WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17452 E.  ,  2024/4365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/120 E., 2021/117 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Adana ili Feke ilçesi ... Köyü 101 ada 1685 parsel sayılı 58.731,048,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Feke Kadastro Mahkemesinin 2007/646 Esas, 2012/10 Karar sayılı ilamı ile hükmen orman olarak tapuya tescil edilmiştir.

Davacı vekili; Adana ili Feke ilçesi ... Köyü 101 ada 1685 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının babası tarafından kendi mülkü olarak nizasız ve fasılasız 65 yıl ekip biçildiğini, davacının babasının 2002 yılında vefatı sebebi ile taşınmazın mirasçı olan davacı ve kardeşlerine kaldığını, aynı yıl mirasçılar arasında yapılan rızai taksim sözleşmesi gereği taşınmazın davacıya verildiğini, o tarihten bu yana da davacının malik sıfatıyla kullanıldığını, davacı ve babasının taşınmazı kullanım süresinin 65 yılı geçtiğini beyanla, dava konusu Adana ili Feke ilçesi ... Köyü 101 ada 1685 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın tarla vasfında olması sebebi ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin orman olan ve özel mülkiyete konu olmayan yerlerden olduğunu, davacının kullanımının haksız bir işgal ve el atma teşkil ettiğini, memleket haritasına göre tespit yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 04.06.2014 tarihli ve 2012/30 Esas, 2014/228 Karar sayılı kararla; "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu Adana ili Feke ilçesi ... Köyü dosya arasında mevcut 10.05.2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve ekinde bulunan krokisine göre (A) harfi ile gösterilen 3.996,48 m2 orman sayılmayan taşınmazın tapusunun iptali ile yeni parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 1.161,28 m2 orman sayılan yer olduğundan talebin reddine" karar verilmiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/8729 Esas, 2018/521 Karar sayılı ilamıyla; "... İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmın orman tahdidi içinde kalan ve orman sayılan yerlerden olduğu, (A) harfli kısmın ise orman tahdidi dışında ve evveliyatı itibarı ile orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay ilamına karşı davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/1859 Esas, 2018/4887 Karar sayılı ilamıyla; ".... mahkemece, 101 ada 1685 parselin kadastro paftası ile kadastro tespitinin yapıldığı 2007 yılından 15-20 yıl önceki memleket haritası, hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 10.05.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; dava konusu 101 ada 1685 parsel nolu taşınmazın kadastro paftası üzerinde (A) kısmı komşuları ile birlikte gösterilmeli, orman içi açıklığı olup olmadığı değerlendirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğraflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ve kadastro tespitinden 15-20 yıl önceki hava fotoğraflarının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelenmesi yapılarak taşınmazın niteliği üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları, taşınmazın tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı, bu tarihlerde taşınmazın kullanılıp kullanılmadığının, ne şekilde kullanıldığının yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın orman içi açıklık ya da orman olmadığı belirlendiği takdirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığını belirlemek amacıyla mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan bölgede ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisleri huzuruyla dinlenmeli, yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği, davacıya kimden ne şekilde intikal ettiği, açık yanıtlar alınıp; kadastro tespit tarihine kadar (gerçek kişi/kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınarak zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmaz ve çevresini gösterir geniş çaplı kroki üzerinde taşınmaz gösterilmeli varsa komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, gerçek kişiler adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup Dairece hükmün onanması yanılgıya dayalıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, "davaya konu taşınmazın memleket haritasındaki ve paftasındaki konumuna göre, dört tarafının 101 ada 1685 parsel sayılı orman parseli ile çevrili ve orman içi açıklık durumunda olduğu anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.