısımlara yönelik açtığı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilince; kadastro komisyonu çalışması sonucu kesinleşen tahdidin dışında bırakılan taşınmaz, orman tahdidinin kesinleşmesine kadar geçen sürede orman niteliğinde olduğundan bu süredeki zilyetliğe değer verilemeyeceği, bu sebeple davacılar lehine zilyetlik koşulları oluşmayacağı ayrıca İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediği sebebiyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.