WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/14715 E.  ,  2024/2149 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmazın orman vasfından olması sebebiyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli, Bursa ili Osmangazi ilçesi Dürdane Mahallesi 10047 ada 22 parselin bulunduğu yerde, 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı kanunun 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'la (1744 sayılı Kanun) değişik 2 nci maddesi çalışmalarının 18.03.1982 tarihinde kesinleştiği, sonrasında yapılan 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının 19.03.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, Bursa ili Osmangazi ilçesi Dürdane Köyü 10047 ada 22 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın dilekçe ekindeki krokide belirtilen kısmının 1991 yılında kesinleşen kadastro ile orman sınırları içinde kaldığından, orman sınırları içinde kalan alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.

Dava, taşınmazın orman vasfında olması sebebiyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın, Dürdane Mahallesinde 1986 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında 266 nolu parsel olarak tarla vasfı ile tespit edildiği, dava konusu rapor ekindeki krokide (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen bölümler olan taşınmazların 1982 yılında 8 nolu Orman Tahdit Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1991 yılında da 24 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları içinde olduğunu, neticeten tapuda davalıların mirasbırakanı adına kayıtlı Bursa ili Osmangazi ilçesi Dürdane Mahallesi 10047 ada 22 nolu parselin rapor ekindeki haritada yeşil ile boyalı (A) harfi ile işaretli 1313.61 metrekarelik, (B) harfi ile işaretli 303.55metrekarelik, (C) harfi ile işaretli 606.03 metrekarelik, (D) harfi ile işaretli 35.22 metrekarelik kısmın 1982 yılında kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı, ilk orman kadastrosunun yapıldığı 1982 yılında tarım alanı olmasına rağmen orman olarak tespit edildiği, ilk tapulama çalışmasının yapıldığı 1986 yılında tarım alanı olduğu, 1991 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmasında 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı, halen zeytin bahçesi olarak kullanıldığı, ilk tesis kadastrosunda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman sayılan yer olmasına rağmen tarla vasfı ile şahıslar adına tespit edildiği, orman mevzuatı açısından şahıslar adına tespit ve tescili yapılabilecek yerlerden olmadığı, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmesi gereken yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye, uzman orman ve harita bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun ve davacı dilekçesindeki krokiyle arasındaki farkın tecvizden kaynaklandığının anlaşılmasına göre istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili, hatalı ve eksik olarak tanzim edilen bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurduğunu, dosyaya ibraz edilen hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporlarına itirazlarını gerekçeli olarak yapmalarına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.