WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/16024 E.  ,  2023/3648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 09.09.2019
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince ... Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ..., ... ... ve ...'ın davasının kısmen kabul ile kısmen reddine, davacılar ... ..., ..., ...'ın, asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabul kısmen reddine, asli müdahiller ... ve ...'nın davasının kabulüne, asli müdahiller ... yönünden davasının kısmen kabul kısmen reddine, asli müdahiller ..., ..., ... ve ... yönünden ise kadastro tespitinden sonraki harici satışlara sebeplere dayanan bu asli müdahiller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahiller ..., ... ... ve ...'in ... 1, 2, 3 parsellere yönelik talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, asli müdahil ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ... ve ..., davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 101 parsel, tapu kaydına ve vergi kaydı istinaden tarla vasfı ile 16.500 m2 yüzölçümünde ... ... ...'in işgalinde olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılmıştır.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 112 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 36.000 m2 yüzölçümünde davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılmıştır.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 102 parsel, tapu kaydına ve vergi kaydı istinaden tarla vasfı ile 142000 m2 yüzölçümünde davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılmıştır.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 147 parsel, senetsizden tarla vasfı ile 356.625 m2 yüzölçümünde 101 parsel ... taşınmaza uygulanan tapu kapsamında kaldığı ancak miktar fazlalığı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 141 parsel, senetsizden tarla vasfı ile 159.250 m2 yüzölçümünde 112 ve 113 parsel ... taşınmaza uygulanan tapu kapsamında kaldığı ancak miktar fazlalığı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 113 parsel, tapu kaydına istinaden mera vasfı ile 37.000 m2 yüzölçümünde tapu malikleri mera olarak tahsis ettikleri ancak dava açılmış olması nedeniyle davalı olduğu belirtilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 148 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 173.000 m2 yüzölçümünde 102 parsel ... taşınmaza uygulanan tapu kapsamında kaldığı ancak miktar fazlalığı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 96 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46.500 m2 yüzölçümünde ... adına tespit edilmiş davalı şerhi konulmuştur.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 96 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46.250 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiş davalı şerhi konulmuştur.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 100 parsel, tapu kaydına istinaden tarla ve bağ vasfı ile 14.700 m2 yüzölçümünde ..., ..., ..., ..., ... adına tespit edilmiş davalı şerhi konulmuştur.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 95 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 51.500 m2 yüzölçümünde ... adına tespit edilmiş davalı şerhi konulmuştur.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 85 parsel, mera vasfı ile 630.000 m2 yüzölçümünde ... Köy Tüzelkişiligi adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 87 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46000 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 88 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46.750 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 89 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46.000 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 92 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 46.500 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 93 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 49000 m2 yüzölçümünde ... ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 94 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 48750 m2 yüzölçümünde Müslüm ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 97 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 54.750 m2 yüzölçümünde ... ... adına tespit edilmiştir.

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 98 parsel, tapu kaydına istinaden tarla vasfı ile 55.000 m2 yüzölçümünde malik hanesi boş bırakılmıştır.

2. Davacılar ..., ... ... ve ... vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri 1964 tarihli dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki beyanlarında; Şarkan sahibi senet tarlası, ... ... Caddesi, ... ... ... tariki Cenuben sahibi mülk (evvelce ... Paşa'nın iken halen ... ...'ın elinde bulunan) ile çevrili Nisan 1963 tarih sıra no; 20 Mayıs 1963 tarih sıra no; 3,Haziran 1950 tarih sıra no; 4 deki tapu kayıtlarında müvekkillerinin malik olduğunu, davalı ...'in bu tapu kaydının kapsadığı taşınmaza haksız olarak müdahale ettiğini, hatta zilyetliğe dayanarak Kaymakamlıktan Men Kararı aldırdığını, bu nedenle davalı tarafından yapılan haksiz müdahalenin menini ve uğranılan zararın karşılanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

Asli müdahiller ... ve ... 04.11.1988 tarihli müdahil dilekçesindeki beyanlarında; davacılardan ... ...'nun Temmuz 1964 tarih sıra no; 12, 13, 14, 15 teki ve Eylül 1933 tarih sıra no; 1, 2, 3, 4 deki tapu kayıtlarındaki 2/4 hisselerini kendilerine sattıklarını, Tapulama Kanunu'nun 81 inci maddesindeki hükümleri uyarınca davalı olarak tüm hukuki vecibelerine uygun olarak satın aldıklarını, bu nedenle davaya müdahil olmak istediklerini beyan etmişlerdir.

Asli müdahil ... 01.12.1996 tarihli müdahil dilekçesindeki beyanında; 1964 tarih sıra no; 11 deki tapu kaydında davalı ... ... ...'in 1/2 hissesini satın aldığını, bu tapu kaydının dava konusu 100 parsele uygulandığını, bu nedenle davaya müdahil olduğunu beyan etmiştir.

Birleşen 1970/69 Esas ... dava dosyasında davacı ... ... vd dava dilekçesinde özetle; Temmuz 1964 12, 13, 14, 15 sıra Eylül 1933 1, 2, 3, 4 sırasına kayıtlı tapu kaydının olduğunu ve kendisine ait yerlere davalı ... ... ...'in müdahale ettiğini ileri sürerek davalının müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki beyanlarında; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu yerin müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, buna ilişkin Kaymakamlık Men Kararının olduğunu, davacıların dava konusu yere zilyet olmadıklarını savunarak; bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Tapulama Mahkemesinin 1974/34 Esas, 1981/15 Karar ... ilamı ile; dava konusu yerlerin davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek davalarının kabulü ile, dava konusu 87, 88, 89, 92, 93, 94, 95, 97, 98, 100, 85 parsellerin krokide A, B, C, D, E, F, G, H, L, K, M, N harfleri ile gösterilen kısımları ile 96, 99, 101, 102, 147 ve 148 parsellerin tamamının 1/6 hissesinin Hazine, 5/12 hissesinin ... oğlu ... ve ...'nun küçük oğlu ... ..., 5/12 hissesinin ... kızı ... ve ... kızı ... ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ve birleşen dosya davacıları tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 7 . Hukuk Dairesinin 1981/15360 Esas, 1982/5742 Karar ... ilamı ile "davacılar ..., ..., ... tarafından ... ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada dayanılan tapu kaydının gün ve sayısının belirtilmiş olduğu ve bu tapu kaydı kapsamından yüz dönümlük bir arazi kesiminin dava konusu edildiği; Mahkemece nizalı yerlerin bu davanın kapsamında bulunduğunu kabul etmişse de bu konuda gerekli araştırmanın yapılmadığı, evvela dava edilen yerin kapsamının belli edilmesi gerektiği; diğer yanda ..., ... ..., ... tarafından yine ... ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın görevsizlik kararına bağlandığı ve fakat ilamı yazılarak ilgililerine tebliğ edilip kesinleşmediği vurgulanarak; o halde bu yönün sağlanması gerektiği, Tapuluma Kanunu'nun 61 maddesi hükmü göz önünde tutularak tebliğ işlemleri tamamlanıp görevsizlik kararının kesinleştirilmesinin gerektiği, ayrıca bu davanın da kapsamının belli edilmesi, hangi parsel olduğunun saptanması gerektiği; bundan başka aynı parseller hakkında başka davaların da bulunduğunun dosyadan anlaşıldığı, tapulamada bir parsele ilişkin olan tüm uyuşmazlıkların birlikte çözümlenmesi gerektiğinden o davaların da birleştirilerek Tapulama Mahkemesine aktarılmasında zorunluluk olduğu, bu işlemler tamamlandıktan ve davaların kapsamları belli edildikten sonra o davaların kapsamına giren parsellerin adına tespit edilen kişileri davada hasım olması gerektiğinden tevzi tapularına dayanan bu kişilerin davaya dahil edilmesi ve onlar huzuru ile davaya bakılması zorunluluğu olduğu, Mahkemece yönler eksik bırakılarak taraflar saptanmadan yazılı şekilde hüküm verilmesinin ve işin esasına girilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu belirterek; kabule göre de tapu kaydının uygulamasının yetersiz bulunduğu, genel sınırlar bakımından o arazi kesimi ile ilgili askeri haritadan yararlanılması, varsa komşu kayıtlar getirtilip uygulamada gözününe tutulması, 4753 ... Kanun'a göre meydana getirilen tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesi bakımından haritaların uygulanması, taraflar oluşturulduktan sonra iddia ve savunmaları çevresinde tüm inceleme ve araştırmalar yapılması" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ..., ... ... ve ... dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu parsellerin tamamını kapsadığını iddia etmişlerse de davacıların dayandığı tapu kaydı 3 sınır itibariyle uygulanabildiğinden miktarı yani yüzölçümü kadar bir alanı kapsadığı, diğer dava konusu yerleri kapsamadığı anlaşıldığından davacı ... ... vd. davasının kısmen kabulüne, dava konusu ... Köyü 85, 87, 88, 89, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 141 parseller yönünden ise bu parsellerin her iki dosyada davacı olan kişilerin dayandıkları tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, Toprak Tevzi Komisyonu ile oluşturulan tapu kayıtları kapsamında kaldığı, dava konusu 87, 88, 89, 92, 93, 94 parseller dava tarihinden çok sonra davalı hale getirildiğinden davalı hale getirildiği tarihten önce çeşitli tarihlerde intikal ve satışlar olduğu, satmadan önce tespit maliklerinin sattıktan sonra tapu maliklerinin dava konusu yer zilyet oldukları, hak kayıplarının yaşanmaması için mahkememizce karar verildiği tarih itibariyle tapu kaydında kim malik ise onlar adına tesciline karar vermek gerektiği anlaşıldığından tüm davacılar yönünden kısmen kabul kısmen reddi şekilde karar verilmiş; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 100 parsele uygulanan Temmuz 1326 tarih sıra no; 25 teki tapu kaydının hissenin 8 hisse kabul edilerek gittisi Kasım 1972 tarih sıra no; 8 deki tapu kaydına göre 4 hissesi ... oğlu ..., ... evlatları ..., ... ve ..., Kasım 1995 tarih sıra no; 1 deki tapu kaydına istinaden de 4 hissesi ... ... oğlu ... adlarına, (davalı ... ... ... Temmuz 1964 tarih sıra no; 11 deki hisselerini yarı yarıya bu kişilere satmıştır.) dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 147 parselde aynı bilirkişi raporunda geriye kalan 248.495,68 m2 yer ile ... Mahallesi 148 parselde aynı bilirkişi raporunda geriye kalan 117.095 m2 yer ile dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 112 ve 113 parsellere uygulanan Temmuz 1326 tarih sıra no; 10 ila 13 teki tapu kayıtlarının hissesi 2560 hisse kabul edilerek gittisi Ekim 1981 tarih sıra 5 ila 8 deki tapu kaydına göre 1280 hisse Ekim 1981 tarih sıra no; 1 ila 4 teki tapu kaydına göre (... ...'nun 196 hissesi ve ...'nun 105 hissesi) 602 hisse olmak üzere toplam 2560 hissenin eşit şekilde ... ... oğlu ... ve ... oğlu ..., Temmuz 1964 tarih sıra no; 12 ila 15 deki tapu kaydına göre 210'erden 630 hissesi ... evlatları ..., ..., ..., 48 hissesi ... oğlu ... ... ... (tapu kaydındaki hisseler 2 katı çoğaltılmıştır.) adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilerek asli müdahiller ..., ... ... ve ...'in ... 1, 2, 3 parsellere yönelik talepleri yönünden ise yapılan keşifler, alınan bilirkişi raporları ve özellikle taraf beyanları ile sabit olduğu üzere dava konusu ... 1, 2, 3 parsellerin dava konusu olmadığı, hem davacılar ..., ... ... ve ...'ın hem de davacılar ... ..., ..., ...'ın ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava ettikleri yerler kapsamında olmadığı, tarafların bu parsellerden davacı olmadığı, hak talep etmediği, kadastro müdürlüğü tarafından sehven davalı hale getirildiği, zaten bu parsellere uygulanan tapu kaydının her iki davacının dayandığı tapu kayıtlarından farklı olduğu anlaşıldığından bu müdahiller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bu parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının olağan usuller ile kesinleştirilmesi için ... Kadastro Müdürlüğüne iadesine, asli müdahiller ..., ... ... kadastro çalışmalarından sonra meydana gelen harici ve notarden yapılan satışa dayanarak müdahale talebinde bulunmuş olup, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 40 ıncı maddesi anlamında tapuda satış olmadığından bu müdahiller yönünden hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, asli müdahil ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ... ve ..., davalı ...
tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; ... hissesine düşen kısımları ..., ... ... ... ve ... ...'ten satın aldığını, ... ve ...'de hisselerine düşen kısımları ... ...'dan satın aldığını, uzun yıllardır zilyet olduklarını, kararın hukuka aykırı olduğunu beyan etmişlerdir.

3. Davalı ... ... ... temyiz dilekçesini özetle; 1964 yılında dava konusu taşınmazı satın aldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz asıl dosya davacısının ve birleşen dosya davacısının sunduğu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Taşınmazın aynına ilişkin iş bu davada iddia ve savunmanın tespiti bakımından taşınmazlar başında keşif yapılması zorunludur. Son bozma ilamında değinilen bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozmadan sonra tüm dava konusu taşınmazları kapsayan usulüne uygun keşfin yapılmadığı, sadece teknik bilirkişinden rapor alınmak suretiyle karar verildiği görülmekle; bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

2. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince önceki bozma ilamında değinildiği şekilde mahallinde yeniden yöntemince keşif ve uygulama yapılarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirdikleri deliller toplanıp değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmelisi gerekmektedir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.