8. Hukuk Dairesi 2021/4306 E. , 2023/5649 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/122 E., 2020/18 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Beldesi ... Mahallesinde bulunan 392 ada, 6 parsel ... taşınmaz, yörede 2013 yılında, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve Geçici 8 inci maddelerine istinaden arsa vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde; kadastro işlemine konu olan ve davalı adına işlem gören 392 ada 6 parsel numaralı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu ve çalılık vasfında olduğunu, Hazine adına işlem görmesi gerektiğini belirterek taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; taşınmazın yaklaşık 20-30 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olarak imar-ihya ederek davalı tarafından kullanıldığını, satın almak suretiyle zilyet olduğunu, eklemeli zilyetlikle 30 yılı aşkın süredir kullandığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığını, davalının satın aldığı kişiden itibaren imar-ihyanın başlandığını, davalının taşınmazda bulunan taşları temizlediğini, çeşitli ağaçlar ve bitkiler diktiğini, taşınmazın verimlik kullanılması için seki yaptığını, taşınmaza ait vergilerin satın alındığından beri ödendiğini, taşınmaza ait hava fotoğrafları ve memleket haritalarından da taşınmazın taşlık ve çalılıkla alakasının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın açıldığı ... Kadastro Mahkemesi 06.02.2015 tarihli ve 2013/586 Esas, 2015/42 Karar ... kararıyla; dava konusu taşınmazın kullanılmadığı, zilyetliğin iradi olarak terk edildiği gerekçesiyle kabulüne karar verilerek tespitin iptali ile 6 nolu parsel ... taşınmazın arsa vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin tarihli 31.05.2017 tarihli, 2015/16935 Esas, 2017/4873 karar ... bozma ilamında özetle; "hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 5-8 yıldır kullanılmadığının belirtildiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında ise davalının taşınmaz ile 5-10 yıldır ilgilenmediği belirtildiğinden bu haliyle beyan edilen sürelerin öncesinde davalının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmuşsa 5-10 yıllık taşınmazda kullanım olmamasının zilyetliğin iradi olarak terk edildiğini göstermeyeceği, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihten 15-20 yıl önce çekilmiş iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının istenerek, bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro mühendisi ile bir orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanması gerektiği, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün ve bitki örtüsünü oluşturan unsurların sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü, kullanım durumu ve tasarruf sınırlarının detaylı olarak belirtildiği bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek şekilde krokili rapor düzenlenmesi gerektiği, bu şekilde araştırmanın sonucunda taşınmazın öncesinde ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürüldüğü, ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması gerektiği, tüm toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlik ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup olmadığın belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... Kadastro Mahkemesi tarafından bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 27.02.2020 tarih, 2018/122 Esas, 2020/18 karar ... karar ile; 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddelerindeki zilyetlik ve imar-ihya koşuluyla edinim şartlarının davalı lehine oluşmadığı gerekçesiyle 392 ada 6 parsel ... taşınmaza ilişkin davanın kabulü, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın arsa vasfıyla davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının taşınmazı 25-30 yıldır kullandığının mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, fen bilirkişi ve orman bilirkişinin raporunda taşınmazın orman niteliğinde olmadığının tespit edildiğini, ziraat bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalı lehine oluştuğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanunun 14 ve 17 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARA
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!