WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17708 E.  ,  2024/1876 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (genel mahkemeden devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1312 parsel sayılı 14.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; Mercan Mahallesi çalışma alanında bulunan 1312, 1455 ve 1456 parsel sayılı sırasıyla 37.700,00; 8.000,00 ve 22.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 1312 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeni ile Hazine ve 1455 parsel sayılı taşınmaz ise vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiş, 1456 parsel sayılı taşınmaz ise 1455 parsel sayılı taşınmazın kayıt miktar fazlası olduğu belirtilerek kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılmış; bilahare sözü edilen taşınmazların eldeki davanın konusunu teşkil ettiklerinden bahisle malik haneleri "davalı" hale getirilmiştir.

Davacı ... ve müşterekleri vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdikleri iki parça taşınmazın 1938 tarih 198 ve 199 tahrir numaralı vergi kayıtlarının kapsamında kalmakta olup, müşterek murisleri ...'ın zilyetliğinde iken ölümü ile kendilerine intikal ettiğini ve halen zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların adlarına tescilini talep etmişler; iş bu dava dosyası, Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.06.1988 tarihli ve 1972/315 Esas, 1988/184 Karar sayılı kararı ile yörede kadastro çalışmalşarına başlanıldığı ve taşınmazlar hakkında tutanak tanzim edildiği gerekçesi ile Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

Birleşen dava dosyasında Beyyayla Köyü Tüzel Kişiliği vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davacı Köy Tüzel Kişiliği ile Mercan Köyü Tüzel Kişiliği arasında mera ihtilafı nedeni ile Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/298 Esas sayılı dava dosyasında dava mevcut olup, davalıların asıl dava dosyasında adlarına tescil istedikleri yerlerinde sözü edilen davanın konusunu oluşturan mera niteliğindeki yerler olduğunu ileri sürerek, asıl dava dosyasının reddi ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiş, iş bu dava dosyası Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.10.1974 tarihli ve 1974/32 Esas, 1974/283 Karar sayılı kararı ile eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mercan Mahallesi 1312 parsel sayılı taşınmaza yönelik değerlendirmede, taşınmazın gerek tarafların ve mahalli bilirkişilerin beyanları gerekse de Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/315 Esas sayılı dosyasında icra edilen keşif sonucu ibraz edilen kroki dikkate alındığında aktarılan davanın konusunu teşkil etmediği; Beyyayla Mahallesi 1312 parsel sayılı taşınmaza yönelik değerlendirmede, davacı ... ve müştereklerinin dayandığı vergi kaydının gayri sabit sınırlı olup, her yere uyabilir nitelikte olduğu gibi taşınmazın komşu 1313 parsel sayılı mera ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunmadığı ve dolayısı ile meradan açıldığının kabulü gerektiği; Mercan Mahallesi 1455 ve 1456 parseller sayılı taşınmazlara yönelik değerlendirmede, davacı ... ve müştereklerinin dayandığı vergi kaydının her iki taşınmaza uyduğu gibi bu kısımda zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği ancak çekişmeli taşınmazların komşu 1316 ve 1458 parsel sayılı mera taşınmazları ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunmadığı ve dolayısı ile kayıt miktar fazlasının meradan açıldığının kabulü gerektiği ..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli Beyyayla Mahallesi 1312 parsel sayılı taşınmaz ile Mercan Mahallesi 1456 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, 1455 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, Mercan Mahallesi 1312 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "...davacıların dayandığı ve kadastro tespitinde uygulanan 1938 tarihli ve 198 tahrir numaralı ve 8.000,00 metrekare yüzölçümündeki vergi kaydının yöntemince ve komşu parseller ile dayanağı kayıtlar göz önüne alınarak zemine uygulanması sonucunda vergi kaydının 1455 parsel sayılı taşınmaza miktar ve hudutları itibariyle uyduğu, bu kapsamda 1938 tarihli ve 198 tahrir numaralı vergi kaydının hudutlarında "H.İbrahim" olarak okunan sınırın, taşınmaza komşu olup, şahıslar adına tespit ve tescil edilen 1459 sayılı parsel sayılı taşınmaza uygulanan 197 tahrir numaralı vergi kaydı maliki Halil İbrahim Özmen'i doğru olarak okuduğu, komşu 1459 sayılı parsel sayılı taşınmaza uygulanan 196 ve 197 tahrir numaralı vergi kayıtlarının doğu ve kuzey hudutlarının "Zekeriya" olarak davacılar murisi ...'ı okuduğu, taşınmazın öncesinde ... tarafından, ölümünden sonra ise mirasçıları tarafından iktisaba elverişli süre ile zilyetliklerinde bulundurulduğu, dolayısı ile davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, böylece 1455 sayılı parsel sayılı taşınmazın verasetteki hisseleri oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesine dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 31/3 üncü maddesi hükmü gereğince Hazineye vekalet ücreti takdirinde ve davalı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılarak tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve dolayısı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.