WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/15320 E.  ,  2024/1204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1214 E., 2021/920 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tutak Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2010/18 E., 2017/23 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesince, davacı ..., davacı ..., davacılar ..., ..., ..., davacılar ..., ..., davacı ... tarafından açılan davaların önce 2008/40 Esas sayılı dosya ile birleştirilmelerine, ardından tefriki ile yukarıda sayısı belirtilen dosya esasına kaydına karar verilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacılar ..., ..., davacı ... tarafından açılan davaların ayrı ayrı reddine, davacılar ..., ..., ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, asli müdahil ... ve ...'nın davalarının usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 108 ada 16, 109 ada 17 parsel sayılı sırasıyla 325.834,21 ve 305.584,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mera vasfı ile orta malı olarak; 119 ada 12 parsel sayılı 19.052,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, cedden intikal, zilyetlik ve satışa dayalı olarak, tarla vasfı ile ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

Davacı ... 2008/40 Esas sayılı dosyaya ibraz ettiği dava dilekçesinde; Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 101 ada 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 25, 26, 27, 108, 29, 30, 32, 33, 34, 35, 36 parsel, 113 ada 7, 8, 12, 24, 26 parsel, 114 ada 1 parsel, 115 ada 1, 5, 12, 13, 22 parsel, 116 ada 13, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 27, 28 parsel, 117 ada 1, 2, 3 parsel, 118 ada 1 parsel, 119 ada 1, 2, 4, 6, 8, 9, 11, 12, 13 , 15, 19, 21, 22 parsel, 120 ada 1, 2 parsel , 123 ada 7 parsel, 124 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsel, 125 ada 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68 parsel sayılı taşınmazların dedesinden kendisine kaldığını ve bu yerlerin kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların kendi adına tescilini istemiştir.

Davacı ... 2008/5 Esas sayılı dosyaya ibraz ettiği dava dilekçesinde; Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ağaçlık vasfında köy tüzel kişiliğine ait orta malı olduğunu ileri sürerek; kadastro tespitinin iptali ile köy tüzel kişiliği adına orta malı olarak tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

Davacılar ..., ... ve ... 2008/29 Esas sayılı dosyaya ibraz ettikleri dava dilekçesinde; Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 101 ada 1, 4, 108 ada 9, 12, 16, 109 ada 3, 5, 7, 14, 17, 110 ada 2, 5, 7, 119 ada 13 ve15 parsel sayılı taşınmazların dedelerinden babalarına, babalarından kendilerine intikal ettiğini ve 100 - 150 yılı aşkın süredir zilyetliklerinin devam ettiğini, sehven davalılar adına tespitin yapıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların müşterek olarak adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir.

Davacılar ... ile ... 2008/35 Esas sayılı dosyaya ibraz ettikleri dava dilekçelerinde; Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 102 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 70 - 80 yıldır zilyetliklerinde olduğunu, haksız olarak Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir.

Davacı ... 2008/37 Esas sayılı dosyaya ibraz ettiği dava dilekçesinde; Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 60 - 70 yıldır zilyetliğinde olduğunu, haksız olarak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescilini istemişler ve yargılama sırasında müdahil - davacılar ... ve ... yukarıda sayısı belirtilen dosyaya ibraz ettikleri dilekçelerinde, Ağrı ili Tutak ilçesi ... Köyü 109 ada 17 parsel sayılı taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek davaya müdahil olmak istemişlerdir.

Davalı Hazine temsilcisi cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davacı ..., davacı ..., davacılar ..., ..., ..., davacılar ..., ..., davacı ... tarafından ayrı ayrı açılan davaların önce 2008/40 Esas sayılı dosya ile birleştirilmelerine, ardından tefriki ile yukarıda sayısı belirtilen dosya esasına kaydına karar verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde; " Mahalli bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişisi beyanları, kadastro tespit tutanağı, fen bilirkişisi raporu incelendiğinde, davacıların hak iddia ettiği 109 ada 17 parsel sayılı taşınmazın meradan açıldığı, 108 ada 16 parsel sayılı taşınmazın mera parseli içinde kaldığı ve 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın da mera vasfında olduğu, meraların zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı " gerekçesiyle, davacı ... oğlu ...'nın açmış olduğu davanın kabulü ile çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin iptaline ve söz konusu taşınmazın mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına; davacı ... ile ...'in açmış olduğu davanın reddine; davacı ...'in açmış olduğu davanın reddine, çekişmeli 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline; davacılar ..., ... ve ...'nın açmış oldukları davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, çekişmeli 109 ada 14, 110 ada 2 ve 119 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın kabulü ile çekişmeli 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin iptaline ve tarla vasfıyla taşınmazın ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 119 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin iptaline ve tarla vasfıyla taşınmazın ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 109 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 18.08.2017 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile belirtilen 7.447,14 m2'lik kısmının kadastro tespitinin iptaline ve bu kısma son ada parsel numarası verilerek, çayır vasfıyla, ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 109 ada 14 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 9.527,18 m2 olarak değiştirilerek kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 119 ada 15, 109 ada 3, 109 ada 5, 109 ada 7, 110 ada 7, 110 ada 5, 108 ada 9 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın feragat nedeniyle reddi ile çekişmeli 119 ada 15, 109 ada 3, 109 ada 5, 109 ada 7, 110 ada 7, 110 ada 5, 108 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 108 ada 16, 109 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın reddi ile çekişmeli 109 ada 17 ve 108 ada 16 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına; asli müdahiller ... ve ...'nın müdahil oldukları davada dava ehliyetleri olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün davacılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; çekişmeli 108 ada 16 ve 109 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra, çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik istinaf başvurusunun " davacı ...’nın Köy Tüzel Kişiliği adına dava açmadığı ve Köy Tüzel Kişiliğini de temsil yetkisi olmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, sonradan muhtarın da davalı olması nedeniyle Kaymakamlık tarafından Köyü temsilen birinci aza ... yetkilendirilmişse de bu eksikliğin sonradan giderilemeyeceği, davanın aktif husumet yokluğundan reddi kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu " gerekçesiyle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davacı ... oğlu ...'nın açmış olduğu davanın dava şartı yokluğundan (aktif dava ehliyeti yokluğundan) usulden reddine, çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... ile ...'in açmış olduğu davanın reddine, davacı ...'in açmış olduğu davanın reddine, çekişmeli 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ..., ... ve ...'nın açmış oldukları davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile çekişmeli 109 ada 14, 110 ada 2 ve 119 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın kabulüne ve çekişmeli 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla taşınmazın ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 119 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla taşınmazın ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 109 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, 18.08.2017 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile belirtilen 7.447,14 m2'lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile bu kısma son ada parsel numarası verilerek, çayır vasfıyla, ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 109 ada 14 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 9.527,18 m2 olarak değiştirilerek kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 119 ada 15, 109 ada 3, 109 ada 5, 109 ada 7, 110 ada 7, 110 ada 5, 108 ada 9 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın feragat nedeniyle reddine ve çekişmeli 119 ada 15, 109 ada 3, 109 ada 5, 109 ada 7, 110 ada 7, 110 ada 5, 108 ada 9, parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 108 ada 16, 109 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili açılan davanın reddi ile çekişmeli 109 ada 17 ve 108 ada 16 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, asli müdahiller ... ve ...'nın müdahil oldukları davada dava ehliyetleri olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar ..., ..., ..., ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Hukuk mahkemelerinin kesin olduğu kanunlarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun (5235 sayılı Kanun) ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından temyiz yolu ile yapılmakta iken, 5235 sayılı Kanunla kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi ile kanun yolu denetimi iki kademeli hale gelmiştir. Başka bir deyişle, İlk Derece Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yolu kapatılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.
İstinaf kanun yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesine gidilmektedir.
Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir.
6100 sayılı Kanun'un yargılama sitemine göre, İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararlarına karşı öncelikle istinaf yoluna başvurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunun usulden / esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Taraflardan birisinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının değiştirilmemesi halinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usulü müktesep hak ilkesine aykırı olacaktır. Zira, istinaf mahkemesinin elinin değmediği bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olmaz ve olmamalıdır. Dolayısıyla tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar, kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır.
Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Diğer bir ifadeyle, istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; davalı Hazine, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere; davalı Hazine, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve aleyhine yeni bir karar verilmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı Kanun ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu itibarla; davalı Hazine vekilince temyize konu edilen çekişmeli 109 ada 14 , 110 ada 2 ve 119 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; her ne kadar çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle çekişmeli 119 ada 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın (aktif dava ehliyeti yokluğundan) usulden reddine karar verilmiş olup, davalı Hazine vekilinin taraf sıfatına göre kararı temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında; açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.