8. Hukuk Dairesi 2021/17691 E. , 2024/2864 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1055 E., 2021/1308 K.
KARAR : Davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/159 E., 2019/7 K.
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinden kaynaklı tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un ... ilçesi ... Yeni Mahallesinde bulunan 498 nolu parseli yirmi yıla aşkın süredir kullandığını, müvekkilinin yirmi yılı aşkın süredir zilyetliğinin bulunduğunu, ancak bölgede yapılan kadastro tespiti çalışmalarında müvekkilinin zilyetliğinde bulunan dava konusu taşınmazın her nasılsa tespit dışı bırakıldığını, müvekkilinin zilyetliğinde olan taşınmazlarda üçüncü şahısların ve Hazinenin hakkı olmadığını, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi uyarınca müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 27.03.2015 tarihli ve 6637 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile Ek-1 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebi ile Taş Kömürü Havzası kapsamında kalan Hazine adına tescil edilen taşınmaz mallar ile tescil harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin 14.11.1999 tarihindeki zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve aynı tarih itibariyle varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle öncelikle fiili durumlarına uygun olarak ifraz veya tevhid edilmek suretiyle kadastrolarının yapılarak Hazine adına tescil edileceği ve kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgilerin tapu kütüğüne aktarılacağının düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu Gökçeler Yenimahalle Mahallesinin kadastrosunun 02.08.1989 tarihinde kesinleştiğini, 27.03.2015 tarihli ve 6637/25 inci maddesi ile Ek-1 inci maddesinde yapılan değişikliğin 11.11.1999 tarihli ve 4479 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanuna Ek Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun'un (4479 sayılı) yürürlüğe girdiği tarih olan 14.11.1999 tarihinden önce yapılan tapulama ve kadastro çalışmaları sonucunda hükmen de olsa tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmaz mallar ile tescil harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri kapsamadığını, davalının mülkiyet talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğunu, hukuka aykırı olarak açılmış olup davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B kapsamında kadastro çalışmalarının devam etmekte olduğunu ve dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olmaması sebebi ile bu kapsam dışında tutulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/126 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın 1999 tarihinden önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında Havza-i Fahmiye kapsamında kalması nedeni ile tescil harici bırakıldığından değiştirilen Kanun hükmü gereği idari başvuru sonucunda belirlenecek harca esas değerin ödenmesi ile taşınmazın hak sahiplerine devrinin mümkün olması sebebi ile iş bu davada hukuki yarar yokluğundan ve iş bu davada müvekkili kurumun taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/126 Esas, 2016/454 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın 14.11.1999 tarihinden önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında Havza-i Fahmiye kapsamında kalması nedeni tescil harici bırakıldığını ve değiştirilen Kanun hükmü gereği idari başvuru sonucunda belirlenecek harca esas değerin ödenmesi ile taşınmazın hak sahiplerine devrinin mümkün olduğu, bu durumda davacının idari başvuru ile taşınmazın devrini sağlayabileceği dikkate alınarak iş bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h maddesi gereğince hukuki menfaat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ve 2016/126 Esas, 2016/454 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10.07.2017 tarihli ve 2017/731 Esas, 2017/714 Karar sayılı ilamı İle; dosyaya getirtilen Kadastro Müdürlüğünün 23.05.2017 tarihli müzekkere cevabından, dava tarihi itibariyle 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun)
değişik Ek-1 maddesi gereğince tapulama dışı bırakılan dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde sözü edilen kadastro çalışmaları ile kullanıcı ve muhtesat tespitinin yapılmadığı, bu nedenle taşınmazın idari yönden satışı ve devrinin mümkün bulunmadığı, hal böyle olunca, yürürlükte bulunan 3303 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi gereğince davacının tescil davası açma hakkı bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesinin davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı yönündeki kabulünün doğru olmadığı, davanın Kanuni hasım olan Hazineye yöneltilmiş olmasına rağmen dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki ilgili kamu tüzel kişiliği olan Kandilli Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmediği, taşınmazın sınırında Devlet ormanı bulunması nedeniyle Orman İdaresine husumetin yaygınlaştırması gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; dava konusu Kandilli/...Mahallesi 498 parsel sayılı taşınmazın 19.09.1984 tarihli kadastro tespit tutanağı ile beyanlar hanesine işgalcinin ... oğlu ... olduğu şerhi verilerek, 17 Ocak 1326 (1950) tarih 289 Sayılı Tezkere-i Samiyede belirtilen Havza-i Fahmiye kapsamında kaldığından tapulama harici bırakıldığı, tutanağın 03.07.1989-01.08.1989 tarihinde askı ilanına alınarak 02.08.1989 tarihinde kesinleştirildiği, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğu, davacının taşınmazı fiilen fındıklık olarak tasarruf ederek kullandığı, taşınmaz üzerinde davacı tarafından yetiştirilen en az 30 yıllık fındık ağaçlarının bulunduğu ve başkaca zilyet eden kimsenin olmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinde de davacıya ait olduğu, köyde başka bir kimsenin ya da ailenin hak iddiasında bulunmadığı, davacının dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin taşınmazı malik sıfatıyla sahiplenerek davasız ve kesintisiz bir şekilde en az 30 yıldır sürdürdüğü, dava konusu taşınmazın orman, harman yeri veya mera vasfında olmadığından ekonomik olarak zilyetlikle iktisabı mümkün olan bir niteliğe sahip olduğu, Orman yüksek mühendisi bilirkişisi raporunda incelenen hava fotoğrafları, taşınmazın niteliği ve toprak yapısı, komşu parsellerle olan durumu dikkate alındığında taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın en az 25-30 yıldır zilyet edildiğinin eski tarihli hava (uçuş) fotoğraflarından tespit edildiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanılabileceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinde belirtilen Kanuni koşulların sağlandığı gerekçesiyle, Zonguldak ili Ereğli ilçesi Kandilli/Gökçeler Mahallesi hudutlarında kain havza-i fahmiye sebebiyle tapulama harici bırakılan 498 parsel sayılı 2.608,82 m² yüzölçümündeki (fen bilirkişinin 18.12.2018 havale tarihli raporu) taşınmazın fındıklık vasfı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 3303 sayılı Kanun'un 2 nci ve 3 üncü maddesi gereğince arzın altındaki madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan bu durumun tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu yerlerin orman olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve araştırma neticesinde oluşturulduğunu, ormandan zilyetlikle yer kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde kapama 30-35 yaşlarında fındıklık bulunduğu, davacı yararına TMK’nin 713/1 maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı TMK’nın 713 üncü maddesinden kaynaklı tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 inci maddeleri. 3303 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!