8. Hukuk Dairesi 2021/17692 E. , 2024/2871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/738 E., 2021/1033 K.
KARAR : Davacının istinaf başvuru talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/21 E., 2021/1 K.
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince yapılan uygulama çalışmasına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacının istinaf başvuru talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında 3402 sayılı Kanun’un 5304 sayılı Kanun’la değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 02.12.2019 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; Kastamonu ili...ilçesi ...Köyü ...Pınarı mevkiinde bulunan bir kısmı ekilip, biçilen bir kısmı üzerinde ise ceviz ve söğüt ağaçları bulunan arazinin uzun yıllar önce muris dedesi ... 'nun zilyetliğinde bulunmakta iken, muris dedesinin vefatından sonra muris babası ... 'nun zilyetliğinde kaldığını, muris babası ... 'nun vefatından sonra ise mirasçılar arasında yapılan taksim sonucunda kullanım ve zilyetliğinin kendisine kaldığını, anılan taşınmazın halen kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu, Köylerinde 2/B uygulaması ve orman kadastrosu yapılırken taşınmazın büyük kısmının ekilip biçilen tarla niteliğinde, bir kısmının ise üzerinde 6 adet yetişkin ceviz ağacı ile 3-4 adet söğüt ağacı bulunan bahçe niteliğinde olduğunu, bir bütün halinde tek taşınmaz olarak kullanılmakta olan taşınmazın büyük kısmının 2/B uygulaması yapılarak 2/B kapsamında orman sayılan yerler dışına çıkartılarak kadastro tespiti yapılmış olmasına rağmen, zilyetlik ve kullanımında olan taşınmazın üzerinde ceviz ve söğüt ağaçları bulunan tahminen 500-1000 m2 arasındaki kısmın uygulamadan çıkartılarak 2/B uygulamasının yapılmadığını, esasen bu kısmın da orman niteliğinde bulunmadığını, uzun yıllardır murisleri ve kendisinin kullanım ve zilyetliğinde bulunduğu ve 2/B kapsamında orman sayılan alan dışına çıkartılarak kadastro tespiti yapılması gerekirken orman olarak kadastro tespiti yapılmış olan kısmın içerisinde bırakılarak hatalı yapılmış olan 2/B madde uygulamasının iptali ile, kullanımında olan taşınmazın bir parçası olan üzerinde ceviz ve söğüt ağaçları bulunan tahminen 500-1000 m2 arasındaki anılan kısmın mülkiyeti Hazineye ait olmak üzere 2/B kapsamında orman sayılan alan dışına çıkartılmasını ve taşınmaz üzerinde lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı kapsayan genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosunun, 5304 sayılı Kanun'la değişik 3402 sayılı Kanun kapsamında yapıldığını ve 07.10.2008 tarihinde kesinleştiğini, orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 2/B uygulaması çalışmasının 2019 yılında 4 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapıldığını ve 02.12.2019 tarihinde ilan edildiğini, kesinleşme tutanağının yapılmadığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira dava ettiği alanın vasfının orman olduğunu, Hazine adına tapuya kayıtlı olduğunu, taşınmazın vasfının 2/B olarak değiştirilmesi halinde de maliğin yine Hazine olacağını, bu sebeple davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, aktif husumet yokluğu ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın eğiminin % 20-30 civarında olduğunu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığını, taşınmaz üzerinde yapılan incelemede 40-50 yıllık ceviz ve söğüt ağaçlarının bulunduğunu, meşçere haritasında “Z-3” ve “OT-1” rumuzlu yerler arasına düştüğünü, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde olduğunu, 1953 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığını, dava konusu olan taşınmazın hukuki ve fiili olarak orman olduğunu, 3402 sayılı Kanun kapsamında yapılan arazi kadastrosu ve orman kadastrosunun kesinleştiğini, evveliyatı orman olan bir yerin orman sınırları dışına çıkarılamayacağını bu sebeplerde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın bulunduğu Kastamonu ili Tosya ilçesi Çepni Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun'la değişik hükümlerine göre yapılan orman sınırlandırma çalışmalarının 29.08.2008 ile 06.10.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, askı ilanı süresinde ... tarafından 102/1 sayılı parselin orman niteliğiyle tespitine süresinde itiraz edilerek davalı hale getirildiği, Tosya Kadastro Mahkemesinin 2008/24 Esas sayılı kararıyla itirazın reddedildiği ve 102/1 parselin tespit gibi orman vasfıyla sınırlandırılarak kararın bu şekilde kesinleştiği, sonrasında 2019 yılında bölgede 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun'la değişik hükümleri kapsamında 2/B uygulama çalışmalarının yapıldığı, işbu davaya konusu olan taşınmazın kesinleşen 102/1 orman parseli sınırlarının içinde kaldığının ve mülkiyetinin hazineye ait olduğunun davacının da kabulünde olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarının da işaret ettiği üzere kesinleşen orman sınırlarından nitelik kaybı nedeniyle 2/B madde uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarma işleminin idari bir tasarruf olması sebebiyle mahkemelerce orman yönetimini 2/B madde uygulaması yapması yahut kullanım kadastrosu çalışmalarına başlanması konusunda zorlayıcı nitelikte karar verilemeyeceği gibi kullanım kadastrosu çalışmalarının ancak 2/B madde uygulamasına konu olup kesinleşen alanlar bakımından yapılabileceği, bunun dışında 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen orman arazisi üzerinde yapılan kullanım kadastrosu tespitlerinin yok hükmünde sayılacağı gerekçesiyle, davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği alanın mülkiyeti hazine adına olmak üzere 2/B madde uygulamasına konu edilerek orman sınırları dışına çıkarılması ve bu suretle kullanım kadastrosuna tabi tutularak lehine kullanıcı şerhi verilmesi yönündeki 2/B madde uygulamasına yaptığı itirazının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde bildirdiği delillerin toplanmadığını, mahallinde bilirkişiler ile keşif yapılmadan, mahalli bilirkişiler ve tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle karar verildiğini, çekişmeli yerin uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu, orman vasfında bulunmadığını, dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile orman tahdidi içinde bulunan taşınmazların Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve anılan işlemin kesinleşmesi halinde 2012 yılında yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca öncelikle hak sahiplerine (kullanıcılarına) satışları yapılacağından davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, ancak orman sınırları içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda davacının çekişmeli orman parseline yönelik mülkiyet iddiası bulunmadığı, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmakta ise de 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi ve az yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davacının davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtmiş olduğu istinaf sebep ve gerekçelerinden yalnızca hukuki yararın mevcut olduğuna ilişkin istinaf sebebine yanıt verildiğini, bunun dışındaki istinaf sebeplerine yanıt verilmediğini, bölge adliye mahkemesinin orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağı bulunmadığına yönelik gerekçesinin yerinde olmadığını, açtığı davanın Tosya Kadastro Mahkemesinin 2008/34 Esas ve 2009/35 Karar sayılı davası ile ilgisinin bulunmadığını, kendisinin hatalı yapılmış olan kadastro tespitine itiraz ettiğini, deliller toplanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle karar tesisi cihetine gidildiğini, istinaf mahkemesinin dava konusu taşınmaz kısmında mülkiyet iddiasının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek ve istinaf dilekçesindeki gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince yapılan uygulama çalışmasına itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!