8. Hukuk Dairesi 2021/14904 E. , 2023/4670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/8 E., 2021/31 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Trabzon ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 186 ada 1, 24, 39, 189 ada 2, 190 ada 7 ve 192 ada 1 parsel sayılı sırasıyla, 10.866.11, 1.771.84, 36.993.80, 368.74, 6.717.84 ve 177,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...'tan intikal ettiğini ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların müşterek murisin mirasçıları adına hisseleri oranında tescilini istemiştir
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazların bir kısmını adi yazılı senetlerle 3 üncü kişilerden satın aldığını, bu senetlerin ait olduğu yerlerin müvekkilinin murisinden kalmadığını, diğer bir kısım taşınmazların ise müvekkilinin murisi adına tapulu yerler iken müvekkili tarafından tapuda satın aldığını ve müvekkili adına tapulu yerler olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli ve 2007/150 Esas, 2012/27 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, çekişmeli 186 ada 1, 24, 39, 189 ada 2, 190 ada 7 ve 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli ve 2007/150 Esas, 2012/27 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli ve 2012/7902 Esas, 2012/9922 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece 186 ada 1 sayılı parselin tamamı ile 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı ... tarafından üçüncü kişilerden satın alındığı ve bu taşınmazların kök muris ... ile ilgisinin olmadığı, 190 ada 7 parselin kalan bölümü ile temyiz incelemesine konu diğer parsellerin ise öncesinde tarafların kök murisi ...'a aitken gelini ...'ye satıldığı ve davalı ...'un da çekişmeli taşınmazları ...'den satın aldığı ve lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; davalı ...'un dayandığı belgelerin yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmediği, temyiz incelemesine konu taşınmazların kök muris ... tarafından hangi tarihte gelini ...'ye satıldığı ve taşınmazların zilyetliklerinin devredilip devredilmediği hususunun araştırılmadığı, bir başka ifadeyle taşınmazların mülkiyetlerinin ...'ye geçip geçmediğinin, bunun sonucu olarak da ... tarafından davalı ...'a yapılan satışın hukuken geçerli olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, bu nedenlerle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı açıklanarak; mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıkların ayrı ayrı dinlenilip davalı ...'un dosyaya ibraz ettiği belgelerin kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin ...'ye geçip geçmediğinin, bir başka ifadeyle kök muris ...'nin dava konusu taşınmazların mülkiyetini ...'ye devretme iradesi olup olmadığının tespit edilmesi, ... tarafından davalı ...'a yapılan satışın hukuken geçerli olup olmadığının duraksamasız belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2015 tarih ve 2013/51 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 04.03.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda, çekişmeli 186 ada 1 ve 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümleri ile 186 ada 24, 39, 189 ada 2 ve 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, çekişmeli 186 ada 1 ve 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazların kalan bölümlerinin tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2015 tarih ve 2013/51 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.12.2017 tarihli ve 2015/16027 Esas, 2017/9260 Karar sayılı kararıyla; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek; öncelikle davacı tarafa süre verilerek çekişmeli parsellerden hangisi için hangi tapu kaydına dayandıklarının açıklattırılması, talepleri somutlaştırıldıktan sonra, söz konusu tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ve revizyon bilgileri ile birlikte tapu Müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri ile fen bilirkişisi hazır olduğu halde yeniden yapılacak keşifte; davalının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamının yöntemince belirlenmesi, tapu kayıt kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden taşınmazların öncesinde kime ait oldukları, kimden kime ne şekilde intikal ettikleri ve zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenlerle kimde olduğu hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenerek çelişkilerin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişinden kayıt uygulamasını da gösterir keşfi takibe elverişli rapor alınması; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazlardan 186 ada 1 parsel sayılı taşınmazın K. evvel 1296 yoklama 229/591 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı, taşınmazın teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünü davalı ...’un harici senetle ... ’tan satın aldığı, dava konusu 186 ada 20 ve 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ise K. evvel 1296 yoklama 293/660 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazların tedavüllerinin incelenmesinde, 28.11.1985 tarihinde muris ... tarafından gelini ...’a ve 26.12.1985 tarihinde de ... tarafından da davalı ...’a satış işlemlerinin gerçekleştirildiği, tapu tedavülleri işlemleri arasındaki süre ve taşınmazların ...’tan önce gelini ...’ye ve akabinde de ...’den davalı ...’a devredildiği hususu dikkate alındığında söz konusu satış işlemlerinin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı satış işlemi niteliğinde bulunduğundan bu parsellere yönelik davanın kabulüne; dava konusu 186 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölüm ile dava konusu diğer taşınmazlara ilişkin tapu kaydına dayanılmadığı, tapu kaydına dayanılmayan ve muvazaa iddiası ileri sürülen dava konusu taşınmazların ... tarafından önce gelini ...’ye ve akabinde de ... tarafından da davalı ...’a satıldığı, bu taşınmazların taşınır mal hükmünde olduklarından muris muvazaası iddiasının dinlenmeyeceği, mahallinde yapılan keşiflerde alınan beyanlarda söz konusu satışlarda muris ...’un taşınmazların zilyetliğini ve mülkiyetini devretme iradesi olup olmadığı ve bu bağlamda satışın gerçek olup olmadığı hususlarında objektif olarak kabul edilebilecek bir beyanın bulunmadığı, taşınmazların satışı sonrasında ..., ... ve ...’nin birlikte oturmaya devam etmelerinin satışın gerçek satış olmadığı yönünde kanaat oluşturmaya yeterli görülemeyeceği, söz konusu satış sonrasında davalı ... tarafından taşınmazların kullanılmakta olduğu ve ...’un vefatından sonra gerçek olmadığı ileri sürülen satışlar davacı tarafından bilindiği halde kadastro tespitlerine kadar da bu hususta taraflar arasında bir niza çıkmadığı gerekçesiyle" bu parseller yönünden açılan davanın reddine, dava konusu 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 186 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.884,61 metrekarelik bölümün bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tapuya tescillerine; 186 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 3.981,50 metrekarelik bölümü ile 186 ada 24, 39, 189 ada 2 ve 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilen dava konusu taşınmazlar yönünden eksik ve yetersiz inceleme sonucu karar verildiğini, müşterek muris ...'un dava konusu taşınmazları satması için bir neden olmadığını, ekonomik gücünün yerinde olduğunu, müşterek murisin hem gelini ... hem de oğlu davalı ...'un taşınmazların satış tarihi itibariyle alım güçlerinin olmadığını, müşterek murisin taşınmazların zilyetliğini ve mülkiyetini gelini ...'ye devretme iradesinin olmadığını, taşınmazları müşterek murisin kullandığını, amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, bu nedenle gelin ... tarafından eşi davalı ...'a yapılan satışın hukuken geçersiz olduğunu, mirasçılar arasında zilyetlikle iktisap koşullarının işlemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece kısmen kabul kararı verilen parseller yönünden kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazları 1985 yılından beri nizasız ve fasılasız kullandığını, bu süre içerisinde çalılık olan taşınmazları büyük bir emekle fındık bahçesi haline getirdiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisinden gelip gelmediği, müşterek muristen gelen taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlar yönünden muris muvazaasının bulunup bulunmadığı, tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!