8. Hukuk Dairesi 2021/15062 E. , 2024/1860 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm tesis edilmesine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Trabzon ili Araklı ilçesi Pervane Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı 8.872.490,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, askı ilan süresi içerisinde dava dışı şahıslar tarafından açılan davada Araklı Kadastro Mahkemesinin 2011/20 Esas, 2012/7 Karar sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar 26.01.2013 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; Trabzon ili Araklı ilçesi Pervane Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ne var ki bu taşınmazın zeminde sınırları sabit fındıklık vasfındaki yaklaşık iki dönümlük kısmının orman olmadığını, muris babasından intikalen geldiğini ve kardeşler arasında yaptıkları taksimde de kendisine düştüğünü, taşınmazın etrafının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan fındıklık vasfındaki tarım arazileriyle çevrili olduğunu, çekişmeli taşınmazın zuhulen orman olarak yazıldığını beyanla, dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı taraf çekişmeli taşınmazın muris babasından intikal ettiğini ve taksimen kendisine düştüğünü ileri sürdüğüne göre murisin veraset ilamının sunularak diğer mirasçılardan muvafakatname alınması gerektiğini, aksi takdirde davacının sadece kendi miras payını isteyebileceğini, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, kaldı ki eski tapu kaydı çekişmeli taşınmaza uysa dahi hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planları çerçevesinde orman araştırması yapılmasının zorunlu olduğunu, çekişmeli taşınmazın orman bütünlüğü kapsamında kaldığını, eğimi, toprak yapısı, toprak altı florası ve bitki örtüsü nazara alındığında orman niteliği taşıdığını, zira çekişmeli taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planlarına göre ormanlarla bütünlük oluşturduğunu, orman muhafaza karakteri taşıyan taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının açtığı başka tescil davası bulunup bulunmadığının, bu şekilde açılan davalar sonucunda davacı adına tescil edilen taşınmaz olup olmadığının, varsa taşınmazların cins ve miktarlarının, vergi kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz babadan geliyorsa veraset ilamının sunularak diğer mirasçıların haklarından feragat ettiklerini ispatlanmasının zorunlu olduğunu, gazete ilanı yapılması, mahallinde keşif icra edilerek taşınmazın yüzölçümünün ve değerinin tespit edilmesi, davacının varsa zilyetliğinin hukuki sebebinin araştırılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafın ileri sürdüğü tüm iddiaları ispatlamakla yükümlü olduğunu ancak dava dilekçesi ekinde bu iddiaları ispatlayacak herhangi bir belge sunulamadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, ayrıca müvekkil idarenin yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 101 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü ve 09.09.2011 tarihinde kesinleştiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan raporda ''dava konusu yerin tespit edilen en eski tarihten beri tarımsal amaçlı kullanılan alanlardan olduğu, güney ve batı sınırında bulunan tarım arazisi ile bütünlük oluşturduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu'' şeklinde rapor tazim edildiği, raporun hükme esas alınabilecek şekilde düzenlendiği, keşifte mahalli bilirkişiler ve tanıklar tarafından sınırları gösterilen tapu kaydının dava konusu yere birebir uyduğunun belirtildiği, keşif mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu yerin 50 yıldır davasız aralıksız malik sıfatıyla davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri ve davacı tarafça sunulan tapu kaydının hudutlarının mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları tarafından gösterildiği, bilirkişi raporuna göre dava konusu yerde fındık tarımının yapıldığı, bulunduğu mevki itibariyle ve kuzey ve batı yönünde fındık bahçelerinin olduğu, doğu ve güney yönde dere ile çevrili olması ve ormanlık alandan önünde bulunan dere sebebiyle ayrıldığı ve bu suretle orman sayılmayan yerlerden olmadığının belirtildiği, dava konusu yerin uydu haritası, askeri harita ve ortofoto haritalarından tarım arazisi olduğu, orman arazisi olmadığının belirtildiği ve bu şekilde dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olmadığına kanaat getirildiği, tapu kaydının dava konusu yere uyduğu, davacının uzun süredir davasız aralıksız malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Trabzon ili Araklı ilçesi Pervane Mahallesi 101 ada 1 parselde Hazine adına kayıtlı taşınmazın 09.03.2020 tarihli fen bilirkişileri İsmail Salt ve Emin Aktaş tarafından hazırlanan rapor ve eki krokide (A) rumuzu ile sınırları gösterilen 594,32 m2 lik kısmın tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek sureti ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın çekişmeli taşınmazın muris babasından kaldığını ve kardeşler arasında yapılan taksimde kendisine isabet ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığını, hal böyle olmasına rağmen davacının çekişmeli taşınmazın taksimen kendisine düştüğüne yönelik olarak diğer mirasçılardan beyan veya muvafakat alamadığını, dolayısıyla davacının çekişmeli taşınmazla olan mülkiyet bağını ispat edemediğini, davacının tek başına dava açma ehliyetine sahip olmadığının, babasından intikalen gelen taşınmaza ilişkin olarak mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığının, diğer mirasçıların muvafakatlarının bulunup bulunmadığının ve netice olarak da davacının mülkiyet hakkına sahip olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yerel mahkemece bu konularda yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğunu, ayrıca davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığını, davacının yaşı, eklemeli zilyet olup olmadığı ve taşınmazın kadastro öncesinde ne kadar süreyle kullanıldığı hususlarının tanıklara sorulmadığını, bu konuda yapılan incelemenin de eksik olduğunu, zira mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin davacının kardeşi olup, tarafsız kabul edilemeyeceklerini, hal böyle olunca keşfin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yöreyi iyi bilen tarafsız mahalli bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılması gerektiğini, orman bilirkişi kurulu tarafından yöreye ait eski tarihli memleket haritaları yerine yakın tarihli memleket haritalarının incelendiğini, zira 1971 yılına ait memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yaprak ağaç rumuzu bulunan yeşil alanlarda kaldığını, 1986 tarihli amenajman planında ise çok bozuk kızılağaçlık olarak gösterildiğini, sonraki 20-30 yıl içinde gerçekleşen çay ve fındık tarımı neticesinde taşınmazın toprak yapısının ve vasfının değiştiğini, oysa ki çekişmeli taşınmazın eski tarihlerde orman olduğunu, hal böyle olunca yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritalarının temin edilerek uzman fen ve orman bilirkişileri tarafından yöntemine uygun şekilde ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında taşınmazın vasfının yüzeysel incelendiğini, imar-ihyanın varlığı ve süresinin bilimsel verilere dayanılmaksızın tespit edildiğini, zilyetlik süresinin topoğrafik harita ve taşınmaza ilişkin eski ve yeni tarihli iki ayrı zamana ait hava fotoğraflarından yararlanılarak harita ve kadastro, jeoloji ve ziraat mühendislerinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu tarafından incelenmesi gerektiğini, bu şekilde yapılacak bir incelemeyle ancak imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığının somut olarak tespit edilebileceğini, kaldı ki Yargıtay kararları gereğince taşınmazın zilyetlikle iktisabının orman kadastrosunun geçmesinden sonra mümkün hale geleceğini, hal böyle olunca yirmi yıllık süresi dolmadığından dolayı davacı tarafın zilyetliğine değer verilemeyeceğini, yine yöntemine uygun şekilde komşu parsel uygulaması yapılarak bu parsellerin kadastro tespitlerine esas kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde gösterdiklerine bakılması gerektiğini, yerel mahkemece bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu taşınmazın Devlete ait olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispatlayacak derecede güçlü ve inandırıcı deliller sunamadığını, kaldı ki davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, yasal hasım konumundaki müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gibi, tam aksine müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazinenin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalılar Orman İdaresi ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının istinaf itirazları ise, tapu maliki veya kullanım hakkı sahibi olmayan davalılar Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davalılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın davanın tam kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kamu düzeniyle olan bağlantısı nedeniyle aktif veya pasif husumet durumunun, taraflarca ileri sürülmese dahi resen dikkate alınması gerektiği, diğer yandan yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasında harçtan muaf olmasına rağmen davalı ... İdaresi aleyhine gerek harca ilişkin fıkrada, gerekse de yargılama giderleri içerisinde harca hükmedilmesinin ve ayrıca yargılama giderlerinin Hazine ve Orman İdaresi birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken sadece Orman İdaresinden tahsiline şeklinde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek istinaf itirazları kısmen yerinde görülmüş ve belirtilen hataların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle; davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüne, Trabzon ili Araklı ilçesi Pervane Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 09.03.2020 tarihli fen bilirkişileri İsmail Salt ve Emin Aktaş tarafından hazırlanan rapor ve ekli krokide (A) rumuzu ile gösterilen 594,32 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısım ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek sureti ile fındık bahçesi vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişileri İsmail Salt ve Emin Aktaş tarafından hazırlanan 09.03.2020 tarihli rapor ve ekli krokinin kararın eki sayılmasına, davalılar Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar Hazine ve Orman İdaresi harçtan muaf olduklarından harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 256,17 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, keşif, tebligat, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan yargılama giderinin reddedilen kısım dikkate alınarak hesaplanan 3.380,00 TL lik kısmının davalılar Hazine ve Orman İdaresinden tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesi uyarınca hesaplanan 2.086,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, bilirkişi tarafından memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinden bir çakıştırma yapılarak taşınmazın niteliğinin değerlendirilmediğini, taşınmazın bulunduğu alanda orman kadastrosunun yapılmadığını, 3402 sayılı Kanunun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanların tespit dışı bırakıldığını, dosyada bulunan delillerin taşınmazın öncesinin orman olup olmadığını ortaya koyacak nitelikte olmadığını, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın kadastro çalışmalarında hangi vasıfla tespit dışı bırakıldığı hususunun araştırılmadığını, taşınmazın zilyetlikle iktisabının orman kadastrosunun geçtiği tarihten sonra mümkün hale geleceğinden davacı tarafın zilyetliğine değer verilemeyeceğini ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri de tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 inci maddeleri. 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!