WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17768 E.  ,  2024/4421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/446 E., 2021/499 K.
BİRLEŞEN DOSYA 2012/121 ESAS
DAVA TARİHİ : 19.12.2011
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili; sınırlarını bildirdiği yaklaşık 20.000 m2'lik taşınmazı davalı ...'ten satın aldığı ve bedelini nakden ödediği, davalı ...'in ise satın alınan araziye zeytin dikmek, yetiştirmek ve zeytinliğin bakım işlerini yapmak üzere ortak edildiği, emek ve hizmet dışındaki tüm masrafların yine kendisi tarafından ödenmek koşuluyla taşınmaza 1/2 oranında ortak olduklarını ileri sürerek, kadastroda tescil harici bırakılan taşınmazın 1/2 hissesinin ... adına, 1/2 hissesinin davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosya davacısı ... vekili sınırlarını bildirdiği taşınmazı, 50 yılı aşkın süredir zilyet ettiğini ileri sürerek, davaya konu taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; asıl dosya yönünden davanın kabulü, birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile, teknik bilirkişinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 15.898 m2'lik taşınmazın 1/2 hissesinin davacı ... adına, 1/2 sinin ise davalı ... adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiştir. Karar davalı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, davacı gerçek kişilerin tescil harici bırakılmış taşınmaza karşı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi gereğince tescil davası açmış oldukları, mahkemece davanın açıldığı tarihten 20 yıl öncesine ait yeterli şekilde zilyetlik ve orman araştırması yapılmadığı, ayrıca husumetin Hazine yanında Orman İdaresine de yaygınlaştırılması gerektiği, yeniden keşif ve hava fotoğrafı araştırması yapılması gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve evveliyatının da orman olmadığı, 1992 tarihli hava fotoğrafı ve öncesinde boş ve işlenmemiş alan olarak gözüktüğü, davacı ...’nın taşınmaz üzerinde zilyetliğinin 1987 yılında açılan tespit ve tescil davası ile kesintiye uğradığı ve böylece taraflar arasında niza söz konusu olduğu, davacı ...’nın taşınmaz üzerinde bizzat sürdürdüğü sürekli fiili hâkimiyeti ve zilyetlik iradesi olmadığı, 1992 yılı öncesinde taşınmazın işlenip işlenmediği ya da kim tarafından işlendiğinin duyuma dayalı mahalli bilirkişi beyanları ile ispatlanamadığı ve belirsiz olduğu gerekçeleriyle davasız aralıksız zilyetlik ispatlanamadığından asıl dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan birleşen dosya davacısı ...’ın 30.12.1987 tarihinde dava konusu taşınmazın adına tespit ve tescili için dava açtığı, 18.07.1997 tarihinde feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği tarihte yeniden işlemeye başladığı, bu süre dolmadan birleşen dosya davacısı ...’ın 27.02.2012 tarihinde mevcut davayı açtığı gerekçeleriyle birleşen dosya yönünden 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davanın reddine verilmiştir.

Hüküm davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı Hazine, birleşen dosya davacısı ... vekili vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı ...'den ve birleşen dosya davacısı ...'ten ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.