8. Hukuk Dairesi 2021/14951 E. , 2024/1881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/478 E., 2021/692 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/152 E., 2020/132 K.
Taraflar arasında, 2/B vasfı ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan ve kullanım kadastrosu çalışması alanında kaldığı halde hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmaz üzerinde kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Paşa Mahallesi, 179 ada 2 parsel ve 179 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar, yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ve 1995 yılında kesinleşen 2/B çalışmaları uyarınca PXXV nolu poligon içerisinde kalmış, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesi doğrultusunda yapılan kullanım kadastrosunda taşınmazlar üzerinde davacılar lehine kullanım şerhi verilmiştir. Taşınmazlar 2015 yılında, 6292 sayılı Kanun kapsamında satış işlemi ile tapuda davacılar adına işlem görmüş; 179 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 711,98 metrekare yüzölçümüyle, bahçe niteliğinde davacı ... ile dava dışı gerçek kişi adına, 179 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ise 757,67 metrekare yüzölçümüyle, bahçe niteliğinde davacı ... adına tapuda tescil edilmiştir.
Davacı vekilleri dava dilekçesinde; taşınmazların 2/B kapsamında davacıların adına tescil edildiğini, ancak davacıların tapuda kayıtlı taşınmazlarının arasında kalan ve davacıların zilyetliğinde bulunan alanın kadastro çalışmaları sırasında çalışma dışı bırakıldığını, dava dilekçesi ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen alanın davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen alanın ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi Mahkemece idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, davaya konu yerlerin kadastro görmemiş tescil harici alanlar olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/478 Esas, 2021/692 Karar sayılı ilamıyla; ''Çekişmeli taşınmazda 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi çerçevesinde kullanım kadastrosu çalışması yapılmadığı, kullanım kadastrosu yapılmayan yerde zilyet olduğunun tespiti istemi ile açılan davalarda davacının hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca adli yargı merciilerince, idari işlemin konusunu oluşturan hususlarda ve idareyi zorlayacı nitelikte tespit kararı veya satışa zorlama kararı verilmesinin mümkün olmadığına'' değinilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; anılan karar davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, kullanım kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağının düzenlenmediği ve tescil harici bırakıldığı, kullanım kadastrosu yapılmayan yer hakkında idarenin yerine geçerek kullanım kadastrosu yapacak şekilde karar verilemeyeceği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, 6831 Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, "(Değişik dördüncü fıkra: 26.02.2014-6527/1 md.) Kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar orman vasfı ile, 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler ise kaydında belirtme yapılarak hâlihazır vasfı ile; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle, en geç üç ay içinde hiçbir harç ve bedel alınmaksızın Hazine adına tapu kütüklerine kaydedilir." hükmüne; 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesinde ise, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun'la değişik 2 nci maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanun'larla değişik 2 inci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan her iki Kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde, orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, hali hazır vasfı ile Hazinenin mülkiyetinde olacağı, ancak fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği anlaşılmaktadır. Kullanım kadastrosunun yapılmasının amacı, fiili kullanıma göre kadastro parseli oluşturulması ve taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir. Kadastro komisyonlarının, 2/B alanlarında kadastro parselleri oluştururken fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsel oluşturması gerekir.
Bu açıklamaya göre, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılan poligonun bir kısmı hakkında ek 4'üncü maddeye göre kullanım kadastrosunun yapılıp bir bölümünün kullanım kadastrosu çalışma alanı dışında bırakılma yetkisi bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın, PXXV nolu 2B poligonu içinde olduğu ve bu poligon içinde 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi çerçevesinde kullanım kadastrosu çalışması yapılmasına 2010 yılında karar verildiği dikkate alınarak, taşınmazla ilgili kullanım kadastrosu yapılması talebinin Mahkemece değerlendirilmesinin, idareyi zorlayıcı karar mahiyetinde nitelendirilmesi yerinde görülmemiştir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine kullanım şerhi verilmesi talebinin olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilmesi, taşınmazın fiili olarak kullanım durumunun toplanacak delillere göre tespit edilmesi, tüm bunlar ışığında hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!