8. Hukuk Dairesi 2021/15395 E. , 2024/4403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında; Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve davacı adına kayıtlı olan 344 parsel sayılı, 40.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 102 ada 3 parsel numarası altında, 40.053,71 m2 yüzölçümüyle tespit edilmiştir. Tespit karşı davacı tarafından Komisyona yapılan itiraz da reddedilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Köyü 344 parselde kain 40.000 m2'lik müfrez tarla vasfındaki taşınmazın maliki olduğunu, yapılan kadastro sırasında taşınmazın sınırlarının yaklaşık 200-300 metre kadar kayarak taşınmazın yer değiştirdiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazının sınırlarını 2011 yılında ölçtürdüğünü, buna ilişkin krokinin dilekçe ekinde olduğunu, ölçüm sonrası parselin etrafının tel örgülerle çevrildiğini, mevcut ağaçların bakımı ile yeni ağaçlar dikerek oldukça yüksek maliyeli masraflar yaptığını belirterek, kadastro müdürlüğünce yapılan kadastro çalışmalarında müvekkilinin 344 parsel sayılı taşınmazın tespit edildiği söylenen yeni koordinatlarına ve sınırlarına itiraz ettiklerini ve düzeltilerek hali hazırda fiilen müvekkil tarafından etrafı çevrilerek kullanılan ve 2011 yılında yaptırılan ölçüm sonucu belirlenen sınır koordinatları doğrultusunda tescilinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Talebin mülkiyete yönelik olduğu" gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; iş bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesince 2019/145 Esas, 2019/634 Karar sayılı karar ile; "3402 sayılı yasanın 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz talebiyle askı ilan süresi içinde açılan davada; davacı tarafın talebi açıklattırılıp, talebin mülkiyet iddiasına mı yoksa teknik çalışmaya itiraza mı ilişkin olduğu belirlenip, mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmeden, kabule göre de; eldeki dava nedeniyle tutanağında davalı şerhi bulunan dava konusu taşınmazla ilgili kapalı sicil oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulmadan eksik inceleme sonucu karar verildiği" gerekçesiyle, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacının talebinin teknik çalışmaya itiraz olduğu tespit edilerek yapılan yargılama sonucunda; "Dosya içerisinde bulunan belgeler, hükme esas alınan bilirkişi raporları, bilirkişi raporu ekinde düzenlenen tesis kadastro paftası ve kadastro parsel sınırının çakıştırmalı haritası, hava fotoğrafları ve ortofoto haritalarıyla kadastro parsel sınırının çakıştırılmalı görüntüsü tarafların talep ve beyanları dikkate alınarak, her ne kadar mahkemece daha önce davanın mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmişse de davacı tarafın talebinin açıklattırıldığı, devam eden celselerde alınan beyanlarında yenileme kadastrosuna itiraz ettiklerini ve yenileme kadastrosu sonucu yapılan değerlendirmenin yanlış olduğunu beyan ettikleri, bu itibarla davacının talebinin yenileme kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, dava konusu Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii yeni 102 ada 3 (eski 344) parsel sayılı taşınmaz üzerinde Kadastro Kanunu 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu işleminin usulüne uygun olduğu, taşınmazın sınırlarında meydana gelen değişikliğinin LİHKAB tarafından yapılan ölçümlerde kullanılan koordinatlarının hatalı uygulanmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının reddine, dava konusu Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, yeni 102 ada 3 (eski 344) parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Keşfe katılan teknik bilirkişilerce düzenlenen 07/07/2020 tarihli raporda; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında, parsel sınırlarının grafik yöntemle ölçülerek pafta tersimatı ve alan hesapları yapıldığı, taşınmazların teknik evrak ve kadastro paftasına göre bilgisayar ortamında sayısal hale getirilerek 22/a uygulaması tespitine göre kontrolünün yapıldığı, dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastro paftası, zemin durumu ve yenileme kadastrosu sonrasındaki sınırları karşılaştırıldığında; davalı 102 ada 4, 5 ve 6 parseller arasındaki sınırların kuzeyden başlayarak 74, 51, 52, 53 ve 49 sınır noktaları arası geçerli sınır kabul edildiği, 102 ada 2 parsel sınırın 128 ve 129 sınır noktaları arasının da geçerli sınır kabul edildiği, geçerli sınır olarak değerlendirilen sınırların kadastro paftası ile çakıştığı ve aynı yeri gösterdiği, dava konusu 102 ada 3 parselin değerlendirilmesinde kullanılan sınır tiplerinin Kadastro Kanunun 22/a madde uygulaması ve kontrolü genelgesinin 26.maddesine göre uygun olarak değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu taşınmazla ilgili 3402 Sayılı yasanın 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmanın yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunun belirtildiği" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!