8. Hukuk Dairesi 2021/17111 E. , 2024/2474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/85 E., 2010/483 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kepez ilçesi ... Köyü 287 parselin 4234, 278 parselin 10905 m2 lik kısmının müvekkili tarafından kullanıldığını, bu yer Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunu (2924 sayılı Kanun) 11 ve 12 nci maddesi kapsamına giren bu taşınmazların rayiç bedel ile satışına karar verildiğini, belirlenen bedelin yatırıldığını, 10.03.2000 tarihinde satış komisyon başkanı tarafından tapu sicil müdürlüğüne bu hisselerin tescili için yazı da yazıldığını, ancak bu güne kadar tescil yapılmadığını belirterek taşınmazların yukarıda belirtilen m2 ye isabet eden hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İdari yargıda açılması gerektiğini, 2924 sayılı Kanun'a göre Hazine tarafından satışı yapılmadığından Hazine aleyhine tapu iptali davası açılamayacağını, ayrıca Tapu Sicil Müdürlüğüne de husumet düşmediğini, zaman aşımı süresi ve hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, harca esas değerin düşük gösterildiğini, esas yönünden ise, taşınmazın 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre davacıya ... ve bedelinin Orköy hesaplarına aktarılmış olduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı nedeniyle 2924 sayılı Kanun'un satışa ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağı kalmadığını, devlet ormanlarıyla nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda "Yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi ve orman mühendisi bilirkişi raporlarına göre davaya konu taşınmazın orman sınırları içinde iken Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Getirtilen tapu kaydına göre dava konusu parseller Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlıdır. 287 parselin yüzölçümü 237500 m2 dir. 278 parselin yüzölçümü 169250 m2 dir. Taşınmazların bulunduğu Odabaşı Köyü’nde 1998 yılında çalışmaya başlayan Hak Sahipleri Tespit Komisyonunca taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek herhangi bir ifraz krokisi çizilmeden 2924 Sayılı yasa hükümlerine göre aynı metrekareye karşılık gelen payının davacı ismi de yazılarak satıldığı açıklanarak paylarının tapuya tescili Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmiştir. Yapılan tahsis ve satış işlemi buna dair 2924 Sayılı Yasa hükümlerinin yürürlükte olduğu sırada yapıldığından geçerlidir. Bu işlemlere esas yasa hükümlerinin daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması yasaya uygun yapılmış işlemleri de geçersiz hale getirmez Bu iptal kararı geriye doğru sonuç doğurmaz. Tescil işleminin tamamlanmamış olması yapılan yasaya uygun işlemlerin geçersiz olmasını gerektirmez. Ancak paylı olarak yapılan satışa dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulup bulunulamayacağı incelenmelidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2010 tarih 10283/13661 sayılı kararında da belirtildiği üzere Hak Sahipleri Tespit Komisyonu, Rayiç Bedeli Tespit Komisyonu ve Satış Komisyonlarının taşınmazın yüzölçümünü payda kabul edilip paylar halinde satışına ilişkin kararlarının infaz olanağı yoktur. Çünkü paylı mülkiyette, paydaşların her biri taşınmazın tamamını payları oranında kullanmak hakkına sahip olduğuna göre satış yapılan kişilerce tüm taşınmaza payı oranında malik olması söz konusu olacağından bu haliyle infaz yapılamaz. Maliye Hazinesi aleyhine açılan davanın bu nedenle reddi gerekir. Davanın reddine dair kararın kesinleşmesi halinde davacılar ödedikleri satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Ayrıca 29.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. Maddeye göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin fiili kullanım durumları dikkate alınmak suretiyle yeniden kadastrosu yapılacağından bu madde hükmüne göre ifraz işlemi yapıldığı takdirde davacının yeniden dava açma hakkı saklıdır. Daha sonra açılacak davada bu davada verilen ret kararı, dayanılan gerekçeler karşısında kesin hüküm oluşturmayacaktır. Taşınmaz Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı olduğundan Maliye Hazinesi tarafından satış yapılmadığı için husumet düşmediği itirazı yerinde değildir. Dava mülkiyet iddiası ile açılmış olup hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının yasal dayanağı yoktur. Dava tapu iptali ve tescil davası olup adli yargıya tabi mahkememiz davaya bakmaya yargı yolu yönünden yetkilidir. Bu yöndeki usulü itirazlar yerinde değildir. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne açılan dava yönünden tapu iptali ve tescil davasının taşınmaz malikine karşı açılması gerekir. Malik olmayanın husumet ehliyeti yoktur. Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine ancak malikin adı soyadı, baba adı gibi kütüğe yazılması gereken bilgilerinde yanlışlık varsa tapu kaydında düzeltim davası açılabilir. Hak iddiası niteliğindeki talepler düzeltim davasının konusu dışındadır. Davadaki talep hak iddiasını içeren bir kısım payın tapu iptali niteliğinde olduğundan Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerekir" gerekçesi ile "1-davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, 2- davacı tarafından Maliye Hazinesi aleyhine açılan davanın hak iddia edilen bölüm ifraz edilip tescil edildiğinde satış sözleşmesi herhangi bir nedenle bozulmamış ise davacının ayrı dava açma hakkı saklı kalmak üzere reddine, 3-karar harcı olan 17,15 TL’nin peşin ve ek harç olarak yatan toplam 1.546,95 TL’den mahsubu ile fazla yatan 1.529,80 tl’nin istek halinde davacıya iadesine, 4-vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 10.203,68 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Hazinesine verilmesine" karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre satışı yapılan taşınmaza ilişkin açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!