WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/16795 E.  ,  2024/4427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/95 Esas, 2021/200 Karar
DAVA TARİHİ : 19.04.2011
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve davalı Hazine tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu olan, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi ... Mahallesi, 199 ada 2 parsel sayılı 34379,23 metrekare taşınmaz, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmekle, kadastro tespiti 07.09.2007 tarihi itibariyle kesinleşmiş olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1939 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda ve 1744 sayılı Kanuna göre 1977 yılında yapılan ve itirazlar sonucunda 1982 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi ... Köyünde bulunan 199 ada 2 parsel sayılı kendisine ait taşınmaz kadastro çalışmaları esnasında çalılık vasfı ile Hazine adına tespit edildiğinden, tapu kaydının iptali ile adına kayıt ve tescilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Dava, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal ve tescil isteğidir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; harita mühendisi bilirkişi ...'nin 03.12.2020 tarihli raporuna ekli krokide 199 ada 2 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 11.592,12 metrekarelik kısım üzerinde davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile birlikte taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı tasarrufta bulunduğu anlaşılmakla davanın bu kısım yönünden kabulüne, (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların meşelik vasfında olup tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, davacının ekonomik amaçlı zilyetliğinin bulunmadığı, (D) harfi ile gösterilen kısım yönünden bozma kararından önce yapılan keşifte dinlenen davacının beyanında herhangi bir talebinin olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, taşınmazın bu kısımları yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı Hazine tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Davacı ...'nin, 24.04.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen ve devamında bu raporda gösterilen yerle uyumlu olarak 07.12.2020 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen yerle ilgili herhangi bir taleplerinin olmadığını 17.05.2015 tarihli keşif tutanağında imzası ile tasdik etmek suretiyle beyan etmesi, aynı şekilde davacı vekilinin 24.03.2021 tarihli dokuzuncu celsede ve 19.10.2021 tarihli temyiz dilekçesinde (D) harfi ile işaretli yerle ilgili taleplerinin bulunmadığını açıkça belirtmesine göre, ayrıca 07.12.2020 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ve (C) harfi ile gösterilen yerlerin meşelik vasfında olup tarım dışı arazi niteliğinde olduğuna ilişkin tespit bulunması dikkate alındığında, bu kısımlar yönünden davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmamasına ve kısmen talep bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar (B), (C), (D) harfi ile işaretli kısımlar yönünden usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin, 07.12.2020 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 11.592,12 metrekarelik yerle ilgili temyiz itirazının incelenmesinde; 08.10.2020 tarihinde icra edilen keşif sonrasında aldırılan 03.12.2020 havale tarihli orman mühendisi bilirkişi raporunun değerlendirme ve sonuç kısmında, (A) harfi ile işaretli 11.592,12 metrekarelik yerin bu günkü niteliği ile tarla vasfında olduğu belirtilmiş ise de, bu tespitin dosya kapsamı ile uyumlu olmaması, bilirkişi tarafından da incelenen ve dava konusu 199 ada 2 parseli de kapsayan 1965 tarihli hava fotoğrafında, taşınmaz üzerinde (A), (B), (C), (D) harfleri ile işaretlenen kısmın tamamının ağaçlık alan (siyah renkli) yer içerisinde kalması, 1952 ve 1972 tarihli hava fotoğraflarında (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen taşınmazın büyük kısmının ağaçlık alan (siyah renk) yerler içinde, az bir kısmının ise ziraat alanı ağaçsız alan olarak belirtilen beyaz renkli alan içinde kalması, en eski 1957 ve en yeni 1977 tarihli memleket haritasında (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen yerlerin yeşil renkli ağaçlık alan olarak belirtilen siyah-yeşil renk ile boyalı yerler içinde kalması, (A) ile gösterilen alanın çevresinin ihata ve avlu ile çevrilmediği, taşınmaz üzerinde dağınık vaziyette ve grup halinde 5-25 yaşlarında 10-15 adet meşe ağaçlarının bulunduğu ve belirtilen diğer gruplar olarak belirtilen (B), (C), (D) harfi ile gösterilen kısımlar arasında herhangi bir sınır olmadığının belirtilmesi, 03.12.2020 havale tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, (A) harfi ile işaretli yerde yakın zamanda toprak işlemeli tarımsal faaliyet yapılmadığı, ancak toprağın tam manasıyla oturuşmuş durumda olmadığından 5-10 yıl önce tarımsal faaliyet yapılmış olabileceği görüşünün bildirilmesi, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmazın 10-15 yıldır ekilmediğinin belirtilmesine göre, (A) harfi ile gösterilen 11.592,12 metrekare yerle ilgili olarak davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle bu kısma ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.