WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17696 E.  ,  2024/1353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulara, terditli talep olan tazminat istemli dava yönünden gerekçe değiştirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde özetle; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan ... Köyü 104 ada 1 sayılı orman parselinin bir bölümünün dilekçe ekinde sunulan tapu kayıtları uyarınca hisseli şekilde müvekkili olan davacıya ait olduğunu ileri sürerek, 104 ada 1 parselin eski tapu kayıtları kapsamında kalan kısmının davacının hissesi oranında iptali ile davacı adına tapuya tesciline, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " tapu iptali ve tescil istemli dava yönünden dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden oldukları; davacının diğer talebi olan alacak talebinin ise dava konusu yerin orman sayılan yer olduğu, bu noktada tapuda kaydının iptaline sebebiyet verecek bir haklılığın doğmadığı, şahısların zilyet olarak kullansalar veya tapu kayıtları mevcut olsa dahi orman olan bir yere sahip olamayacağı, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde görülemeyeceği" gerekçesiyle tapu iptali - tescil ve tazminat davalarının reddine karar verilmiş; hükmü karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Orman bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın öncelikli talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacının terditli talebi yönünden ise davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının ilk geldisi K.Sani 1311 tarih ve 33 sayılı kayıt olup, bu kaydın kapsamı ve çekişmeli taşınmaz bölümlerine uyup uymadığının keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarıyla tespit edilemediği, zira, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerce dayanak tapu kaydının sınırlarının bilinemediği, esasen, ispat yükü kendisinde olan davacı taraf, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümlerini kapsadığını ispatlamakla yükümlü olup, dosyada mevcut delillere göre bu iddiasını ispatlayamadığı, ne var ki, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı çekişmeli taşınmaz bölümlerine uysa dahi hukuki değerini yitirdiği, keza 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince, aynı Kanunun 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların Devletleştirildiği, dosyada mevcut orman mühendisi bilirkişi kurulu raporunda da açıkça davaya konu taşınmazın 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre Devletleştirilen ormanlardan olduğunun belirtildiği, aynı Kanunun 5. maddesinde de "Devletleştirilen ormanların sahiplerinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlayarak 1 yıl içinde mülk edinme belgeleri ve vergi kayıtlarıyla birlikte ve iş ilgililer arasında ihtilaflı durumda ise mahkemede incelenmekte olduğuna dair alacakları belgeleriyle ormanların bağlı bulundukları Devlet orman işletmesi müdürlüğüne veya o yerin mülkiye üstüne başvurmak zorundadır. Bir yıl içinde bu ödevi yerine getirmeyenler Devletleştirilen ormanın karşılığını alma hakkını kaybeder" hükmünün yer aldığı, bu hüküm uyarınca dayanak K.Sani 1311 tarihli ve bu tapu kaydının devamı olan sonraki tarihli tapu kayıtlarından dolayı tazminat talep hakkının bulunmadığı, tapu kaydının taşınmaza uymaması halinde ise kadastroca oluşmuş ve daha sonra mahkemelerce iptal edilmiş geçerli bir tapu kaydı bulunmadığından zaten tazminata hak kazanılamayacağı gözönünde bulundurularak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu " gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak, gerekçenin değiştirilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.