WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/15034 E.  ,  2024/825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kısmen Kabul Kısmen Ret

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı mirasçıları ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... dava dilekçesinde; ... mevkinde bulunan Doğusu: Orman, Batısı: ...'ün taşınmazı, Güneyi:...'ün taşınmazı ve Kuzeyi: Yol ile çevrili olan tapusuz taşınmazı, yirmi yılı aşkın bir süredir, nizasız ve fasılasız olarak, malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın kültür arazisi olup, devletin, köyün, belediyenin olmadığı gibi orman arazisi ve mera alanı da olmadığını ileri sürerek, dava dilekçesinde sınırlarını belirlediği taşınmazın teknik bilirkişilerce miktarı tespit edilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuş ve yargılama sırasında sunduğu dilekçesiyle de 4721 ... TMK' nun 713/6 maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İdaresi cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, zilyetlikle edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, davaya konu arazinin özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olup, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve gerekli ilanlarda yapılmış olduğu gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ilişkin önceki karar, davalı ... Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2010 tarihli ve 2010/265 Esas, 2010/851 Karar ... ilamıyla; " eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; krokide B1, B2, B3, B4 ve B5 harfi ile gösterilen alana ilişkin davanın, imar planı içerisindeki alanların toprak yapısı itibariyle imar ihya edilerek zilyetlik ile edinme şartları oluşmadığından reddine, krokide A2 harfi ile gösterilen alan ilişkin davanın, imar plani içerisindeki alanın 20 yıllık zilyetlikle edinme şartları oluşmadığından reddine, A1 harfi ile gösterilen alanın, imar planı içerisinde kalmadığı, dava tarihine kadar 20 yıllık zilliyetlik edinme şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davacı adına tesciline, B1 harfi ile gösterilen alanın 4721 ... Türk Medeni Kanun'un (4721 ... Kanun) 713/6 ncı maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları ve davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava, 4721 ... Kanun'un 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 4721 ... TMK'nın 713/3. maddesi gereğince tescil davalarında Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
Somut olayda dava, Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliği olarak Orman İdaresi ile Karacası Belediye Başkanlığı hasım gösterilerek açılmıştır. Ancak, karar tarihinden sonra 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 ... Kanun'un 1. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun'un Geçici 1/13. maddesine göre de Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olup, böylelikle tescil davalarında taşınmazın bulunduğu ilçe belediye başkanlığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı da ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım sıfatını kazanmıştır. Ne var ki, anılan yasa hükmü gereğince ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer alması gereken, dava konusu taşınmazın bulunduğu Dulkadiroğlu İlçe Belediye Başkanlığı ile Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davada taraf olarak yer almadığı ve bu nedenle davada taraf teşkilinin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Kabule göre de, İlk Derece Mahkemesince işin esasına ilişkin olarak yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden hüküm kurulması cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 28.09.2012 tarihinde taşınmaz başında keşif icra edilmiş olup, bu keşifte mahalli bilirkişi Musa Gül ve davacı tanığı ... ile Mehmet Gül dinlenilmiş ve fen, ziraat, orman, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve jeoloji mühendisi bilirkişilerden, sadece 1950 tarihli hava fotoğrafına göre yapılan değerlendirmeyi içeren rapor alınmış ve sonrasında orman mühendisi Emine Didem Kozak'tan 1950 ve 1985 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği 23.04.2013 tarihli ek rapor alınmış ise de, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına oluşup oluşmadığı hususunda yapılan araştırma ve incelemenin karar için yeterli olduğundan söz edilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı tarafa, 6360 ... Kanun uyarınca ilgili kamu tüzel kişileri olarak yasal hasım konumunda bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Dulkadiroğlu Belediye Başkanlığını davaya dahil ederek taraf teşkilini sağlaması hususunda süre ve imkan tanınmalı; bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Beledilerden davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esasına ilişkin olarak; yöreye ait en eski ve dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, varsa üzerindeki bitki örtüsünü, ağaçların cinslerini ve yaşlarını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazın her yönünden çekilmiş, üzerinde taşınmazın sınırlarının kabaca işaretlendiği renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı mirasçıları vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı mirasçılarına iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.