8. Hukuk Dairesi 2021/13979 E. , 2024/4410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamasına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilip, duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 25.05.2012 havale tarihli dava dilekçelerinde özetle; vekil edeni ...'ın Kocaeli ili Karamürsel ilçesi ... Mahallesi 60 sayılı parselin, diğer vekil edeni ...'in aynı yer 37 sayılı parselin, diğer vekil edeni ...'nın aynı yer 14 sayılı parselin, bir diğer vekil edenleri Vehbi, ..., ..., ..., ... ve ...'ın aynı yer 57 sayılı parselin malikleri olduklarını, bu parsellerin bir kısmının Devlet Ormanında kaldığından vekil edenleri hakkında işgal ve faydalanma suçundan dava açıldığını, bahsi geçen parseller üzerinde müvekkillerinin ikametgahlarının bulunduğunu, 116 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 1985 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışması ve buna bağlı olarak 31.12.2012 tarihinde kesinleşen 2/B çalışmalarının 2. Kadastro olduğu gerekçesi ile yok hükmünde olduğu için tüm sonuçları ile iptal edilmesi gerektiğini, eğer mahkemece bu talepleri kabul edilmez ise müvekkillerine ait muhdesatların taşkın alanının 2/B koşullarını taşımasına rağmen 2/B alanı olarak ilan edilmemesi nedeniyle de 31.12.2012 tarihinde kesinleşen 2/B çalışmalarına itiraz ettiklerini belirterek, 1985 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının ikinci kadastro niteliğinde bulunduğundan yok hükmünde olduğuna, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava konusu taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiğinden 2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamına dahil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, ayrı ayrı açılan davalar birleştirildikten sonra, davanın askı ilân tarihinden sonra açıldığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep olması halinde dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/5171 Esas, 2014/7710 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Görevli İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının kabulü ile 116 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 1985 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmasının ve buna bağlı olarak yapılan 31.12.2002 tarihli kesinleşen 2/B çalışmalarının 2. Kadastro olduğu gerekçesi ile yok hükmünde olduğu için tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına ve hükümsüz sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalılar Tarım ve Orman Bakanlığı vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2016/9965 Esas, 2018/8311 Karar sayılı ilamıyla; "Öncelikle davalı Tarım ve Orman Bakanlığının davada taraf sıfatı olmadığından onun yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiği, diğer yönden hükme dayanak yapılan uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen tahdit haritası ve tutanaklarına uygun şekilde yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucu düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazların 1950 yılında 5653 sayılı Orman Kanununun Bâzı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bâzı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunu (5653 sayılı Kanun) hükümlerine göre makiye ayrıldığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.'nin 22.03.1996 tarih 5-11 sayılı ve H.G.K.'nin Y.K.DU'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edilmiş olup çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığı, bu sebeple; davacı kişiler tarafından açılan davanın Orman Bakanlığı yönünden husumetten, Orman İdaresi yönünden esastan reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davacıların davasının kabulüne 116 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 1985 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmasının ve buna bağlı olarak yapılan 31.12.2002 tarihli kesinleşen 2/B çalışmalarının 2. Kadastro olduğu gerekçesi ile yok hükmünde olduğu için tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına ve hükümsüz sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek, bozulmuştur. Bozma ilamına yönelik olarak, davacılar vekili tarafından yapılan karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Davaya konu olan taşınmazlar hakkında 5363 sayılı Kanuna göre makiye ayırma işlemi yapıldığı ve makiye ayrılan taşınmazlar üzerinde sonradan oluşturulan tapulara değer verileceği belirtilmiş olmakla birlikte davacıların davayı açarken herhangi bir tapu kaydına dayanmadığı, makiye ayrılan taşınmaz üzerinde mülkiyet iddiasında bulunabilmek için herhangi bir tapu kaydına dayanmayan tarafın iddiasına değer verilemeyeceği ve çekişmeli taşınmazların 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre makiye ayrıldığı, makiye ayrılan yerlerde özel Kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.'nın 22.03.1996 tarih 5-11 sayılı ve H.G.K.'nın Y.K.DU'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 tarih ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edilmiş olup çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel Kanunlar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığı" gerekçesiyle, Orman İdaresine karşı açılan asıl davanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/10 Esas sayılı dosyanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/11 esas sayılı dosyanın reddine, Tarım ve Orman Bakanlığına karşı açılan asıl davanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/10 Esas sayılı dosyanın reddine, birleşen Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2012/11 Esas sayılı dosyanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 3116 sayılı Kanuna göre 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1950 yılında makiye ayırma işlemi, 1980 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 15.09.1982 ilâ 15.09.1983 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde çalışması ile 6831 sayılı Kanuna göre 1984 yılında yapılıp 22.07.1985 ilâ 22.07.1986 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve bu ormanlarla evvelce sınırlanması yapılmış ormanların tümünde 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B madde çalışması ve 6831 sayılı Kanuna göre 31.05.2000 ilâ 17.09.2000 tarihleri arasında yapılıp 31.05.2002 ilâ 30.11.2002 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları vardır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı Tarım ve Orman Bakanlığının davada husumetinin bulunmadığı dikkate alınarak, anılan taraf bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek davalı Tarım ve Orman Bakanlığı yönünden de davanın esastan reddedilmesi isabetsiz olmuştur. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin tüm, davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine,
Davalılardan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "asıl davanın" ibaresinden sonra gelmek üzere "pasif husumet yokluğundan" cümlesinin eklenmesine, yine aynı paragrafta yer alan "2012/9 Esas sayılı dosyanın, 2012/10 Esas sayılı dosyanın, 2012/11 Esas sayılı dosyanın" ibarelerinden sonra gelmek üzere "pasif husumet yokluğundan" cümlelerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!