WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2021/13988 E.  ,  2024/4502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davacılardan ...'nun davasının reddine, diğer davacıların davalarının payları oranında kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılardan ...'nun davasının reddine, diğer davacıların davalarının payları oranında kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Ordu ili Perşembe ilçesi ... Köyünde bulunan çekişmeli 121 ada 5 parsel sayılı taşınmaz 3.145,84 m² ve 122 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ise 5.134,13 m² yüzölçümleri ile ... niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tespitine komisyon nezdinde tapu malikleri tarafından itiraz edilmiş, Kadastro Komisyonu kararı ile çekişmeli taşınmazların itiraz edenlere ait ... Mevkiili tapu kaydı ile 77 sayılı ... tahdit haritasının kapsamında kaldıkları, tapu kaydı ile ... tahdit haritasının aynı kuvvet ve mahiyette belgeler niteliklerinde olduklarından taşınmazların malik haneleri açık bırakılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereğince kadastro tutanakları mahkemeye devredilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... tarafından Perşembe Kadastro Mahkemesinin 1999/117 Esas sırası üzerinden açılan kadastro tespitine itiraz davası, 09.12.1999 tarihli ve 1999/75 Karar sayılı ilam ile davaya konu 121 ada 5 ve 122 ada 7 parsellerle (aynı taşınmazlarla ilgili olması) ilgili olması nedeniyle aynı Mahkemenin 1999/109 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirimiş, 1999/109 Esas sayılı dosya da, 23.03.2000 tarihli ve 2000/24 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin temyize konu iş bu dosyası ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça davanın reddi savunulmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2004 tarihli ve 1999/102 Esas, 2004/34 Karar sayılı kararı ile; davacı ...'nun talebinin feragat nedeniyle reddine, davacıların davasının payları oranında kabulü ile; Ordu ili Perşembe ilçesi ... Köyü 121 ada 5 parselin 3.145,84 m2 yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile tamamı 604800 pay kabul edilerek davacıların payları oranında tespit ve tesciline ve Ordu İli, Perşembe İlçesi, ... Köyü, 122 ada 7 parselin 5.134,13 m2 yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile tamamı 604800 pay kabul edilerek davacıların payları oranında tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar ... ve Hazine tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2006 tarihli ve 2006/4333 Esas, 2006/6102 Karar sayılı kararıyla; uzman ... bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada ... sayılmayan yerlerden olduğu ve davacıların tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığının anlaşıldığı ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2006 tarihli ve 2006/4333 Esas, 2006/6102 Karar sayılı kararına karşı ... karar düzeltme istemine bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.05.2009 tarihli ve 2009/5086 Esas, 2009/7543 Karar sayılı kararıyla; yapılan incelemede Mahkemece 06.04.2004 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan ... Yüksek Mühendisi Y. Doç. Dr. ...’ın karara dayanak alınan 08.04.2004 tarihli raporu ile dairenin 06.10.2006 tarihli iade kararı üzerine aynı bilirkişiden alınan 26.12.2008 tarihli ek rapor arasında çelişki olduğu, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun bu hali ile çekişmeli taşınmazın ... niteliğini ve hukuki durumunu açıklamaktan uzak olup yetersiz olduğu, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemeyeceği, mahkemece, tespit dayanağı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek ... mühendisleri arasından seçilecek üç ... mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairenin 02.05.2006 tarihli ve "2006/4333 Esas, 2006/6102 Karar" sayılı onama kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2013/75 Esas, 2016/22 Karar sayısı belirtilen kararı ile; davacılara uyarılı davetiye çıkartılarak keşif öncesinde mahkemeye başvurarak dava konusu ettikleri taşınmaz kısımlarını göstermek üzere keşif heyetinde bulunmalarının istendiği, buna rağmen keşif günü ihtarlı davetiyeye rağmen taraflarca müracaat olmadığı, Kadastro Kanunu'nun 28 inci maddesinde davacının dava sebep ve delillerini dilekçede belirtmek zorunluluğunun belirlendiği, bildirilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği uyarısı ile süre verileceğinin bildirildiği, yaptırım olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek tespit gibi tescili cihedine gidileceği hükmünün getirildiği, yine aynı Kanun'un 36 ncı maddesinde yargılama giderlerinin davacı tarafından karşılanacağı ve her bir tarafın gösterdiği kanıt için gerekli masrafları karşılayacağı aksi takdirde bu kanıtların ileri sürülmemiş sayılacağı hükmünün getirildiği, keşif ve alınacak bilirkişi raporları kadastro davalarında esaslı kanıt olduğundan bu yönde bu kanıtın ibrazı için davacıya kesin süre verildiği, buna rağmen keşif günü mahkemeye başvurup dava konusu parsellerde hak iddia ettikleri kısımları göstermedikleri, ... olarak belirlenen parselin hangi kısımlarının kendi taşınmazları olduğu ve tarım arazisi olduğu iddiası ile itiraz ettiklerini açıkça bildirmediklerinden bu yöndeki kanıtlarını ibraz etmemiş sayılacakları, bu şekilde açmış oldukları davalarının açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu Ordu ili Perşembe ilçesi ... Köyü 121 ada 5 parsel, 122 ada 7 nolu taşınmazların tespit tutanağındaki gibi ... niteliği ile Hazine adına tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarihli ve 2016/10766 Esas, 2019/1294 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli 121 ada 5 parsel ve 122 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanakların 3402 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre malik hanesi boş olarak Kadastro Mahkemesine devredildiği, 3402 sayılı Kanun'un 28/2 nci maddesinde, davacının, ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmez ise hakimin, davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar vereceğine dair düzenlemenin devamında 30 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün saklı olduğunun belirtildiği, eldeki dava da 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca mahkemeye devredilmiş olduğundan mahkemece re'sen araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca bozma öncesinde mahkemece çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde keşif yapıldığı, çekişmeli taşınmazların konumu ve sınırlarının bilirkişi tarafından belirlenerek rapor hazırlandığı, bu nedenle keşif sırasında davacılar hazır bulunmasa da çekişmeli taşınmazların bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinin mümkün olduğu bozma gerekçesi doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kaydı malikleri arasında taksim edildiği, bir kısım maliklerin hisselerini başka taşınmazlardan aldıkları, bir kısmının da paydaşlar arasında satış, bağış ya da trampaya konu olduğu, davacı ...'nun çekişmeli taşınmazlardaki hissesini becayiş yoluyla ... ve ...'a geçtiği, ...'nun bu taşınmazlarda hissesinin bulunmadığını mahkemeye sunduğu dilekçe ile bildirdiği, taşınmazlarda hissesi bulunan kişilerin hisse durumlarının teknik bilirkişi raporunda belirtildiği, tapu kaydının 27.520 m² yüzölçüme sahip olduğu, çekişmeli 121 ada 5 parsel ve 122 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dava dışı 122 ada 8, 9 ve 10 parsel ve 123 ada 12, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların ise toplam yüzölçümünün 16.235,55 m² olduğu, tapunun miktarı ve sınırları itibariyle bu taşınmazları bütün olarak kapsadığının anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazların genel olarak fındık ocakları ile kaplı oldukları, taşınmazların çok eğimli yapıda olmadıkları, doğusunda yörede in denilen küçük bir dere bulunduğu, in denilen bu derenin doğusunda bir kısım kızılağaçlar bulunduğu, taşınmazlar bütün olarak kabul edildiğinde güneydeki derelerin birleştiği yerin güneyinde de kızılağaçlar bulunduğu, taşınmazın içinde seyrek vaziyette kayın ağaçları bulunduğunun keşif yerinde gözlemlendiği, çekişmeli taşınmazların 1954, 1969, 1973 ve 1984 tarihli ... fotoğraflarında genel olarak açık ve ağaçsız alanda kaldıkları, taşınmazların bazı kısımlarında kapalılık oluşturmayan fundalık ve çalılıkların bulunduğu, taşınmazların ... sayılmayan alanlardan olduğu ... mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu tarafından bildirildiği, aynı şekilde ilk keşifte görev alan ziraat mühendisi bilirkişinin taşınmazların toprak yapısı itibariyle ... toprağı karakteristik özellikleri taşımadıklarını bildirdiği, keşifte dinlenen bilirkişilerin tamamının bu taşınmazların kadimden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, önceleri tarla olduklarını, daha sonra fındık bahçesi olarak kullanıldıklarını, taşınmazların üzerindeki ve etrafındaki bir kısım ... ağaçlarının da taşınmaz sahipleri tarafından yetiştirildiğini beyan ettikleri, taşınmazların ... sayılmayan yerlerden olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, taşınmazdaki hissesini devrettiği bildirilen davacı ... dışındaki davacıların davalarının payları oranında kabulü ile, çekişmeli Ordu ili Perşembe ilçesi ... Köyünde bulunan 121 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 3.145,84 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile tamamı 604800 pay itibar olunarak davacıların adlarına tapuya tesciline, çekişmeli Ordu ili Perşembe ilçesi ... Köyünde bulunan 122 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 5.134,13 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi niteliği ile tamamı 604800 pay itibar olunarak davacıların adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; daha önce İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın davacılardan sadece dört tanesi olan ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edildiğini, davacıların açtıkları davalar açısından lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, dava konusu parsellere ait kadastro tespit tutanaklarının hala davalı olduğu, kesinleşmediği ve bu sebeple davaya katılımın mümkün olduğu düşünülse bile öncelikle bu davacılar açısından böyle bir davaya müdahale talebi de bulunmadığına göre onlar hakkında da davanın kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu, davacı ...’nun davaya konu taşınmazda hissesi kalmadığından davasının reddedilmesine karar verilmiş olmasına rağmen ...’nun davacı olduğu gözetilerek lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama giderlerinin paylaştırılmamasının yasaya aykırı olduğunu, 20.04.2016 tarihli ve 2016/10766 Esas, 2019/1294 Karar sayılı bozma kararında belirtilen kayıtlar getirtilmeden yapılan keşifte 1941 tarihli tedavül kaydının uygulandığı, dayanak kayıtların kök kayıtlarının ve bu kayıtların uygulandığı tüm parseller ve bunları dıştan çevreleyen komşu parsellerin dayanak kayıtlarının uygulanmadığını, bilirkişinin uyguladığı kayıtta bile hududunda “çalılık” okunmasına rağmen dayanak kaydın mesahası ve bu dayanak ile ne kadar yerin hangi parsellerle dayanak kayıt hak sahiplerine verildiğinin belirtilmediğini, miktar fazlasının durumunun irdelenmediğini, ... bilirkişi raporunda açıkça eski tarihli ... Fotoğrafları gibi resmi belgelerde ... olarak gözüken yerlerin 1984 ve 2010 tarihli sonraki döneme dair bazı belgelerden yola çıkarak soyut yorumlarla tarım arazisi olduğuna hükmedildiği, dayanak kaydın hududunda 1941 de bile çalılık okuduğu, eski tarihli belgelerde ... gözüktüğü, bu nedenle dayanak kaydın kök mesahası fazlalığının ormandan açma olduğunun kabulü yerine hem dört tarafı sabit olmayan tapuya sabit sınırlı tapu muamelesi yapıldığını hem de miktar fazlasının ormandan açma olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek davacılara dayanak kayıtlarında yazan miktarı ... aleyhine genişletmeleri karşılığında ödül verildiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taşınmazların tamamının ... niteliğinde olduğunu, davanın kabulüne dair verilen karar hukuk ve Kanunlara aykırı olduğunu açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı ... Kanunu (6831 sayılı Kanun).
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.