WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/14757 E.  ,  2024/2469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/39 E., 2021/610 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/145 E., 2018/332 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çorum ili ... ilçesi... Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi doğrultusunda kadastro çalışmaları yapıldığını, yapılan çalışmaların 16.12.2015 ile 14.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak kesinleştiğini, Çorum ... ilçesi... Köyünde kain 106 ada 4 parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalı adına tespit edilerek tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit görmesi gerekirken davalı adına tespit görerek tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle orman olması, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması, zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden ve kamu malı niteliğinde bulunduğundan dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali edilerek taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çorum ili ... ilçesi... Köyü Tilkiburnu mevkiinde kain dava konusu 106 ada 4 parsel sayılı yaklaşık 3,5 dönüm yüz ölçümündeki tarla niteliğindeki gayrimenkulün evveliyatının davalının muris olan dedesi ...'nin iken onun vefatı ile, babası ... ve babasının da vefatı ile mirasçılar arasında yaptıkları rızai taksim sonucu tarafına intikal etmesi ile birlikte yaklaşık 1 asıra yakın tarım arazisi olarak zilyet edilmekte iken; köylerinde Kadastro güncellemesi adı altında yapılan yenileme çalışmaları ile 3402 sayılı Kanun uygulanarak ayrıca mahallinde mahalli bilirkişiler ve teknik bilirkişiler tarafından yapılan ölçüm ve gözlem sonucu tamamen tarım arazisi olarak görülen dava konusu parselin mera, orman ve hazine ile herhangi bir ilgilisinin olmadığı, Hazine vekilince açılan davanın usul ve Kanuna aykırı olduğu gibi gerçekleri de yansıtmadığı, mahallinde gerekli incelemenin yapılarak, tanıkların da dinlenerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dosyanın incelenmesinden kadastro çalışmaları sırasında, çekişme konusu taşınmazın tarla vasfı ile senetsiz ve belgesizden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca davalı adına tespit edildiğinin görüldüğü, yapılan keşif sonucu orman mühendisi bilirkişinin 09.02.2018 havale tarihli raporuna göre, davaya konu edilen 106 ada 4 parselin, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi gereğince, orman sayılmayan sahalardan olduğu, harita ve kadastro mühendisi jeodezi mühendisi bilirkişinin 13.04.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, davaya konu taşınmazın 1960 yılından önce imar ve ihyasına başlandığı, 1960 yılında taşınmazın kullanım sınırlarının belirgin olduğu ve taşınmazların şimdiki niteliğine uygun olarak "tarla" vasfında kullanıldığı, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazları birbirinden ayıran doğal sınırların bulunduğu belirtilmiş, Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/250 talimat sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın, emek sarfedilerek tarıma elverişli hale getirilmiş olduğu, 1960 yılında tarımsal faaliyet yapıldığı, tarımsal faaliyetin 1960 yılından önce yapıldığı ve buna göre incelenen hava fotoğraflarına göre imar ihyanın tamamlanmış olduğunun değerlendirildiği, dava konusu parselde ve çevresinde orman bitki örtüsü olmayan açık alan olduğu, 1965 ve 1992 yılı 1/25000 ölçekli memleket haritalarında orman bitki örtüsü olmayan açık alanda kaldığı, dava konusu parselin amenajman haritasında 176 nolu bölmede z rumuzu ile ziraat alanı içinde kaldığı belirtildiği, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler de, kendilerini bildiklerinden beri bu taşınmazın davalıya, onun öncesinde babasına, daha da önce dedesine ait olduğunun belirtildiği, bu haliyle, yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca, dava konusu taşınmazda imar ihya olgusunun tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl önce tamamlandığı, taşınmazın tarla niteliğinde tarım arazisi olduğu, dava konusu taşınmazda yapılan imar ihya olgusu ve zilyetlikle edinilmeye elverişli taşınmazlardan olduğu anlaşıldığından, imar ve ihya edilen taşınmaz yönünden, davalı şahıs lehine tespit gibi tescil kararı verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.