8. Hukuk Dairesi 2021/16746 E. , 2024/2293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/215 E., 2021/1275 K.
KARAR : Davacı ... İdaresi vekilinin 19.11.2020 tarih 202/30-61 Esas, Karar sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara yönelik istinaf başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/30 E., 2020/61 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 19.11.2020 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu yörede, 24.11.1975 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu, 11.02.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2018 yılında yapılan 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan yenileme çalışmaları bulunmaktadır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bursa ili, ...ilçesi, ... mahallesi, 307 parsel sayılı taşınmazın 3402 Sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında yapılan çalışmalar ile 930 ada 47 parsel olarak tespit gördüğünü, dava konusu taşınmazın ekli krokide koordinatları belirtilen kısmının orman sayılan alanlardan olmasına rağmen ve ilk arazi kadastro çalışmasında davalı adına tespit görmemiş olmasına rağmen 22/2-a madde çalışmaları ile davalılar adına tespit gördüğünü, yenileme çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yörede 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını belirterek dava konusu 930 ada 47 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde kalan alanına dair yapılan tespitinin iptaline, müvekkili idare adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Kanununun 12. Maddesinde belirtilen 30 günlük süre içerisinde davanın açılmadığını ve tespitin kesinleştiğini, taşınmazın uzun yıllar ve halen zeytinlik vasfında olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli ve 2018/76 Esas, 2019/83 Karar sayılı ilamı ile; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yenileme ile yapılan parsel düzenlemesinin hatalı olduğu ve buna göre kesinleşmiş olan ilk tesis kadastrosundaki tespitlere aykırı olarak davalı taşınmazında yapılan ve orman alanına taşan genişlemenin düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne; kadastro yenileme tutanağının iptali ile dava konusu Bursa ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 930 ada 47 parsel sayılı davalı taşınmazının fen bilirkişisi raporunda A ile gösterilen 435,18 m2'lik kısmının taşınmazdan ayrılarak ormana terkinine, kalan B ile gösterilen kısmının kalan alan ve mevcut kayıtları ile tespit ve tesciline karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli ve 2018/76 Esas ve 2019/83 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/850 Esas, 2020/313 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... İdaresi vekiline dava dilekçesi açıklattırılıp, davanın sadece 22/2-a bendi uyarınca yapılan kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmasına itiraza mı yoksa mülkiyete mi ilişkin olduğu veya her iki istemi de birlikte mi içerdiği, talebinin neye ilişkin olduğu hususlarının açıkça belirlenmesi, davanın sadece mülkiyete ilişkin olması halinde, mahkemece başkaca araştırma yapılmadan görevsizlik kararı verilmesi; yalnızca paftaların yenilenmesi işlemine itiraz veya her iki isteme de yönelik olduğunun belirlenmesi halinde ise, ilk kadastro paftası ile yenileme kadastro paftasının birbiri ile uyumlu olup olmadığı, uyumsuz ise yapılan düzeltmenin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının saptanması, yapılan çalışmaların Kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulması, aksi halde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine itiraz davası yönünden davanın reddine karar verilmesi, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu iddialarını inceleme görev ve yetkisinin genel mahkemelerde olduğu hususunun dikkate alınması ve Orman İdaresinin, çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdidinin içinde kalan devlet ormanı olduğu yönündeki iddiaları bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, kabule göre de; gerekçeli kararda dosyayla ilgisi olmayan mahalli bilirkişi beyanlarından bahsedilmesi, kadastro hakiminin tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve infazı kabil bir hüküm oluşturması zorunluluğu karşısında, dava konusu parselin A ve B harfi ile gösterilen alanlarının kaç m2 olduklarının hükümde açıkça belirtilmeden salt fen bilirkişi raporundan bahsedilmek suretiyle hüküm kurulması ve "fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" dair hüküm kurulmamasının, Harçlar Kanunu gereği nispi harç oranı olan 68,31 TL'nin harç miktarı kabul edilerek harç miktarının hatalı belirlenmesinin, hükmün 3. bendinde 3402 Sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verildiği halde aynı hüküm uyarınca davalının harçtan sorumlu olmadığının düşünülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 353/1-a.3 ve 6. bentleri gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 11.08.2020 tarihli 2020/30 Esas, 2020/61 Karar sayılı ilamı ile; Uyuşmazlığın mülkiyet uyuşmazlığı olduğu, bu nedenle yenileme kadastrosu sonucu açılan davanın konusu olmadığı, açılan davaya genel mahkemelerin bakması gerekeceği bildirerek önceki hükmün Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından kaldırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi’nin iade kararının kesin olup, buna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, görev yönünden davanın Reddine, dosyanın görevli ve yetkili ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, taşınmazların tespit gibi tesciline, tutanakların Kadastro Müdürlüğüne kesinleştirilmesi için gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli Ek Kararı ile; Görevsizlik kararının 16.09.2020 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık hak düşürücü süre içinde davacı tarafından görevli mahkemeye gönderilmesi için müracaatta bulunulmadığı gerekçesiyle; 6100 sayılı Kanun'un 20/1.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, Bursa ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 930 ada 47 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
6. Davacı ... İdaresi vekili 24.11.2020 tarihli istinaf dilekçesi ile; mahkeme tarafından tesis edilen hükmün vekil eden idare tarafından 10.09.2020 tarihinde idareleri harçtan muaf olması sebebi ile sadece istinaf avansı yatırılmak sureti ile ekte yer alan dilekçe ve tahsilat makbuzu uyarınca istinaf edilmiş olmasına rağmen mahkemece dosyanın kesinleştirildiği ve davanın açılmış sayılmasına karar verildiğini, istinaf başvuruları nedeniyle karar kesinleşmiş sayılmayacağından davanın görevli mahkemeye gönderme talebi olmadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, zira Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. madde uyarınca kararın kesinleşmesine müteakip gönderme talep edilebilecek olup, istinaf talepleri karşısında hüküm kesinleşmediğinden, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararının kaldırılmasını, ayrıca asıl kararın da ekte yer alan istinaf dilekçelerinde belirtildiği üzere usul ve yasaya uyarlı olmadığından kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
7. İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli Ek Kararı ile; 10.09.2020 tarihinde kararın istinaf edildiğinin belirtilmiş olmasına rağmen dilekçe aslının fiziki olarak dosya içinde bulunmadığı, yine dilekçenin UYAP'ta da taralı olarak yer almadığı, davacı ... İdaresi vekilinin vermiş olduğu 23.11.2020 tarihli istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin Humk 432-426/F maddelerine göre istinaf talebinin, kesinleşme ve ek kararın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi hükmünün vekil eden idare tarafından 10.09.2020 tarihinde ön büroya dilekçe verilerek ve idareleri harçtan muaf olması sebebi ile sadece istinaf avansı yatırılmak sureti ile ekte yer alan dilekçe ve tahsilat makbuzu uyarınca istinaf edilmiş olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince dosyanın kesinleştirildiği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, istinaf başvuruları nedeniyle karar kesinleşmiş sayılmayacağından davanın görevli Mahkemeye gönderme talebi olmadığı için açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın ve kesinleşmenin kaldırılması gerektiğini, 10.09.2020 tarihli istinaf avansı ile yapılan istinaf başvuru dilekçeleri uyarınca dosyanın istinafa gönderilmesinin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesince 25.11.2020 UYAP kayıt tarihli ek kararı ile istinaf taleplerinin ve diğer taleplerinin reddedildiğini, idareleri tarafından istinaf dilekçesinin ön büro vasıtası ile sunulduğunu ve aynı anda istinaf avansının da yatırıldığını, dilekçenin bu aşamadan sonra dosya içerisine taranmaması yahut dosyasına konulmamasının memur hatası ile ilgili olduğunu, bu nedenle idarelerinin hükmü istinaf etmediği anlamına gelemeyeceğini, istinaf dilekçesi görülmeden istinaf avansının tahsil edilmesinin de uygulamaya uyarlı olmadığını, istinaf avansına dair tahsilat makbuzu gereği idarelerinin hükmü istinaf ettiği karinesinin mevcut olduğunu, mahkemenin ek karar ile ret ettiği taleplerden biri olan davanın açılmamış sayılmasına dair kararın 20.11.2020 tarihinde verildiğini, bu kararın 23.11.2020 tarihinde istinaf edildiğini, bu istinaf dilekçesinin de sistemde mevcut olduğunu, buna rağmen süresi içerisinde yapılmış olan bu istinafın da 25.11.2020 UYAP kayıt tarihli ek kararı ile istinaf taleplerinin ve diğer taleplerinin reddedildiğini, açıklanan nedenlerle kesinleşmiş sayılamayacak hüküm hakkında verilen davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın, 25.11.2020 UYAP kayıt tarihli ek kararın kaldırılarak nihayetinde asıl kararın ve açılmamış sayılmasına dair ek kararın idare lehine kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın açılmamış sayılmasına dair 19.11.2020 tarihli ek kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından 24.11.2020 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf edildiği, davacı ... İdaresinin 19.11.2020 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara yönelen istinaf başvurusunun süresinde olduğu, bu haliyle mahkemenin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair üzerinde talep tarihi 24.11.2020 yazılı bulunan ek kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan, mahkemenin üzerinde talep tarihi 24.11.2020 tarihi yazılı bulunan “istinaf başvurusunun süresinde olmadığından reddine” dair ek kararın kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece görev yönünden davanın reddine dair asıl kararın usulüne uygun olarak davanın taraflarına 01.09.2020 günü tebliğ edildiği, gerek dosya kapsamında gerekse UYAP sisteminde asıl karara yönelik usulüne uygun olarak sunulan bir istinaf dilekçesi bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bunun üzerine tarafların kararı istinaf etmediğinden söz edilerek hükmün kesinleştirildiği, yine davanın taraflarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edildiğine yönelik dosyada ve UYAP sisteminde bir belge bulunmadığı, kaldı ki davacının böyle bir talepte bulunduğunu da öne sürmediği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 343/3. maddesinde "İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda 118 inci madde hükmü uygulanır" denildiği, anılan maddenin atıf yaptığı 118. maddede ise "davanın dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağının belirtildiği, bu hale göre davacının sonraki tarihli dilekçeleri ekinde sunduğu 10.09.2020 tarihli asıl karara yönelen istinaf dilekçesinin gerek dosya kapsamında gerekse UYAP sisteminde yapılan incelemede herhangi bir kaydına rastlanmadığı gibi davacı tarafından sunulan örneklerinde de herhangi bir havale veya alındı belgesinin de bulunmadığı, bu halde usulüne uygun olarak kayıt edilmeyen 10.09.2020 tarihli dilekçeye dayanılarak kararın istinaf edildiğinden söz edilemeyeceği gibi sadece istinaf avansının yatırılmasının istinaf işleminin yapılmasında da hukuki bir sonuç doğurmayacağı, sonuç olarak mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına dair 19.11.2020 tarihli ek kararı doğru olmakla ve 19.11.2020 tarihli ek karar kaldırılmadan asıl karar incelenemeyeceğinden 19.11.2020 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair ek karara yönelen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!