8. Hukuk Dairesi 2021/16077 E. , 2024/1927 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/158 E., 2021/1074 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/17 E., 2019/365 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1982 yılında yapılan kadastro sırasında Yalova ili Altınova ilçesi ... Köyü 30 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak ... ... mirasçıları adına tespit görmüş, tespite karşı açılan itiraz davası sonucunda davanın reddine karar verilerek tespit 1994 yılında kesinleşmiştir. Davalı şirket taşınmazı 25.12.2009 tarihinde satış yoluyla edinmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova ili Altınova ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 30 parsel sayılı 4.602,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davalı şirket adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde iken makiye tefrik edildiğini ve 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toprak tevzi komisyonu tarafından dağıtım yapıldığını, taşınmazın eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ancak 22.04.2013 tarihinde ilan edilen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması çalışmasına göre orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalının müdahalesinin men’ine, beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Davalı vekili, davalının edinme tarihinde tapu kayıtlarında taşınmazın orman niteliğine haiz olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmadığını, tapu kaydı bulunan yerlerde tapulara itibar edilmesi gerektiğini, taşınmazın devlet ormanı niteliğine haiz olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kadastro Mahkemesince, tahdide itiraz istemi yönünden davanın kabulüne ve taşınmazın (A) harfli 3.070,90 metrekare yüzölçümündeki bölümünün devlet ormanı sınırları içine alınmasına, tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın tefriki ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, tahdide itiraz istemine ilişkin hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, tapu iptali ve tescil istemi yönünden verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümünün tapu kaydının iptali ile eylemli orman olarak Hazine adına tesciline, tapu kaydında yer alan takyidatların terkinine, müdahalenin men’i istemine yönelik talebin ise reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın Yalova Kadastro Mahkemesinin 2013/151 Esas, 2015/140 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan taşınmaz ile aynı olduğu, eldeki dosyanın Kadastro Mahkemesinden tefrik edilerek gönderildiği, bekletici mesele yapılan söz konusu Kadastro Mahkemesi dosyasında keşfin icra edildiği, usulünce orman araştırmasının yapıldığı, Kadastro Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/9683 Esas, 2018/5225 Karar sayılı ilamı ile incelemeden geçtiği, Dairenin Kadastro Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulduğu ve dosyanın kesinleştiği, Kadastro Mahkemesinin kararının kesin delil niteliğinde ve tarafları bağlayıcı olduğu, iş bu davamızda İlk Derece Mahkemesinin kesinleşen Kadastro Mahkemesindeki bilirkişi raporlarına göre parselin orman olduğu belirlenen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, feragat noktasının ise Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Yalova Kadastro Mahkemesinin dava dosyasında değerlendirilmiş olmasına ve istinaf edenin sıfatına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtilen istinaf sebeplerinin gerçekleşmediği ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 22.04.2013 tarihinde ilan edilip kesinleşen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması bulunmakta olup arazi kadastrosu ise 1982 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz yönüyle arazi kadastrosu hükmen 25.05.1994 tarihinde kesinleşmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!