WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/15071 E.  ,  2024/1859 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/106 E., 2021/111 K.
VEKİLİ : Avukat ..., Avukat ..., Avukat Ayten Yılmaz
DAVALILAR : 1. ...
2. ... Mirasçıları
DAVA TARİHİ : 08.07.2014
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/1399 E., 2020/145 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Trabzon ili Ortahisar ilçesi Kozluca Mahallesi 127 ada 70 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hak ve taksime dayalı olarak belgesizden 1.938,75 metrekare ve fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına; 127 ada 71 parsel sayılı sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hak ve taksime dayalı olarak belgesizden 8.164,12 metrekare ve fındık bahçesi vasfıyla, davalılar murisi ... adına tespit edilmiş, kadastro askı ilanları 01.06.2007-02.07.2007 tarihleri arasında yapılmış, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitlerinin kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili Ortahisar ilçesi Kozluca Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 127 ada 70 parselin ..., 71 parselin ise ... adına tespit gördüğünü, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı meşçere tipleri haritasında dava konusu parsellerin orman olarak göründüğünü, yapılan tespitlerin iptali ile dava konusu 127 ada 70-71 parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, davalı ... yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Trabzon Kadastro Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2014/13 Esas, 2015/32 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemenin 2014/3 Esas, 2014/12 Karar sayılı dosyasında Kozluca Köyünde bulunan 127 ada 68, 70, 71 ve 72 parsellerin dava konusu olmadığı anlaşıldığından tutanak asıllarının olağan yollarla kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verildiği, verilen bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, bu aşamadan sonra bahsi geçen tutanakların Kadastro Müdürlüğüne gönderildiği, Kadastro Müdürlüğünce daha önce bu tutanaklarla ilgili olarak askı ilan yapılmasına rağmen mahkeme yazısı sonrasında taşınmazların miktarlarının daha önceki askı ilanda belirtilmemesi sebebiyle yeniden askı ilanı yapıldığı, bu aşamadan sonra Orman İdaresi tarafından 2014/13 Esas sayılı davanın açıldığı, dava konusu 70 ve 71 parsellerin miktarı belirtilmeksizin 01.06.2007 ve 02.07.2007 tarihleri arasında askı ilana çıkartıldığı, dolayısıyla yapılan ilk askı tarihinin 2007 yılı olduğunun sabit olduğu, 2014/3 Esas sayılı dosyasında da 70 ve 71 parsellerin dava konusu olmadığının sabit olduğu, Kadastro Müdürlüğünce taşınmazların miktarının belirtilmesi suretiyle yeniden askı ilana çıkartılmasının yanlış olduğu ve ikinci askı ilanın hukuken geçerli olmadığı, dolayısıyla açılan davanın askı ilan tarihinden sonra açılmış bir dava olduğu ve açılan davada mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

2. Trabzon Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası dosyanın tevzi edildiği İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Orman bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve meşçere haritasında açıklık ve ziraat alanı niteliğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazların 3116 sayılı orman yasasına göre devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazların 4785 sayılı Kanun ve 5658 sayılı Kanun ile ilişkisinin olmadığı, dava konusu 127 ada 70 ve 71 nolu parsellerin yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğunun beyan edildiği gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların Devlet ormanına bitişik konumda bulunduklarını, ağaç yapıları itibariyle de Kn ve Ks orman ağaç türleriyle kaplı olduklarını, eğimlerinin % 60'dan fazla olduğunu, 2/3 meşcere tipinde olduklarını, ayrıca hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planında orman olarak gözüktüklerini, ormanların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyeceklerini, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına, birbirleriyle uyumlu mahalli bilirkişi beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eylemli orman iddiasından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun)

3. Değerlendirme
1. Trabzon ili Ortahisar ilçesi Kozluca Mahallesi 127 ada 70 ve 71 parsel sayılı taşınmazların en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve meşçere haritasında açıklık ve ziraat alanı niteliğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince de, memleket haritaları ve amenajman planı üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına, birbirleriyle uyumlu mahalli bilirkişi beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca varmak için yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Şöyle ki 11.06.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporunda parsellerin Kızılağaç ve kestane ağaçları ile kaplı olduğu ve taşınmazların batı ve doğu bölümlerinde fındık plantasyonlarının yer yer bulunduğunun belirtildiği, 31.05.2019 tarihli orman bilirkişi raporunda ise davaya konu taşınmazların üzerinde münferit halde kızılağaç ve kestane orman ağaçları ve emek ve bakımla imar ve ihya edilerek yetiştirilen fındık plantasyonları ile kaplı olduğunun belirtildiği, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazların Kızılağaç ve kestane ağaçları ile kaplı olduğu belirtilmesine rağmen orman bilirkişi raporunda bu ağaçların münferit halde bulunduğunun ve taşınmazların fındık plantasyonları ile kaplı olduğu tespitleri değerlendirildiğinde raporlar arasında çelişki bulunduğu, bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkinin de giderilmediği, taşınmazların hangi kısmında zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün açıklığa kavuşturulmamış olduğu anlaşılmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesince öncelikle dava konusu taşınmazlara ilişkin en eski ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere (bitişik sınır komşu köylerde dahil olmak üzere) ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve 1 fotoğrafçı bilirkişi aracılığıyla mahkeme hakiminin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların öncesinin yukarıda değinilen diğer belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenerek ziraat mühendisi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazların eğimleri, nitelikleri, toprak yapıları, bitki örtüleri, taşınmazların imar-ihyalarının hangi tarihte başlanıp tamamlandığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kullanım durumlarını kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlendiği, taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı, 6100 sayılı HMK'nin 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek fotoğrafçı bilirkişiden, dava konusu taşınmazların birbirleriyle ve komşu parsellerle arasındaki sınırlarını gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğrafları çektirilerek, fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğunun açıklanması ve fen bilirkişisinin yardımı ile çekişmeli taşınmazlarla komşu parsellerin sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesi istenmeli ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.