8. Hukuk Dairesi 2021/14768 E. , 2024/1279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/304 E., 2021/584 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/13 E., 2021/2 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Geçici 8 inci madde gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesiyle; dava konusu 760,761 ve 808 parsellerden yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, 760 ve 761 parseli yarı yarıya davalı ile müvekkillerinin birlikte kullandıklarını, buna rağmen müvekkillerine sadece 649,51 m2 olan 760 parsel sayılı taşınmazın yazıldığını, 761 parselin ise 5.444,57 m2 olarak davalı adına tescil edildiğini, bu durumda 760 parselin yüzölçümünün eksik tescil edildiğini, 808 parselin ise sadece davalı adına tescil edildiğini oysa bu parseli de yarıya yarıya kullandıklarını, hatta bu parsel üzerinde müvekkillerinin birlikte sahip olduğu 648 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin demir kapısının bulunduğunun belirterek talepleri doğrultusunda tespit ve tescil talep etmiştir.
Davacılar vekili duruşmada alınan beyanında; mülkiyet taleplerinin olmadığını, sadece kullanıma yönelik talepleri olduğunu belirtmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın 2-B parseli niteliğinde olmamasına, davacının kullanıcı olarak tespit edilmesine yönelik talebinin mahkemelerde dinlenme olanağının bulunmamasına göre mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından; kadastro kanununa eklenen Geçici 8 inci maddesine göre bu taşınmazlarda kullanıcıların tespit edilmesinin amacı hazine tarafından bu taşınmazın satışa çıkarılması halinde bu kullanıcılara öncelik hakkının ve imtiyazının tanınmasına yönelik olduğu, müvekkillerinin bu davayı açmada hukuki yararlarının olmayacağını kabul etmek taşınmazın daha sonra satışa çıkarılması halinde öncelik ve imtiyaz haklarının ortadan kalkmasına sebebiyet vereceği, bu tür kadastro çalışmalarında kullanıcılara taşınmazın hazinece satışa çıkarılması halinde kullanıcılara öncelik ve imtiyazın tanınması hukuki yararın oluşması için yeterli bir sebep olduğu, ayrıca askı ilan süresi içinde kullanıcılara yönelik kadastro komisyonuna yapılmış olan itirazlar, kadastro komisyonunca değerlendirilerek bu talepler yönünden kabul veya red kararı verildiği, komisyon tarafından böyle bir değerlendirme yapılabiliyorsa kadastro mahkemelerinde de evveliyetle bir değerlendirmenin yapılması gerekeceği, bu nedenlerle müvekkillerinin kullanıcı oldukları taşınmazlarda mağdur oldukları, ileride bu taşınmazların satışa çıkarılması halinde öncelik haklarını kullanamaz hale geldikleri, müvekkillerinin hak kaybı oluşacağı, tüm bu gerekçelerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen red kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!