WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/17136 E.  ,  2024/4495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2008 yılında 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) kapsamında yapılan kadastro çalışmasında dava konusu 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1.397.418,00 m2 ve orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi Paşapınar Mahallesi Kurtbekiri Armutluk ve Kokurdan Önü mevkiili 170 ada 1 nolu parselin davalı Hazinesi adına yazıldığını, halbuki davaya konu bu arazilerin müvekkillere murislerinden intikal ettiğini, buradaki yazımın hatalı olduğunu, zira davaya konu yerin adı üzere armut ağaçları ile dolu olduğunu, ancak hava fotoğraflarında meyve ağaçları da orman göründüğü için olsa gerek burasının orman vasfında olduğu düşünülerek Hazine adına yazıldığını, bu nedenlerle bu taşınmazın davalı adına yapılan tespitin iptali ile davacıların adlarına eşit oranda tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine ve dahili davalı ... tarafından davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.02.2015 tarihli ve 2010/98 Esas, 2015/103 Karar sayılı ilamı ile "... Kadastro Mahkemesinin 2008/2822 Esas, 2011/415 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusunun bu dosyanın dava konusu olan 170 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacının ... Orman İşletme Şefliği, davalının ... Mal Müdürlüğü olduğu, bu dosyada mahallinde keşfin yapıldığı, 3 kişiden oluşan orman mühendisi bilirkişi heyetinin usulüne uygun olarak düzenlemiş olduğu bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, davanın sonucunda davanın kabulü ile bu taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve bu kararın 04.11.2011 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu dava dosyasındaki dava konusu taşınmaz ile ... Kadastro Mahkemesinin 2008/2822 Esas, 2011/415 Karar nolu dosyasındaki dava konusu taşınmazın aynı olduğu, ... kadastro Mahkemesinin bu dava dosyasında mahallinde keşif yapılıp orman mühendisi bilirkişilerinin usulüne uygun rapor sunduğu ve bu raporda dava konusu taşınmazın devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, her ne kadar kadastro mahkemesindeki yukarıda belirtilen dava dosyası iş bu dava dosyası açısından -taraflar farklı olduğundan- kesin hüküm teşkil etmese de bu dava açısından da delil teşkil ettiği ve dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarihli ve 2016/308 Esas, 2016/4753 Karar sayılı kararıyla "Çekişmeli taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde Orman Yönetimi tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının 25.04.2011 tarihinde karara bağlandığı, mahkemece verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 04.11.2011 tarihinde kesinleştiği, aynı taşınmaz hakkındaki temyize konu davanın ise kadastro mahkemesindeki dava derdest iken 22.04.2010 tarihinde açıldığı, eldeki davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesindeki davanın derdest olduğu gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, tespit kesinleşmediğine göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu, hal böyle olunca mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğü gerekçesiyle hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.10.2016 tarihli ve 2016/1059 Esas, 2016/1085 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2016/308 Esas, 2016/4753 Karar sayılı kararı dikkate alındığında, "dava konusu taşınmaz hakkında ... Kadastro Mahkemesinin 2008/2822 Esas sayılı dava dosyası derdest iken iş bu davanın açılmış olması nedeniyle kadastro tespit tutanağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dosyanın görev nedeniyle reddine, görevli mahkemenin ... Kadastro Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
2. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası dava dosyasının gönderildiği ... Kadastro Mahkemesinin 19.12.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/60 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, merci tayini bakımından dosyanın gönderildiği Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 08.09.2017 tarihli ve 2017/682 Esas, 2017/620 Karar sayılı ilamı ile ... Kadastro Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin karar verildiği ve dava dosyasının ... Kadastro Mahkemesinin 2017/11 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava dilekçesinde 170 ada 1 parsel davalı gösterilmiş ise de keşifte dava konusu taşınmazın 105 ada 1 parsel olduğunun anlaşıldığı, parsel numarası yanlış bildirilmekle birlikte her iki parselin tespit maliki olarak aynı taraf olan Hazinenin tespit edilmiş olması dolayısıyla davaya 105 ada 1 parsele yönelik olarak devam edildiği, 20.10.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşifte bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacılara dedelerinden kaldığını beyan ettikleri, dava konusu taşınmaz üzerindeki armut ağaçlarından diğer vatandaşların da faydalanabildiğini belirttikleri, 09.12.2019 havale tarihli orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün orman vasfı taşımadığının belirtildiği, 13.12.2019 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü üzerinde davacıların murislerinden beri devam eden malik sıfatıyla zilyetlik sonucu Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereği kazanım elde ettikleri, (B) ile gösterilen alan orman vasfına haiz olduğu ve ormanlar üzerinde zilyetlik yolu ile mülkiyet kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Ordu ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 105 ada 1 nolu parselin fen bilirkişisi ...'nun 09.12.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın adanın son parsel numarası verilerek davacılar adına müştereken ve eşit paylarla tesciline, (B) harfi ile gösterilen alanın orman vasfı ile Hazine adına 105 ada 1 parsel numarası ile tapuya tesciline" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ile dahili davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temiz dilekçesinde özetle; ... Noterliğinin 11.11.1983 tarihli ve 950/279 yevmiye numaralı evraktan anlaşılacağı gibi dava konusu parselin davacılara devlet tarafından verildiğini ve davacıların ve atalarının buraları çok eskilerden beri kullandıklarını, mahkeme eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın 150-200 yıllık meyve ağaçları ile dolu olduğunu, hiç orman olarak kullanılmadığını, bilirkişi raporlarında dahi orman niteliği olmayıp, tarım arazisi olarak belirtilen (B) alanının mahkemece orman vasfına haiz görüldüğünü ve takdir yetkisi ile orman vasfı taşıdığına kanaat getirildiğini, 105 ada 1 parsel numaralı parselin davacılar adına tümden tesciline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı ... vekili temiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının orman arazisi olduğunu, taşınmazın orman vasfındaki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu, taşınmazın çevre parseller ile birlikte orman bütünlüğü arz ettiğini, ilgili alanın orman arazisi olduğunun hava fotoğrafları ile de sabit olduğunu, (A) rumuzuyla gösterilen kısmının davacılar adına tespit ve kaydı yönündeki kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7 nci fıkrası ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası. 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi, 105 ada 1 nolu parselin fen bilirkişisi ...'nun 09.12.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın adanın son parsel numarası verilerek davacılar adına müştereken ve eşit paylarla tesciline, (B) harfi ile gösterilen alanın orman vasfı ile Hazine adına 105 ada 1 parsel numarası ile tapuya tesciline karar verilmişse de; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Şöyle ki; Yapılan yargılamada, dava konusu taşınmazın orman vasfının, kullanım ve sınır durumlarının tespiti açısından yalnızca 1956 tarihli hava hava fotoğrafı incelenmiş, başkaca hava fotoğrafı incelenmemiş, mahalli bilirkişiler tarafından dava konusu yerin hem davacı tarafa dedelerinden kaldığı hem de dava konusu yerin köy orta malı olduğuna ilişkin çelişkili beyanları açıklığa kavuşturulmamış, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen ağaçların niteliği, adedi ve yaşları konusunda görüş bildirilmemiş, dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yöreye ait memleket haritaları ve Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde belirlenen hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, dava konusu taşınmazın, komşu tarım arazileri ile mi orman arazileri ile mi bütünlük oluşturduğu hususu netleştirilmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, bozma öncesi yapılan keşifteki hem davacı tarafa dedelerinden kaldığı hem de dava konusu yerin köy orta malı olduğuna ilişkin çelişkili beyanları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazın üzerindeki meyve ağaçlarının cinsi, adedi, yaşı, dağılımı, toprağın alt ve üst florası, ağaçların aşılı olup olmadığı, aşılı ise aşı yaşlarını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14 ncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile Değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Davacılar vekili ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.