WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/14511 E.  ,  2024/1704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili; ... mevkiinde kain doğusu 52 parsel, ...'e ait tarla, batısı.... tarlası, kuzeyi tarlası ve güneyi .... tarlası ile Karapelit köyü Gülebe mevkii 32, 39, 51, 52, 61 ve 1435 parsel sayılı taşınmazlarla çevrili olan alanın kadastro çalışmalarında tapulama harici bırakıldığını beyanla, davacılar ... ve ...'in ... tarafından zilyetliği devredilen ve 20 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde bulunan taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili; davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, davanın ilk olarak mahalleye dönüşen .... köyüne karşı açıldığını, dava konusu taşınmazla ilgili davalı belediyenin sorumluluğun bulunmadığını, dava konusu taşınmazın hangi ilçe sınırları içerisinde kalıyor (İskenderun ya da Belen) ise 6360 sayılı yasa gereği davanın o ilçe belediyesine yönlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu yerin kültür arazisi vasfını taşıyıp taşımadığını, sulu ya da susuz arazi olup olmadığının araştırılmasını, devletçe sulama yapılmayan yerlerin susuz arazi vasfında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 11.12.1981 tarihli Nazım İmar Planı kapsamına alındığı, davacı tanıklarınca dava konusu taşınmaza ilk olarak davacının babasının 1972 yılında zilyet olduğunun beyan edildiği, buna göre de dava konusu taşınmazdaki zilyetliğin başlangıç tarihi ile imar planı kapsamına alındığı tarihler arasında 20 yılı aşan zilyetliğin gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, istinaf kararı doğrultusunda dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yaptırıldığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda dava konusu taşınmazın tarımsal olarak m2 birim fiyatının 18,96 TL olduğu, krokide B harfi ile gösterilen alanın değerinin 230.876,49 TL, (D) ile gösterilen alanın ise 46.248,93 TL olduğu ve bu değer üzerinden eksik harcın tamamlandığı, orman bilirkişisi Hasan Basri Ekmekyapar tarafından sunulan 18.10.2018 tarihli rapora göre; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 2896 sayılı Kanun ile değişik 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın reddi ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, dava konusu edilen ve fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (B) ve (D) harfleriyle gösterilen sırasıyla 12.177,03 m2 ve 2.439,64 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu, ormanların imar, ihya ve zilyetlikle iktisaplarının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince istinaf kararındaki eksiklerin ikmal edilerek usulüne uygun olarak keşif uygulamasının yapıldığı, alınan raporlar ile taşınmazın orman vasfında olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, tespit dışı bırakılan yerlere ilişkin olarak açılan davaların kabulü halinde davanın niteliği gereği, davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemediği, ancak davanın reddi halinde davalılar lehine, taşınmazın belirlenen ve harcı ikmal edilen zemin değeri üzerinden nispi vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiği, bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığı, davalı Hazine vekilinin istinaf gerekçesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti (sadece istinaf eden Hazine) yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği, kamu düzeni bakımından yapılan inceleme sonucunda ise; yerel mahkemece "Dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline" dair hüküm kurulmak suretiyle hangi taşınmazın ya da taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verileceğinin hükümde açık olarak belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağı anlaşıldığından, yerel mahkemenin tescile ilişkin hükmünün de düzeltilerek davanın reddi ile Hatay ili Belen ilçesi Karapelit Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişisi Abdulvahap Yavuz'un 08.06.2018 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 12.177,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile krokide (D) harfi ile gösterilen 2.439,64 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, ayrı parsel numaraları verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

UYAP'tan dosya içerisine gelen İskenderun Kadastro Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli yazısından; dava konusu taşınmazın bulunduğu Belen ilçesi Şekere Mahallesinde dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı ve dava konusu taşınmazlar hakkında 1008 ada 2 parsel ve 1008 ada 12 parsel numarasıyla kadastro tutanakları düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınıp, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi ve yapılacak araştırmada hakkında tutanak düzenlemeyen taşınmaz bölümü/bölümleri bulunduğunun anlaşılması durumunda ise bu bölümler yönünden işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.