8. Hukuk Dairesi 2021/3136 E. , 2024/3366 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/500 E., 2020/452 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında tapusuz taşınmaza yönelik olarak kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı açılan tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Saruhan Belediye Başkanlığı vekili, davalı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, sınırları belirtilen tapusuz taşınmazı yirmi yılı aşkın bir zamandan bu yana davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu, taşınmaz üzerinde yirmi yaşından büyük zeytin ağaçlarının bulunduğunu iddia ederek, dava konusu taşınmazın mülkiyet hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi gereğince davacı adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/5651 Esas, 2016/1736 Karar sayılı bozma ilamında özetle; ''Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmadığı, 1973 yılında yapılan tapulamada çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin çalılık niteliğiyle tescil harici bırakıldığı, Mahkemece davacı yararına edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, davacı tarafından çekişmeli yere ait Sulh Ceza Mahkemesine ait beraat kararı bulunduğu belirtilmesine rağmen dava dosyası getirtilip keşifte uygulanmadığı, ziraat bilirkişisi raporunun taşınmazın niteliğini belirleme hususunda doyurucu olmadığı, ayrıca imar ve ihya ile zilyedliğin tespiti noktasında keşifte tanık beyanlarına başvurulmadığına'' değinilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.10.2012 tarihli ve 2016/500 Esas, 2020/452 Karar sayılı ilamında özetle ''Dava konusu taşınmazda (D) harfi ile gösterilen 10716,00 m2 yüzölçümündeki yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesinin karşılığı teşkil eden zilyetlik süresinde 20 yılı aştığı, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu, 17 inci maddede açıkça ifade edildiği üzere masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilme koşullarının gerçekleştiği, taşınmazın mahsuldar zeytin bahçesi vasfında zilyetlikle iktisap edilebilir yerlerden olduğuna'' değinilerek, davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu karar davalı Saruhan Belediye Başkanlığı vekili, davalı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın 766 sayılı Kanun uyarınca 1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında çalılık niteliğiyle tescil harici bırakıldığı, dava devam ederken 2015 yılında dava konusu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesi uyarınca orman kadastrosu yapıldığı, dolayısıyla eldeki davanın tescil ve aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27 inci maddesinde ''Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.'' hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" düzenlemesi mevcuttur.
Hal böyle olunca, Mahkemece orman kadastrosuna itiraz davası açısından dava dosyasının tefrik edilerek 3402 sayılı Kanun'un 27 inci maddesi uyarınca kadastro mahkemesine gönderilmesi, tescil davasının 6100 sayılı Kanun'un 165 inci maddesi uyarınca elde bekletilmesi, kadastro mahkemesince görülecek orman kadastrosuna itiraz davasının sonuçlanmasından sonra sonucuna göre asliye hukuk mahkemesince tescil davası hakkında hüküm kurulması gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı Saruhan Belediye Başkanlığı vekili, davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz itirazlarındaki sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, peşin harcın istek halinde davalı ... Belediye Başkanlığına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!