WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17293 E.  ,  2023/4407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2345 E., 2019/1452 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/320 E., 2018/85 K.

Taraflar arasındaki tapu kaydının beyanlar hanesinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 5 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve "iş bu taşınmaz bahçe üzerindeki bir katlı kargir ev 30 yıldan beri ... evlatları ..., ... ve ...'in müştereken kullanımındadır" şerhi verilerek; ... ada 8 parsel sayılı taşınmaz ise, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve "iş bu taşınmaz bahçe üzerindeki iki katlı kargir ev 30 yıldan beri ... oğlu ...'ün kullanımındadır" şerhi verilmek suretiyle bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, her iki taşınmaz da 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) uyarınca Beykoz Belediye Başkanlığına satılarak 16.01.2014 tarihinde anılan Belediye adına tapuya tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili 16.11.2016 tarihli dava dilekçesinde; ... iİi Beykoz ilçesi ... Mahallesi ... ada 5 parsel sayılı taşınmazın, hak sahipleri olan davacı ... ile davalılar ... ve ... adına eşit şekilde olmak üzere 400 m2 olarak paylaştırıldığını, ancak taşınmazın 264 m2 lik kısmınn davalı ...'e ait ... ada 9 parsel içerisinde yazıldığını ileri sürerek, davalı ... 'ün ... ada 5 parseldeki hissesinin 136 m2 olarak düzeltilmesini veya davalı ... 'e ait ... ada 8 parselin yüzölçümünün 210 m2 olarak düzeltilmesi suretiyle 261 m2 lik kısmın ... ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet yokluğu nedeniyle usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki bir tarihte (16.01.2014 tarihinde) satılarak ... adına tescil edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, davalıların hileli işlemleri ile müvekkili olan davacının mağdur edildiğini, ilk derece mahkemesi kararında atıf yapılan Yargıtay ilamının bağlayıcı olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararı ile davalıların kötü niyetli davranışlarının korunduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, davalı belediyeye ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescili davası açılamayacağından yerel mahkemece aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 veya 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun),

3. Değerlendirme
1. Dairemizin ve öncesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin istikrar bulan uygulamaları ile, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışmasının kesinleşmesi ve akabinde taşınmazın maliki olan Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca kullanıcısı ya da kullanıcısının muvafakati ile diğer kişilere satılması ve kişiler adına tapu kaydı oluşması halinde bu taşınmazlar hakkında kullanıcı şerhine yönelik olarak açılmış ya da açılacak davaların dinlenemeyeceği kabul edilmiştir.
Eldeki dosya kapsamına göre; davanın konusunu oluşturan Beykoz ilçesi ... Mahallesi ... ada 5 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki bir katlı kargir evin 30 yıldan beri ... evlatları ..., ... ve ...'in müştereken kullanımında olduğu, ... ada 8 parsel sayılı taşınmazın ise, beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir evin 30 yıldan beri ... oğlu ...'ün kullanımında olduğu belirtilerek, Hazine adına tespitinin yapıldığı, davacı tarafından 10.10.2019 tarihinde eldeki davanın açıldığı ve dava tarihinden önce 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince satışı yapıldığı belirtilerek malik olarak Beykoz Belediyesi adına tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı ... Belediyesine satışı nedeniyle, Belediye adına tapu kaydı oluşmuş ise de, bu devrin 6292 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılmakta olup, anılan yasa maddesinin 2 nci bendinde, “... hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle...” devrin yapılacağı, 7 nci bendinde ise “Devralan idareler devraldıkları taşınmazları; hak sahiplerinin talebi üzerine fiili durumuna uygun olarak ifraz edilmek suretiyle müstakil parsel veya paylı olarak, üzerinde çok katlı bina bulunan taşınmazlarda ise kat mülkiyeti tesisi suretiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde paylı olarak hak sahipleri ile bunların kanuni veya bu Kanun'un yayımı tarihinden önce yapılmış olan akdî haleflerine tabi oldukları mevzuatına göre bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme koşullarını da dikkate alarak rayiç bedel üzerinden doğrudan satabileceği gibi; hak sahipleri taşınmazı doğrudan satın almış olsaydı Hazineye ödeyeceği bedeli devralan idarelere ödemeyi kabul etmesi hâlinde, taşınmaz kendisine ait kabul edilerek hakları karşılanmak kaydıyla devir alan idarelerin kendi projelerinde ve mevzuatlarına göre değerlendirebileceği, üzerinde yapı ve eklentileri bulunan proje alanında kalan taşınmazların üzerindeki yapılar için; o yıla ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapı birim fiyatlarından eksik imalat bedeli ve yıpranma payı düşüldükten sonra kalan bedelin ödeneceği ya da bu bedelin, devralan idareler tarafından gerçekleştirilen projeler kapsamında hak sahiplerine verilecek taşınmazların bedelinden mahsup edileceği, bu durumda hak sahipleri, bu hakların dışında taşınmazların doğrudan satış hakkından yararlanamayacakları” belirtilmiştir.
Öte yandan, temyiz ya da karar düzeltme incelemesi için Dairemizde bulunan benzer ihtilafları içeren dosyalardan, 2021/5943 Esas sayılı dosya üzerinden Dairemizce verilen geri çevirme kararı ile yerel mahkemeden; Beykoz Belediyesinden, yapılan bu satışların mahiyetinin (malik Hazine tarafından proje kapsamında devredilip devredilmediğinin) sorulması ve buna ilişkin bilgi ve kayıtların getirtilmesi istenilmiş olup, geri çevirme kararımız uyarınca yerel mahkemece yazılan müzekkereye Beykoz Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından verilen 01.12.2021 tarihli cevabi yazıda, ... Mahallesi de dahil olmak üzere Belediye sınırları kapsamında olan ve isimleri belirtilen mahallelerde bulunan 2B niteliğindeki taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olurları ile proje alanında kalan ve uygun görülenlerin emlak vergi değerleri üzerinde Belediyeye devirlerinin yapıldığını, daha sonra devredilen taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi kapsamında hak sahiplerine satışının 10.01.2014 tarih ve 2014/9 sayılı Beykoz Belediyesi Encümen Kararıyla uygun görüldüğü bildirilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazların, 6292 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca, Hazineye ait satış yetkisini de içerir şekilde Beykoz Belediyesine devredildiğinin kabulü gerekmekte olup, nitekim Belediye Encümen kararıyla bu taşınmazların kullanıcılarına satışına karar verildiğine göre, Hazine tarafından anılan belediyeye yapılan bu mülkiyet devrinin, gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülemeyeceği, eldeki davada, taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmayıp, davanın, kullanıcı şerhine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilmesi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm delillerinin toplanıp, birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptal ve tescile yönelik davanın dinlenemeyeceği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi