8. Hukuk Dairesi 2021/17180 E. , 2024/3360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/8 E., 2018/6 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kısmen onanmış, kısmen bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karar asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Kahramanmaraş ili ... ilçesi ...Köyü 129 ada 20 ve 21 parsel sayılı sırasıyla 9196,92 metrekare ve 4877,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 20 nolu parsel ..., 21 nolu parsel 1/2'şer hisse ile ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ..., 129 ada 20 ve 21 nolu parsellerin babası ... 'ye ait olduğu iddiasıyla, tüm mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davacılar ... ve arkadaşları, 129 ada 21 nolu parselde kendilerinin de hissesi bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Davacı Hazine, 129 ada 21 nolu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ve Hazine adına tescili istemiyle; davacı ... İdaresi ise, 129 ada 21 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmıştır.
Ayrıca Orman İdaresi, 16.06.2010 tarihli müdahale dilekçesiyle, 129 ada 20 nolu parselin orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, bu davalar ... Kadastro Mahkemesinin 2007/923 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiştir.
... Kadastro Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli ve 2007/923 Esas, 2013/64 Karar sayılı ilamıyla; Hazine ve Orman İdaresinin davasının kabulü ile, dava konusu ...Köyü 129 ada 20 ve 21 nolu parsellerin tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından her iki parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/4331 Esas, 2014/9458 Karar sayılı ilamıyla; davalı ...'ın dava konusu 129 ada 21 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden onanmasına, davalı ...'ın dava konusu 129 ada 20 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, ... Kadastro Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2016/8 Esas, 2018/6 Karar sayılı ilamıyla; asli müdahil davacı ... idaresinin 129 ada 20 parsele yönelik davasının reddine, dava konusu 129 ada 20 parsele ilişkin Hazinenin davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ... Kadastro Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli ve 2007/923 Esas, 2013/64 Karar sayılı kararı davacılar tarafından temyiz edilmediğinden davacılar bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına,129 ada, 20 parsel nolu taşınmazın tespitteki ile aynı vasıf ve mahiyette tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu karar asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 1993 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, kesinleşen orman tahdit haritası dışında kalan taşınmazların öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile ancak Hazine tarafından her zaman dava açılabileceği, Orman İdaresi tarafından ise orman kadastrosu kesinleşmeden önce dava açılabileceği, asli müdahil olan davacı ... İdaresinin 129 ada 20 nolu parsele yönelik davasını orman tahdit haritası kesinleştikten sonra açması nedeniyle talebin reddine karar verildiği belirtilmişse de, eldeki davada çözümü gereken uyuşmazlık çekişmeli 129 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Öte yandan, dosyada mevcut 30.10.2017 tarihli orman bilirkişi raporunda, çekişmeli 129 ada 20 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 8101.78 metre karelik kısmının kesinleşmiş orman sınırları dışında, (B) harfli 151.07 metre karelik ve (C) harfli 884.07 metre karelik kısımlarının ise kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, ancak (A), (B) ve (C) alanlarının tamamının orman bütünlüğü içerisinde olduğu ve bu alanların tamamının orman sayılan yer olduğu söylenmişse de, taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumunu belirlemeye imkan sağlayacak OS sınır noktalarını gösteren çalışma tutanaklarının dosyada mevcut olmaması, 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu sonucunda çekişmeli taşınmazın konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde gösterilmemesi nedeniyle bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bir başka deyişle, Mahkemece dava konusu 129 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı, tahdit içinde ise içinde kalan kısımlarına yönelik tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 2/B madde çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarının tüm sayfaları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!