WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/16977 E.  ,  2024/4355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/9 E., 2021/6 K.
KARAR : Aktif husumet yokluğundan davanın reddi

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun) 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası gereği orman haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, Beykoz ilçesi Poyraz Köyü 78 parsel sayılı taşınmazın babası ... 'a 06.06.1945 tarihli tapu kaydı ile Toprak Edindirme Kanunu'na istinaden bedeli ödenerek tahsis edildiğini, daha sonra Orman İdaresinin Tapulama Hakimliğinde açmış olduğu 1969/110 Esas sayılı dava dosyasında taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının belirlendiğini ve tapunun beyanlar hanesine "24.03.1976 tarihli ve 520 yevmiye ile orman hudutları dahilinde kaldığından iş bu sayfa kapanmıştır" ibaresi yazıldığını, mahkeme safhasında yapılan keşifte şahitlerin sınırı göstermesine rağmen bilirkişilerin sınır taşlarını yanlış göstermesi sebebiyle hatalı karar verildiğini, bilahare yapılan düzeltme çalışmalarında taşınmazın yine orman olarak gösterildiğini ve bunun hatalı olduğunu belirterek 6292 sayılı Kanun'un 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmalarının iptali ile 78 nolu parselin mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan teknik hataların düzeltilmesi işleminin taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunan Tapulama Hakimliği kararına uygun olduğu ve bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk karar davacı tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 25.06.2020 tarihli ve 2017/9459 Esas, 2020/2187 Karar sayılı ilam ile hali hazırda tapu kütüğünde kayıtlı bulunmayan ve tespiti iptal edilerek orman olarak tespit harici bırakılan 78 parsel sayılı taşınmazda davacının ve miras bırakanının hak sahibi olmadığı anlaşıldığına göre, davacı ...’ın 6292 sayılı Kanun'un 11/10 uncu maddesine göre yapılan düzeltme çalışmalarına itiraz etmekte aktif dava ehliyeti bulunmadığından, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgı sonucu işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi hatalı olup, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.