WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17448 E.  ,  2024/2931 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2021/5 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro çalışmaları sırasında Hakkari ili Çukurca ilçesi ... köyü 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 10.230,30 metrekare yüzölçümü ve arsa vasfıyla, 08.09.1987 tarihli ve 27 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmazı çok uzun süreden beri malik iradesi ile bağ, tarla olarak, yonca ekerek kavak ve fidan ağaçları yetiştirerek kullandığını ileri sürerek davalı adına yapılan tespitin iptal edilerek, taşınmazın kendi adına tespit ve tescil edilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince "davanın kabulüne, davaya konu Hakkari ili, Çukurca ilçesi, ... köyü, Köyiçi mevkii 107 ada 1 nolu parsel sayılı, Hazine adına arsa vasfıyla kayıtlı 10.230 m²'lik taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, dava konusu yerin tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve dahili davalı ... İdaresi tarafından taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/5779 Esas, 2016/1954 Karar sayılı kararıyla "taşınmaz yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, mahkemece kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası ve dayanağı hava fotoğrafı ile keşif sırasında uygulanan 1969 yılı hava fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek, çekişmeli taşınmazın başında yerel bilirkişiler ile harita ve orman mühendisi bilirkişilerinin katılımı ile yöntemince keşif yapılması, çekişmeli taşınmaz hakkında usulüne uygun orman araştırması yapılması, taşınmazın orman olmadığının tespiti halinde ise dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde; dayanak tapu kaydının oluştuğu 1987 yılından öncesine, uymadığının belirlenmesi halinde ise, kadastro tespitinin yapıldığı 2012 yılından geriye doğru usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda "dava konusu taşınmazın uzun yıllardır ve halen davacılar tarafından tarım yapılarak kullanıldığı dayanak tapu kaydının oluştuğu 1987 tarihinde davaya konu taşınmazın malikinin bulunduğu, bu durumda söz konusu taşınmazın idari bir işlemle Hazine adına tapuya tescil edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca 1987 tarihinden günümüze kadar davalı tarafça davaya konu yerde herhangi bir tesisin yapılmadığı da düşünüldüğünde söz konusu tapunun yolsuz tescil edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça idari yoldan oluşan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde tapunun idari yoldan oluştuğu 1987 yılına kadar davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmasına işaret edilmiş olup yapılan keşif, alınan beyanlar ve teknik bilirkişi raporu karşısında davalı Hazine adına oluşan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza mevkii ve sınırları itibari ile uyduğu belirlendiğine göre, uyulan bozma ilamı doğrultusunda 1987 yılı öncesine ilişkin davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesince tapu kaydının oluşma şeklinden hareketle yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davalı Hazine lehine idari yoldan oluşturulan 08.09.1987 tarihli ve 27 numaralı tapu kaydının oluştuğu 1987 yılından geriye doğru davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım süresi ve koşullarının belirlenmesi bakımından mahallinde yapılan keşif ve alınan raporların yetersiz olduğu da gözetilerek, sağlıklı bir sonuca ulaşmak için yöreye ait ve çekişmeli taşınmazı gösteren en eski tarihli hava fotoğraflarıyla bu fotoğraflardan üretilen memleket haritalarının ve tapu kaydının oluştuğu 1987 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve yine bu tarihlere ait ortofoto haritalarının Harita Genel Müdürlüğü'nden (memleket haritaları Orman İşletme Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, Hazineye ait tapu kaydının oluştuğu 1987 yılından önce kullanımın ilk olarak hangi tarihte başlandığı, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı tarafın 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.